Sözlük
Mutfak Terimleri Sözlüğü
Amatör ve profesyonel mutfakta kullanılan Türkçe ve global 1000+ terimi — pişirme teknikleri, malzemeler ve mutfak ekipmanları dahil — tanımı ve örnek kullanım cümlesiyle bir araya getirdik. Kategorilere göre filtreleyebilir, harflere tıklayarak gezinebilir veya arama kutusuyla aradığın terimi anında bulabilirsin.
A
A la carte
Fransızca "listeden" anlamında; müşterinin menüdeki yemekleri ayrı ayrı seçip sipariş verdiği servis türü. Fiks menünün (table d'hôte) tam karşıtıdır; her yemek ayrı fiyatlandırılır.
"Akşam a la carte servis yaptık, herkes istediğini seçebildi."
Acı biber
Kapsaisin içeren, yakıcı tada sahip biber türleri; taze, kurutulmuş veya toz formunda kullanılır. Türk mutfağında pul biber, Anadolu sivri biber ve isot yaygındır; miktar kontrollü eklenmeli.
"Ezme salataya yarım tatlı kaşığı acı biber ekledi yeter."
Acılı sos
Acı biberlerin ezilerek veya blenderda çekilerek, sirke, tuz ve bazen domates ile hazırlandığı yoğun, yakıcı sos. Pizza, döner, kebap ve atıştırmalıkların yanında kullanılır.
"Acılı sos yaptım, pizza kenarına sürüp yedim."
Acuka
Ceviz, biber salçası ve baharatlarla hazırlanan kahvaltılık sürülebilir ezme; Karadeniz ve Gürcü mutfağına özgüdür (ajika olarak da bilinir).
"Kahvaltıda ekmeğe acuka sürdüm, cevizli ve acılıydı."
Aç-kapat hamuru
Tereyağı veya margarin katlanarak kat kat açılan, pişince kabarık ve çıtır doku veren hamur türü. Poğaça, börek ve milföy yapımında kullanılır; soğuk tutulması ve dinlendirilmesi kritiktir.
"Aç-kapat hamuru ile katmer poğaça yaptım, içi ince katmanlı oldu."
Açık büfe
Yemeklerin uzun masalarda sergilenerek misafirlerin kendi tabağını doldurduğu self-servis yemek düzeni. Otellerde kahvaltı, düğün ve toplu yemeklerde yaygındır; çeşitlilik ve pratiklik sunar.
"Düğünde açık büfe sunduk, herkes istediğini seçebildi."
Açmak
Hamuru oklava veya merdane ile belirli kalınlıkta yayma işlemi. Eşit kalınlık, homojen pişme için kritiktir; yufka, börek ve pasta hamurlarında temel tekniktir.
"Baklava hamurunu kağıt inceliğinde açtım, üç kat yaptım."
Adana kebabı
Zırh ile çekilmiş kuzu etinin acı biberle harmanlanıp geniş şişte közde pişirildiği tescilli Türk kebabı.
"Adana kebabını közde pişirip lavaşla servis ettim."
Affogato
İtalyanca "boğulmuş" anlamında; vanilyalı dondurmanın üzerine sıcak espresso dökülerek hazırlanan İtalyan tatlısı. Sıcak-soğuk kontrastı ve kahve-krema dengesi karakteristiktir.
"Yemek sonrası affogato ikram ettim, dondurma espresso ile eridi."
Afiyet
Yemekten önce veya sonra söylenen geleneksel Türk dileği; "iştahla ve sağlıklı yiyin" anlamına gelir. Sofra adabının nezaket ifadesidir; misafirlikte ve aile yemeklerinde yaygındır.
"Sofrayı kurunca aileme afiyet olsun dedim."
Afyon kaymağı
Afyon yöresine özgü, mandalina ve manda sütünden yapılan kremsi, yoğun kıvamlı ve hafif tatlı süt ürünü. Geleneksel kahvaltılarda bal ve ekmekle servis edilir; katı krema kıvamındadır.
"Afyon kaymağını taze ekmek üzerine sürüp üzerine bal döktüm."
Ağartmak
Sebze veya sakatatı kısa süre kaynar suya daldırıp hemen buzlu suya almak; rengi korur, acılığı ve istenmeyen kokuları giderir. Fransız mutfağındaki blanching tekniğinin Türkçedeki karşılığıdır.
"Ispanağı dondurucuya kaldırmadan önce iki dakika ağartmak rengini canlı tutar."
Ağırlama
Misafire yiyecek, içecek sunma ve konukseverlik gösterme geleneği; Türk kültürünün temel değerlerinden biridir. İkram zenginliği ve sıcaklığı ev sahibinin cömertliğini yansıtır.
"Komşuları güzel bir ağırlama ile karşıladık, çay ikram ettik."
Ağız tadı
Bir yemeği yedikten sonra damakta kalan tat izlenimi; uzun ve hoş ağız tadı kaliteli yemeğin göstergesidir. Dengeli tuz, asit ve yağ ağız tadını iyileştirir.
"Çorbanın ağız tadı çok güzeldi, limon ekşiliği uzun süre kaldı."
Ahçı
Profesyonel mutfakta yemek pişiren kişi. Şef veya aşçı olarak bilinir.
"Ahçı olarak restoranda çalışıyorum."
Ahşap kaşık
Tencere tabanını çizmeden karıştırma sağlayan, ısı iletmeyen geleneksel mutfak aleti. Yanmaz, sosa tat vermez ve teflonu bozmaz; pilav, reçel ve hamur işlerinde tercih edilir.
"Domates sosunu ahşap kaşıkla karıştırdım, tencere kazınmadı."
Ahtapot
Sekiz kollu deniz canlısı; ızgara, haşlama ve salatada kullanılır. Yumuşak doku için önce uzun süre haşlanır.
"Ahtapotu haşlayıp ızgarada mühürledim."
Aioli
Sarımsak ve zeytinyağıyla yapılan Akdeniz kökenli emülsiyon sos. Mayoneze benzer; balık, patates ve sebzelerin yanında servis edilir.
"Kızarmış patatesin yanına aioli hazırladım."
Airfryer
Sıcak havayı yüksek hızda dolaştırarak az yağla kızartma etkisi veren fritöz alternatifi; patates ve tavuk gibi yiyecekleri çıtırlaştırır.
"Patatesi airfryerda bir kaşık yağla kızarttım."
Ajvar
Balkan mutfağından, közlenmiş kırmızı biber ve patlıcanla yapılan yoğun, hafif tatlı-dumanlı sos veya meze. Ekmek üzerine sürülür veya et yanında servis edilir; kış hazırlığı olarak kavanozlanır.
"Közlenmiş biberleri ezip ajvar yaptım, ekmekle yedik."
Akşam yemeği
Günün son ana öğünü; genellikle akşam saatlerinde, ailenin bir araya geldiği ve daha kapsamlı yemeklerin servis edildiği zaman dilimi. Türk kültüründe sıcak yemek ve sosyalleşme merkezi.
"Akşam yemeği için güveç yaptım, hep beraber yedik."
Aktarma
Pişen yemeği bir kaptan başka bir kaba geçirme işlemi; servis için kullanılır veya pişirmeyi durdurmak amacıyla yapılır. Sıcak malzemeyi soğuk kaba almak ısı transferini keser.
"Pilavı başka bir kaba aktarıp havluya sardım, demlensin diye."
Al dente
İtalyanca "dişe gelir" anlamında; makarna veya sebzenin tam yumuşamadan, hafif diri kalacak şekilde pişirilmesidir. Makarna için paket süresinden 1-2 dakika az haşlamak genellikle yeterlidir.
"Spagettiyi al dente haşladım; sosla birleşince tam kıvamını buldu."
Alabalık
Tatlı su balığı; ızgara ve fırında pişirilir. Çiftliklerde yaygın olarak yetiştirilir, eti yumuşak ve lezzetlidir.
"Alabalığı fırında limonla pişirdim."
Albedo
Narenciye kabuğunun iç yüzündeki beyaz, süngerimsi tabaka; acı ve buruk tada sahiptir. Reçel ve marmelat yapımında fazlası soyularak atılır; pektin içeriği yüksektir.
"Portakal kabuğu reçeli için albedo kısmını bıçakla iyice kazıdım."
Alevde pişirme
Yemeği doğrudan alev üzerinde veya ateşin yakınında pişirme yöntemi; ızgara, mangal ve flambe bu kategoridedir. Yüksek ısı karamelizasyon ve is aroması yaratır.
"Biberleri alevde pişirip kabuklarını soyduktan sonra közledim."
Alevlendirme
Pişirme sırasında mangal veya ızgarada ateşin alevlenmesi; genellikle yağın közlere damlamasıyla oluşur. Kontrollü kullanıldığında et yüzeyine is ve duman aroması verir.
"Kaburga ızgarada yağ damlayınca alevlendi, dışı karamelleşti."
Alkalize kakao
Hollanda prosesiyle işlenen, asitliği azaltılmış ve koyulaştırılmış kakao tozu; koyu kahverengi renk ve hafif yumuşak tatta. Kek, kurabiye ve sıcak çikolatada tercih edilir; normal kakaoya göre daha az keskin.
"Brownie için alkalize kakao kullandım, rengi çok daha koyu çıktı."
Allspice (Yenibahar)
Karabiber, tarçın, karanfil ve muskat karışımı gibi kokuya sahip tek bir baharat tanesi; İngilizce "allspice" adı bu nedenle verilmiştir. Türk mutfağında köfte, dolma ve haşlamada kullanılır.
"Köfte harcına yarım çay kaşığı yenibahar ekledim."
Allumette
Fransızca "kibrit" anlamında; patateslerin kibrit çöpü kalınlığında ve 5-6 santim uzunluğunda kesilip kızartılması. Julienne'den daha kalındır; garnitür ve aperitif olarak servis edilir.
"Patatesleri allumette doğrayıp çıtır çıtır kızarttım."
Alüminyum folyo
İnce alüminyum tabaka; yemekleri sararak pişirmede veya korumada kullanılan mutfak malzemesi. Isı transferini hızlandırır, nemin kaçmasını önler ve servis sırasında sıcaklığı korur.
"Tavuğu alüminyum folyoya sarıp fırınladım, suluydu."
Amaretto
İtalyan badem likörü; acı badem çekirdeğinden yapılır ve tatlımsı, aromatik tada sahiptir. Kahve, tatlı ve kokteyllerde kullanılır; tiramisu ve panna cottaya derinlik katar.
"Tiramisu için kahveye bir tutam amaretto ekledim."
Amuse-bouche
Fransızca "ağzı eğlendiren" anlamında; yemekten önce sunulan tek lokmalık, ücretsiz ve şefin hediyesi niteliğinde küçük ikram. Mezeden farklı olarak menüde yoktur ve sürpriz olarak gelir.
"Şef amuse-bouche olarak deniz tarakları köpük üzerinde sundu."
Ananas
Tropikal, tatlı-ekşi sarı meyve; taze, ızgara veya tatlılarda kullanılır. Et yumuşatıcı doğal enzim içerir.
"Izgara ananas dilimlerini tatlı olarak sundum."
Anason
Yıldız şeklinde veya tohum olarak kullanılan, güçlü tatlı ve aromatik tada sahip baharat. Türk mutfağında çörek, kurabiye ve rakı yapımında yaygındır; yıldız anason Çin kökenli, tohum anason Akdeniz kökenlidir.
"Pekmezli kurabiyeye bir çay kaşığı anason tohumu ekledim."
Ançüez
Tuzlanmış ve olgunlaştırılmış hamsi filetolarından yapılan umami yüklü, yoğun tuzlu balık ürünü. İtalyan ve Akdeniz mutfaklarında sos, salata ve pizza yapımında kullanılır; güçlü ve belirgin tadı vardır.
"Puttanesca sosuna iki fileto ançüez ezip ekledim."
Antep fıstığı
Yeşil renkte, aromalı kabuklu yemiş. Baklava, dondurma ve tatlılarda kullanılır.
"Baklavaya Antep fıstığı serptim."
Antep fıstık ezmesi
Antep fıstığının ezilmesiyle elde edilen yoğun macun. Baklava ve tatlılarda kullanılır.
"Baklava içine fıstık ezmesi koydum."
Antrikot
Sığırın sırt bölgesinden alınan, ince yağ mermeri içeren yumuşak ve lezzetli et parçası. Kızartma ve ızgara için idealdir; orta-az pişirme tercih edilir.
"Antrikotu ızgarada üç dakika çevirdim, orta-az pişirdim."
Ardıç
Kokulu, hafif acımsı ve reçineli tada sahip koyu mor renkte meyve taneleri. Türk mutfağında et marinasyonunda, Avrupa'da şarküteri ve cin yapımında kullanılır; uçucu yağı güçlü aromalıdır.
"Kuzu budu marinasyonuna üç tane ezilmiş ardıç tanesi kattım."
Armut reçeli
Armutun şeker ile kaynatılıp koyulaştırılması. Kahvaltıda ekmek üzerine sürülür.
"Armut reçeli yaptım, vanilya ekledim."
Aromatize etmek
Bir yağa, şuruba veya sıvıya baharat, ot ya da kabuk ekleyerek koku ve tat kazandırmak. Genellikle düşük ısıda bekleterek yapılır.
"Zeytinyağını biberiye ve sarımsakla aromatize edip ekmeğin yanında sundum."
Arpacık soğanı
Küçük, yuvarlak, hafif tatlımsı kırmızı veya beyaz soğan türü; turşu, yahni ve garnitürlerde bütün olarak kullanılır. Boyutu kiraz ile ceviz arası değişir, dilimlenmeden servis edilir.
"Et güveç için arpacık soğanını kabuğuyla tüm attım."
Ashta
Arap mutfağından, süt, nişasta ve gül suyuyla pişirilip koyulaştırılan kremsi tatlı dolgusu. Baklava, kadayıf ve ekler gibi tatlılarda iç malzeme olarak kullanılır; hafif tatlı ve kremsi kıvamlıdır.
"Fıstıklı kadayıfın içine ashta sürdüm, kremsi oldu."
Asitli sıvı
Limon suyu, sirke veya şarap gibi ekşi karaktere sahip sıvılar. Marinasyon ve sos yapımında kullanılır.
"Marinasyona asitli sıvı ekledim, limon suyu."
Asitlik
Bir yemeğin ekşi, buruk veya keskin tadının derecesi; limon, sirke, domates, sumak gibi malzemelerle sağlanır. Dengeli asitlik yağlı yemekleri hafifletir ve tat katmanlarını açığa çıkarır.
"Humusun asitliği için bol limon suyu ekledim."
Asma yaprağı
Taze veya salamura halde kullanılan, içine pirinç ve et doldurularak sarılan üzüm asması yaprağı. Türk mutfağında yaprak sarma ve dolma yapımının temel malzemesidir; hafif ekşi tat verir.
"Asma yaprağını kaynar suya batırıp sarma sardım."
Asperge (Kuşkonmaz)
İnce uzun gövdeli, ucu yumuşak, bahar sebzesi; beyaz, yeşil ve mor çeşitleri vardır. Haşlanarak tereyağıyla veya hollandaise sosla servis edilir; ucu en lezzetli kısımdır.
"Aspergeleri haşlayıp tereyağıyla servis ettim."
Aspik
Et, balık veya sebze suyundan elde edilen jelatinli sıvı; soğuyunca katılaşır ve yemekleri saran şeffaf tabaka oluşturur. Soğuk mezeler, terrine ve şarküteride kullanılır; hem koruyucu hem dekoratiftir.
"Tavuk göğsünü dilimleyip aspikle kapladım, buzdolabında sertleşti."
Aşçıbaşı
Osmanlı saray mutfağında mutfak organizasyonunu yöneten baş aşçı; bugün şef veya chef de cuisine olarak anılır. Menü planlama, malzeme kontrolü ve ekip yönetiminden sorumluydu.
"Restoranın aşçıbaşı ekibin tüm mise en place'ını kontrol etti."
Aşure
Muharrem ayında yapılan, buğday, baklagil, kuru meyve ve şeker içeren geleneksel Türk tatlısı. Malzeme çeşitliliği bereketli sofra simgesidir; pişirme süresi 2-3 saat, oda sıcaklığında koyulaşır.
"Aşure için on beş çeşit malzeme kullandım, komşulara dağıttım."
Ateş ayarı
Pişirme esnasında ısının kontrol edilmesi; alçak, orta ve yüksek ateş olarak sınıflandırılır. Doğru ateş ayarı yanmayı önler, malzemenin iç kısmının pişmesini sağlar ve doku kontrolü verir.
"Güveç için fırını önce yüksek, sonra alçak ateş ayarına aldım."
Ateş tuğlası
Yüksek ısıya dayanıklı özel tuğla; fırın, tandır ve mangal yapımında kullanılır. Isıyı eşit dağıtır ve uzun süre tutar; pizza fırınlarında mutlaka gereklidir.
"Tandırı ateş tuğlasıyla ördürdüm, ekmeği homojen pişiriyor."
Atom
Süzme yoğurdun üzerine kızgın yağda kızartılmış kuru acı biberlerin konulduğu meze; meyhane kültürünün klasiklerindendir.
"Meze olarak atom söyledik, yoğurtlu ve acılıydı."
Au bain-marie
Fransızca "su banyosunda" anlamında; hassas malzemeleri dolaylı ısıyla pişirme yöntemi. Bir kap, içinde sıcak su bulunan daha büyük bir kabın içine yerleştirilir; çikolata, muhallebi ve hollandaise için idealdir.
"Krem karameli au bain-marie fırınladım, üstü yanmadı."
Avokado
Kremsi dokulu tropikal meyve; guacamole, salata ve tostta kullanılır. Sağlıklı yağlar açısından zengindir.
"Tosta avokado ezmesi sürdüm, üzerine yumurta koydum."
Avokado yağı
Avokado meyvesinin posasından elde edilen, yüksek duman noktasına sahip, hafif tatlımsı yağ. Kızartma ve yüksek ısı gerektiren yemeklerde kullanılır; sağlıklı yağ asitleri içerir.
"Sebzeleri avokado yağında soteledim, yanmadan güzel kızardı."
Ayçiçeği yağı
Ayçiçeği tohumlarından elde edilen açık sarı sıvı yağ. Kızartma ve yemek pişirmede yaygındır.
"Sebzeleri ayçiçeği yağında pişirdim."
Ayıklamak
Yeşillik, baklagil veya tahıldan sap, taş, bozuk dane gibi istenmeyen kısımları elle ya da eleğe vurarak çıkarma işlemi. Pişirme öncesi hijyen ve kalite kontrolünün ilk adımıdır.
"Mercimeği üç kez yıkayıp ayıkladım, taşlı dane kalmadı."
Ayran
Yoğurt, su ve tuzdan oluşan geleneksel Türk içeceği; hafif köpüklü ve serinletici. Kebap, börek gibi yağlı yemeklerin yanında sindirim kolaylaştırıcı olarak içilir.
"Köftenin yanına bol köpüklü ayran çalkaladım."
Ayrıştırmak
Bir karışımı bileşenlerine ayırma işlemi; yağın sütten, yumurta sarısının beyazından ya da peynir altı suyunun pıhtıdan ayrılması gibi. Isı, asit veya mekanik yöntemlerle gerçekleşir.
"Yoğurdu çok kaynatınca ayrıştı, kıvamı tutmadı."
Ayva
Sert, ekşimsi ve aromatik meyvesi olan, pişince tatlanan ve pembeye dönen sonbahar meyvesi. Türk mutfağında reçel, komposto ve et yemekleriyle pişirilerek kullanılır.
"Ayvayı dilimleyip kuzu tandırın yanında pişirdim."
Azot dondurması
Sıvı azot kullanılarak anında dondurulan, pürüzsüz ve kremsi dokuya sahip dondurma türü. Moleküler gastronomide gösterişli sunum için kullanılır; hızlı donma büyük buz kristali oluşumunu önler.
"Restoranda azot dondurması yaptılar, buhar çıkardı, kremasıydı."
B
Baba ganuş
Közlenmiş patlıcanın tahin, sarımsak ve limonla ezildiği Orta Doğu mezesi. Humusa benzer, soğuk servis edilir.
"Baba ganuş yaptım, üzerine nar ekşisi gezdirdim."
Badem ezmesi
Bademin kavrulup yüksek hızda blenderda çekilerek yağının salınmasıyla elde edilen kremsi, yoğun kıvamlı pasta. Fıstık ezmesine benzer; tatlı veya tuzlu kullanılabilir.
"Badem ezmesini smoothie'ye ekledim, yoğun kıvam aldı."
Badem içi
Bademin kabuğundan çıkarılmış iç kısmı. Tatlı, kek ve kurabiyede kullanılır.
"Kurabiyeye badem içi ekledim."
Badem unu
Bademin öğütülmesiyle elde edilen, proteince zengin, glutensiz un; kek, kurabiye ve makaron yapımında kullanılır. Nemli doku ve badem aroması verir.
"Brownie tarifine badem unu ekledim, yoğun kıvam aldı."
Bademli çikolata
İçine bütün veya kıyılmış badem katılmış çikolata; tatlı, dondurma süslemesi ve atıştırmalık olarak kullanılır. Badem çıtırlığı ve çikolatanın yumuşaklığı dengeli lezzet yaratır.
"Brownie'nin üzerine bademli çikolata rendesi serptim."
Baget
Fransız mutfağının simgesi; uzun, ince, çıtır kabuklu, içi yumuşak beyaz ekmek. Günlük tüketim ekmeği olarak sabah taze alınır; 6-8 saat içinde bayatlar.
"Sabah fırından sıcak baget aldım, tereyağıyla yedik."
Baget ekmeği
Fransız usulü uzun, ince, çıtır kabuklu ekmeğin Türkçe adı; genellikle kahvaltı veya sandviç için kullanılır. Taze tüketilmesi gerekir, bayatlar hızla sertleşir.
"Baget ekmeği aldım, sucuk yumurta yaptım içine."
Bağlama
Eti veya sebzeleri pişerken şeklini korusun diye iple veya bağ ile sarma işlemi. Rosto, rulo tavuk ve sebze bohçalarında kullanılır; eşit pişme sağlar.
"Dana rostoyu sarmadan önce iple bağladım, şeklini korudu."
Baharat çiçeklendirmek
Toz veya tane baharatı az yağda kısa süre ısıtarak aromasının açığa çıkmasını sağlamak. Hint mutfağındaki tadka tekniğiyle aynı mantıktır; yakmadan, koku yükselene kadar ısıtılır.
"Kimyonu tereyağında çiçeklendirip mercimek çorbasının üzerine gezdirdim."
Baharat değirmeni
Karabiber ve tuz gibi baharatları taze öğüten döner mekanizmalı alet; taze öğütüm daha yoğun aroma verir.
"Salatanın üzerine değirmenden taze karabiber çektim."
Baharatsız
Baharat eklenmemiş yemek. Sade ve doğal tat için tercih edilir.
"Bebeğe baharatsız yemek yaptım."
Bain-marie (Benmari)
Bir kabı, içinde su kaynayan başka bir kabın üzerine oturtarak nazikçe ısıtma yöntemi. Çikolata eritmede ve sos yapımında, yanmayı önlemek için kullanılır.
"Çikolatayı benmari usulü erittim, böylece dibi tutmadı."
Baklava
Yufka, fındık veya fıstık içi ve şerbetle yapılan geleneksel Türk tatlısı; kat kat yufkalar arasına iç serilerek fırınlanır. Sıcakken şerbet dökülür, dinlenince kesilir.
"Antep fıstıklı baklava yaptım, iki gün dinlendirdim."
Bakliyat
Nohut, fasulye, mercimek gibi kuru tohumlar. Protein ve lif kaynağıdır.
"Bakliyat satın aldım, çorba yapacağım."
Bal
Arıların nektar işlemesiyle oluşan tatlı, yapışkan sıvı. Doğal tatlandırıcı, çay ve tatlılarda kullanılır.
"Sabah çayıma bir kaşık bal ekledim."
Bal kabağı
Portakal renginde, yuvarlak veya oval, tatlı ve yumuşak etli kış kabağı; çorba, tatlı ve fırın yemeklerinde kullanılır. Pişince kremsi ve tatlımsı dokuya sahiptir.
"Bal kabağı çorbası yaptım, tarçınla servis ettim."
Balık füme
Balığın tuzlanıp soğuk veya sıcak duman altında kurutularak işlenmesi; somon, uskumru ve palamut için yaygındır. Koruyucu bir yöntem olup yoğun duman aroması verir.
"Füme somon dilimleyip krem peynirle servis ettim."
Balık suyu
Balık kılçığı, kafa ve artıklarından defne, kereviz ve soğanla kaynatılarak elde edilen berrak ve aromalı sıvı. Balık çorbası ve deniz ürünleri risottosu için temel.
"Levrek kılçığından balık suyu çektim, çorbaya kullandım."
Ballı badem
Bademin balda bekletilmesiyle hazırlanan geleneksel ikram; enerji verici ve besleyicidir. Kahvaltıda, çayın yanında veya atıştırmalık olarak tüketilir.
"Ballı bademi kavanoza koydum, misafire ikram ettim."
Ballı portakal
Portakalın dilimlenip bal ve tarçınla fırında karamelize edilerek hazırlandığı tatlı. Sıcak veya soğuk servis edilir; dondurma veya yoğurtla eşleşir.
"Ballı portakalı fırında pişirdim, tarçın serptim."
Balsamik sirke
İtalya Modena bölgesine özgü, üzüm şırasından üretilen, koyu renkli, yoğun ve hafif tatlımsı sirke. Yaşlandıkça değer kazanır; salata, et ve meyvelere damlatılarak kullanılır.
"Çilek salataya birkaç damla balsamik sirke gezdirdim."
Bamya
İnce uzun yeşil sebze; etli veya zeytinyağlı pişirilir. Kurutulmuş hali Türk mutfağında çorbalık olarak kullanılır.
"Etli bamya pişirdim, pilavla servis ettim."
Barbekü
Etin, tavuğun veya sebzenin açık ateş veya közde, genellikle ızgara üzerinde pişirildiği yöntem veya sosyal etkinlik. Kömür, odun veya gaz kullanılabilir.
"Bahçede barbekü yaptık, tavuk şiş pişirdim."
Barbunya
Kırmızı lekeli, orta boy, kremsi dokuya sahip kuru fasulye türü; Türk mutfağında zeytinyağlı veya etli olarak pişirilir. Haşlama süresi 45-60 dakikadır.
"Barbunyayı zeytinyağlı pişirdim, soğuk servis yaptım."
Barista
Kahve hazırlama konusunda uzmanlaşmış, espresso makinesi kullanabilen ve latte art gibi sunum teknikleri bilen profesyonel. Kahve çekme, süt köpürtme ve içecek tasarımında yeteneklidir.
"Barista kahvemi latte art yaparak sundu."
Basting
Pişirme esnasında etin veya tavuğun üzerine sıvı, tereyağı veya sos gezdirerek nemli ve lezzetli kalmasını sağlama işlemi. Özellikle fırında rosto için önemlidir.
"Hindinin üzerine her yarım saatte tereyağı döktüm, basting yaptım."
Başlangıç
Ana yemekten önce servis edilen küçük porsiyon yemek veya meze; iştah açıcı niteliğindedir. Fransız mutfağında entrée, Türk mutfağında meze olarak bilinir.
"Başlangıç olarak humus ve haydari sunduk."
Baton
Fransızca "çubuk" anlamında; patateslerin çubuk şeklinde, 0.5-1 santim kalınlıkta ve 5-7 santim uzunluğunda kesilmesi. Kızartma patates için standart şekildir.
"Patatesleri baton doğrayıp kızarttım, dışı çıtırdı."
Bazlama
Sacda pişirilen kalın, yumuşak ve yuvarlak köy ekmeği. Mayalı hamurdan yapılır, kahvaltıda sıcak tüketilir.
"Sacda bazlama pişirdim, tereyağı sürdüm."
Bebek patates
Henüz olgunlaşmamış, ceviz büyüklüğünde küçük patates; ince kabuklu, tatlımsı ve çabuk pişer. Fırında veya haşlanarak bütün servis edilir.
"Bebek patatesi fırında zeytinyağıyla pişirdim, bütün servis ettim."
Beşamel
Tereyağı ve unun kavrulmasıyla (meyane) başlayıp süt eklenerek pişirilen temel beyaz sos. Fransız mutfağının beş ana sosundan biridir; lazanya ve graten yemeklerinin temelidir.
"Karnabahar gratenin üzerine bolca beşamel döküp fırınladım."
Beurre blanc
Fransızca "beyaz tereyağı" anlamında; beyaz şarap, sirke ve arpacık soğanı indirgenip tereyağıyla çırpılarak yapılan kremsi, hafif ekşi sos. Balık ve deniz ürünlerine eşlik eder.
"Levrek fileto için beurre blanc sos hazırladım."
Beyaz et
Tavuk, hindi gibi kanatlı hayvanların göğüs etini ifade eder; az yağlı, protein yüklü ve hafif tada sahiptir. Hızlı pişer, kuru kalmaması için dikkat gerektirir.
"Tavuk göğsünü parça parça doğrayıp wok'ta pişirdim."
Beyti
Kıyma harcının şişte pişirilip lavaşa sarıldığı, yoğurt ve tereyağlı sosla servis edilen Türk kebabı.
"Beyti sarma söyledik, yoğurtlu ve tereyağlıydı."
Beze
Yumurta akı ve şekerin çırpılıp düşük ısıda kurutulmasıyla yapılan hafif, çıtır tatlı. Merenk olarak da bilinir.
"Bezeler fırında iki saatte kurudu, çıtır oldu."
Bıçak çekme
Körelen bıçağı bileği taşı veya çelik üzerinde belirli açıyla kaydırarak keskinleştirme işlemi. Düzenli bıçak çekme mutfakta güvenli ve verimli kesim sağlar.
"Sebzeleri doğramadan önce bıçağı çektim, ince kesti."
Bıçak izi
Kesme tahtasında zamanla oluşan çizikler; hijyen açısından sorunludur çünkü bakterilere yuva oluşturur. Ahşap veya plastik tahtalarda derin izler düzenli yüzey zımparayla giderilir.
"Tahta kesme tahtamda çok bıçak izi vardı, zımparaladım."
Bıldırcın
Küçük boy av kuşu; narin, az yağlı ve yumuşak etlidir. Izgara, fırın veya güveçte pişirilir; genellikle bütün olarak servis edilir.
"Bıldırcınları marine edip ızgarada pişirdim, yanında patates sundum."
Biber salçası
Kırmızı biberin çekirdekleri çıkarılıp püresi alındıktan sonra güneşte kurutularak konsantre edilmiş hali. Türk mutfağının temel bileşeni; yemeklere renk ve hafif tatlı-acı tat katar.
"Menemeye bir yemek kaşığı biber salçası ekledim."
Biberiye
Çam yaprağına benzeyen, keskin aromatik kokusu ve hafif acımsı tadı olan Akdeniz kökenli ot. Kuzu, tavuk ve patates yemeklerine eşsiz aroma katar; taze veya kurutulmuş kullanılır.
"Fırın patatesin üzerine taze biberiye yaprağı serptim."
Biftek
Sığırın sırt veya but bölgesinden alınan, kalın dilim halinde kesilen et; kızartma veya ızgarada hızlı pişirilir. Tercih edilen pişme derecesi orta-az veya orta-iyidir.
"Bifteği ızgarada iki dakika çevirdim, orta-az pişirdim."
Bisküvi
İki kez pişirilmiş, sert ve gevrek hamur işi; pastacılıkta kek tabanı veya atıştırmalık olarak kullanılır. Yumurta ve şekerle köpürtülerek hazırlanır; hafif ve gözeneklidir.
"Pasta tabanı için vanilya aromalı bisküvi pişirdim."
Bisküvi kırıntısı
Kuru bisküvilerin blenderda çekilerek veya ezerek kırıntı haline getirilmesi; cheesecake tabanı, topkek kaplama ve sütlü tatlılarda kullanılır. Tereyağıyla karıştırılarak sıkıştırılır.
"Cheesecake için bisküvi kırıntısını tereyağıyla karıştırdım."
Blanşe etmek
Sebzeyi 1-3 dakika kaynar suda haşlayıp hemen buzlu suya şoklamak. Rengi sabitler, dokuyu korur ve pişirmeye ön hazırlık yapar; ağartmak ile eş anlamlıdır.
"Taze fasulyeyi salata için önce blanşe ettim, yemyeşil kaldı."
Blender
Bıçaklı haznesiyle meyve, sebze ve buzu püre veya içecek kıvamına getiren elektrikli mutfak cihazı; smoothie ve çorba yapımının temel aletidir.
"Muz ve çileği blenderdan geçirip smoothie yaptım."
Boncuk makarna
Küçük, yuvarlak şekilli makarna türü; çorbalarda ve pilavlarda kullanılır. Hızlı pişer ve yemeklere hacim katmadan doyurucu olur.
"Tavuk suyuna boncuk makarna attım, çorba koyulaştı."
Bonfile
Sığırın sırt iç kısmından çıkan, en yumuşak ve yağsız et parçası. Kısa sürede yüksek ısıda pişirilir.
"Bonfileyi orta pişmiş yaptım, dinlendirip dilimledim."
Bouquet garni
Fransızca "ot demeti" anlamında; kekik, defne, maydanoz gibi taze otların bağlanarak veya tülbent içine sarılarak çorba ve güveçlere atılması. Pişme bitince çıkarılır.
"Güveç için bouquet garni hazırladım, pişerken çıkarttım."
Boza
Mayalanmış mısır veya bulgurdan yapılan, hafif ekşimsi, az alkollü geleneksel Türk içeceği; kışın sıcak veya ılık içilir. Üzerine leblebi ve tarçın serpilir.
"Vefadan boza aldık, üzerine tarçın serptim."
Böbrek yağı
Koyun veya sığırın böbreklerini saran beyaz, sert katı yağ dokusu; eritilerek kuymak ve helva yapımında kullanılır. Çok yoğun tat ve koku verir.
"İrmik helvası için böbrek yağı erittim, kokusu güzeldi."
Böğürtlen
Siyah küçük meyve; reçel, tart ve smoothie yapımında kullanılır. Antioksidan yüklüdür.
"Böğürtlen reçeli yaptım."
Börek hamuru
Su, un, yumurta ve yağdan hazırlanan, ince açılabilen elastik hamur; katmer, sigara ve su böreği yapımında kullanılır. Dinlendirilmesi esnekliğini artırır.
"Börek hamurunu yoğurup yarım saat dinlendirdim, kolay açıldı."
Braiser
Eti önce yüksek ısıda kızartıp ardından az sıvı ekleyerek kapalı kapta yavaşça pişirme yöntemi; aynı adı taşıyan geniş tabanlı, kapaklı tencerede yapılır. Et yumuşar, sıvı yoğunlaşır.
"Dana pirzolayı braiser tencerede üç saat pişirdim, etinden ayrıldı."
Bratwurst
Alman mutfağına özgü, domuz veya dana etinden yapılan baharatlı taze sosis; genellikle ızgara veya tavada pişirilir. Hardal ve turşuyla ekmek arasında servis edilir.
"Bratwurst'u közde pişirdim, hardallı ekmeğe koydum."
Brioche
Fransız kökenli, bol yumurta ve tereyağı içeren zengin, yumuşak ve hafif tatlı hamur veya ekmek. Kahvaltıda, burger ekmeği olarak veya tatlı tariflerinde kullanılır.
"Burger için brioche ekmeği aldım, çok yumuşaktı."
Broil
Fırının üst ısıtıcısını kullanarak yiyeceğin üst yüzeyini yüksek ısıda kızartma yöntemi; ızgaranın fırın içindeki versiyonudur. Peynir eritme ve yüzey karamelizasyonunda kullanılır.
"Gratenin üzerini broil modunda beş dakika kızarttım."
Brokoli
Yeşil, çiçeksi lahanagil sebzesi; haşlama, buharda pişirme ve fırında graten olarak tüketilir.
"Brokoliyi buharda pişirip zeytinyağı gezdirdim."
Brunoise
Sebzeleri 1-2 milimetre küp şeklinde ince doğrama tekniği; havuç, kereviz ve soğan için yaygındır. Sos, çorba ve garnitürlerde kullanılır; eşit pişme ve şık sunum sağlar.
"Havucu brunoise doğrayıp çorbaya ekledim, çok zarif görünüyor."
Bruschetta
Kızarmış ekmek üzerine domates, sarımsak ve zeytinyağı konulan İtalyan başlangıcı.
"Domatesli bruschetta hazırladım, aperatif olarak sundum."
Brüle
Fransızca "yakılmış" anlamında; şekerin yüzeyine serpilip alev veya torch ile karamelize edilerek sert kabuk oluşturulması. Crème brûlée bu tekniğin klasik örneğidir.
"Kremanın üzerine şeker serptim, torch ile brüle yaptım."
Buğday
İnsanlığın en eski yetiştirdiği tahıl; un, bulgur ve irmik yapımının hammaddesidir. Türk mutfağında aşure, çorba ve pilav gibi birçok yemekte kullanılır.
"Aşureye haşlanmış buğday ekledim."
Buğulama
Yemeği su buharıyla, direkt suya değmeden pişirme yöntemi; sebzelerin vitamin kaybını minimize eder. Özel buharlı tencere veya üst üste geçen ızgaralı kaplarla yapılır.
"Brokolleri buğulama yöntemiyle pişirdim, hem çıtır hem yeşil kaldı."
Buharlı pişirici
Yiyecekleri suya değdirmeden buharla pişiren katlı cihaz veya sepet; sebzelerin vitamin ve rengini korumasını sağlar.
"Brokoliyi buharlı pişiricide beş dakikada pişirdim."
Bulamaç
Un, mısır unu veya nişasta sıvıyla karıştırılarak elde edilen yoğun kıvamlı karışım; çorba koyulaştırmada ve sos yapımında kullanılır. Topak olmaması için soğuk sıvıda çözülür.
"Çorbanın kıvamı için un bulamacı hazırlayıp ekledim."
Bulgur
Buğday tanelerinin kabuğu soyulup kaynatılıp kurutulduktan sonra kırılmasıyla elde edilen tahıl ürünü. Türk mutfağının temel malzemesi; pilav, çorba ve köfte yapımında kullanılır.
"Pilavı ince bulgurla yaptım, mercimekle karıştırdım."
Bulyon
Et, tavuk veya sebze suyunun konsantre hali; tablet, granül veya sıvı formda satılır. Çorba ve yemeklere hızlı lezzet katar.
"Çorbaya bir adet tavuk bulyon ekledim."
Burgu makarna
Spiral şeklinde kıvrılmış makarna türü (fusilli); yivleri sayesinde sosu iyi tutar.
"Burgu makarnayı pesto sosla karıştırdım."
Burma kadayıf
İnce tel gibi hamur şeritlerinin sarılarak hazırlandığı Türk tatlısı; içine fıstık veya ceviz doldurulur, şerbetle tatlandırılır. Künefe ve kadayıf dolmasında kullanılan hamur.
"Burma kadayıfı fıstıkla doldurdum, şerbet çektirdim."
Burrata
Dışı mozzarella, içi kremalı taze İtalyan peyniri. Domates ve fesleğenle soğuk servis edilir.
"Burratayı domates ve fesleğenle sundum."
Buz kalıbı
Suyu dondurucuda küp veya farklı şekillerde buza dönüştüren silikon veya plastik kalıp; içecek servisinde kullanılır.
"Buz kalıbını doldurup dondurucuya koydum."
Buz şoku
Haşlanmış veya blanşe edilmiş yiyeceğin hemen buzlu suya alınarak ani soğutulması; pişmeyi durdurur, renk ve dokuyu korur. Özellikle yeşil sebzelerde renk kaybını önler.
"Ispanağı haşladıktan sonra buz şokuna aldım, yeşil kaldı."
Buzlu kahve
Soğutulmuş kahvenin buzla servis edildiği serinletici içecek; süt, krema veya şekerle tatlandırılabilir. Yaz aylarında sıcak kahveye alternatif olarak tercih edilir.
"Buzlu kahve yaptım, vanilyalı süt ekledim."
C
Cacık
Yoğurt, salatalık, sarımsak, nane ve zeytinyağı ile hazırlanan soğuk Türk mezesi; serinletici ve sindirimi kolaylaştırıcıdır. Yaz aylarında kebap ve pilavın yanında servis edilir.
"Salatalığı rendeleledim, yoğurtla karıştırıp cacık yaptım."
Cam kavanoz
Reçel, turşu ve kuru bakliyat saklamada kullanılan kapaklı cam kap; sızdırmaz kapağıyla uzun süreli saklama sağlar.
"Turşuyu cam kavanoza bastım, serin yere kaldırdım."
Cardamom (Kakule)
Yeşil veya siyah kapsül içinde gelen, güçlü aromatik, hafif tatlımsı ve ferahlatıcı baharat; Hindistan ve Orta Doğu mutfaklarında yaygındır. Türk kahvesine özel tat katar.
"Türk kahvesine bir tane kakule ekledim."
Carpaccio
Çiğ et veya balığın kağıt inceliğinde dilimlenip zeytinyağı, limon ve Parmesan ile servis edildiği İtalyan yemeği. Taze ve kaliteli hammadde şarttır.
"Dana carpaccio hazırladım, roka ve Parmesan ile sundum."
Casserole
Fırında pişirilmek üzere malzemelerin katmanlandığı derin, kapaklı pişirme kabı veya bu kapta yapılan yemek. Türk mutfağındaki güveçle benzer mantıktır.
"Sebze casserole yaptım, peynir rendesi serptim."
Caul fat (Peçete yağı)
Hayvanın mide veya bağırsaklarını saran ince, ağ şeklinde yağ tabakası; sosis, köfte ve rulo etleri sarmak için kullanılır. Pişerken erir, ete nem ve lezzet katar.
"Köfteleri peçete yağına sarıp ızgarada pişirdim."
Ceviche
Latin Amerika kökenli, çiğ balık veya deniz ürününün limon veya misket limonu suyunda marine edilerek "pişirildiği" yemek. Asit proteini pıhtılaştırır ve balığa mat, beyaz görünüm verir.
"Levrek ceviche yaptım, misket limonu ve kişniş ekledim."
Ceviz
Sert kabuklu, beyaz özlü, zengin yağlı ve besin değeri yüksek kuruyemiş; tatlı, salata, ekmek ve sos yapımında kullanılır. Omega-3 kaynağıdır.
"Brownie'ye kıyılmış ceviz ekledim."
Cevizli sucuk
İpe dizilmiş cevizlerin koyulaştırılmış üzüm pekmezine defalarca batırılıp kurutulduğu geleneksel tatlı; orcik olarak da bilinir.
"Kayserili komşum cevizli sucuk hediye etti."
Cezve
Türk kahvesi pişirmek için kullanılan uzun saplı, dar ağızlı küçük bakır kap.
"Cezvede iki kişilik kahve pişirdim, bol köpüklü."
Cheesecake
Krem peynir, yumurta ve şekerle yapılan, bisküvi tabanlı soğuk veya fırınlanmış tatlı. New York usulü en bilinenidir.
"Limonlu cheesecake yaptım, bir gece buzdolabında dinlendirdim."
Chiffonade (Şifonad)
Yeşil yaprakların ince şerit halinde kesilmesi tekniği; fesleğen, ıspanak ve marul gibi yumuşak yapraklı sebzeler için kullanılır. Rulo yapılıp bıçakla dilimleyerek elde edilir.
"Fesleğeni şifonad doğrayıp domates salatanın üzerine serptim."
Chipotle
Meksika kökenli, tütsülenmiş ve kurutulmuş kırmızı jalapeno biberi; yoğun dumanlı ve orta şiddette acı tada sahiptir. Sos, çorba ve marinasyonda kullanılır.
"Fasulyeye chipotle biber ekledim, dumanlı tat verdi."
Chowder
Amerika kökenli, deniz ürünü, patates ve süt veya krema ile hazırlanan yoğun, kremsi çorba; clam chowder en ünlü çeşididir. Doyurucu ve zengin bir ana yemektir.
"Midye çorbası chowder tarzında yaptım, krema ekledim."
Chutney
Hint mutfağından, meyve veya sebzenin şeker, sirke ve baharatla pişirilerek hazırlandığı ekşi-tatlı sos veya reçel; et, peynir ve kuru yiyeceklere eşlik eder.
"Mango chutney yaptım, kuzu etinin yanında sundum."
Ciabatta
Geniş gözenekli, çıtır kabuklu İtalyan beyaz ekmeği. Panini ve sandviç yapımında yaygın kullanılır.
"Ciabatta ekmeğiyle panini hazırladım."
Clafoutis
Fransız kökenli, meyveli (genellikle kiraz) puding; krep benzeri hamurla meyveler fırında pişirilir. Sıcak veya ılık, pudra şekeriyle servis edilir.
"Kirazlı clafoutis yaptım, pudra şekeri serptim."
Clarified butter (Sade yağ)
Tereyağının ısıtılarak süt katılarından ayrıştırılmış saf yağ kısmı; ghee olarak da bilinir. Yüksek ısıda yanmaz, sos ve kızartmalarda kullanılır.
"Tereyağı suyunu ayırdım, biftek için kullandım."
Confit (Konfi)
Bir malzemeyi kendi yağında veya bol yağ içinde çok düşük ısıda uzun süre pişirme tekniği. Aslen ördek butları için kullanılır; sarımsak ve domates konfisi de yaygındır.
"Sarımsakları zeytinyağında konfi yapıp kavanozda sakladım."
Consommé
Et suyunun berraklaştırılarak hazırlandığı Fransız çorbası; yumurta akı ve et ile süzülür. Kristal berraklığında, yoğun lezzetli ve zarif bir başlangıç yemeğidir.
"Dana consommé hazırladım, süzgeçten üç kez geçirdim."
Coulis
Fransızca "süzülmüş" anlamında; meyve veya sebzenin püre haline getirilip süzüldükten sonra sos kıvamına gelen pürüzsüz sos. Tatlı ve tuzlu tabaklarda dekoratif ve lezzet katmanı olarak kullanılır.
"Panna cottanın üzerine frambuaz coulis döktüm."
Crème fraîche
Fransızca "taze krema" anlamında; hafif fermente edilmiş, yoğun kıvamlı ve ekşimsi süt ürünü. Eksi krema ve smetana benzer; sos, çorba ve tatlılarda kullanılır.
"Çorbaya bir kaşık crème fraîche ekledim, kremsi oldu."
Croissant
Fransız kökenli, katmerlı hamurdan yapılan ay şeklindeki gevrek, tereyağlı hamur işi; kahvaltıda tüketilir. Aç-kapat hamuru tekniğiyle hazırlanır.
"Kahvaltıda croissant yedim, içine reçel sürdüm."
Croquette
Haşlanmış patates, et veya balığın püresi yapılıp şekillendirildikten sonra galeta unuyla kaplanıp kızartılan Fransız köftesi. Dışı çıtır, içi yumuşaktır.
"Patates croquette yaptım, galeta ununda çevirdim."
Crostini
İnce dilimlenmiş ekmeğin fırında veya ızgarada kızartılıp üzerine çeşitli malzemeler konularak hazırlanan İtalyan mezesi; antipasto olarak servis edilir.
"Crostini hazırladım, üzerine ricotta ve domates koydum."
Crouton
Küp şeklinde kesilmiş ekmeklerin yağda kızartılarak veya fırında çıtırlaştırılması; çorba ve salata süslemesinde kullanılır. Sarımsak ve otla tatlandırılabilir.
"Bayat ekmeği küp doğrayıp crouton yaptım, salata üzerine serptim."
Custard
Süt, yumurta sarısı ve şeker ile pişirilerek hazırlanan kremsi tatlı; İngiliz mutfağından gelir. Türk mutfağındaki muhallebiye benzer; nişasta yerine yumurta ile koyulaştırılır.
"Vanilyalı custard yaptım, soğutup servis ettim."
Ç
Çam fıstığı
Çam kozalarından elde edilen küçük, kremsi ve yağlı fıstık; Akdeniz mutfağında pesto, pilav ve tatlılarda kullanılır. Hafif kavurmak aromasını artırır.
"Pesto için çam fıstığını havanda ezdim."
Çatal
Yemek yerken katı gıdaları sabitlemek ve ağza taşımak için kullanılan dişli yemek takımı parçası; bıçakla birlikte sofra adabının temelidir.
"Bifteği çatalla tuttum, bıçakla kestim."
Çavdar
Koyu renkli, yoğun dokuya sahip tahıl; çavdar ekmeği ve viski yapımında kullanılır. Buğdaya göre daha düşük gluten içerir; karakteristik ekşimsi tada sahiptir.
"Çavdar ekmeği aldım, somon fümeyle yedim."
Çay demlemek
Çay yapraklarını sıcak suyla bekletip aromasını ve rengini sıvıya geçirme işlemi; demlik kullanılır. Demleme süresi çayın türüne göre 3-15 dakika arası değişir.
"Siyah çayı beş dakika demledim, koyu oldu."
Çay kaşığı
Mutfakta ölçü birimi olarak kullanılan küçük kaşık; yaklaşık beş mililitre hacme karşılık gelir. Baharat, tuz ve küçük miktarda sıvı ölçümünde standarttır.
"Tuz için bir çay kaşığı kullandım."
Çaydanlık
Altta su kaynatılan, üstte demlik bulunan iki katlı Türk çay pişirme kabı; çay kültürünün vazgeçilmez aracıdır.
"Çaydanlığı ocağa koydum, demini bekliyorum."
Çekirdek çıkarmak
Meyve veya sebzeden tohumları çıkarma işlemi; biber, domates, elma gibi malzemelerde yapılır. Çekirdek bıçakla veya özel aletlerle çıkarılır.
"Kırmızı biberlerin çekirdeklerini çıkarıp közledim."
Çekirdek yağı
Ayçiçeği çekirdeğinden elde edilen, hafif tatlı ve yüksek duman noktası olan bitkisel yağ; kızartma ve yemek pişirmede kullanılır. Türk mutfağında yaygındır.
"Kızartma için çekirdek yağı kullandım, yanmadı."
Çekirdeksiz
İçinden tohum veya çekirdeği çıkarılmış veya doğal olarak çekirdeği olmayan meyve; üzüm, hurma ve karpuz gibi. Pratik tüketim ve tatlı yapımında tercih edilir.
"Çekirdeksiz üzümle reçel yaptım."
Çekme helva
Un, tereyağı ve şeker ile pişirilerek hazırlanan, çekilerek havalandırılan geleneksel Türk tatlısı; kremsi ve hafif kıvamlıdır. Dondurma veya meyveyle servis edilir.
"Çekme helva yaptım, üzerine fıstık serptim."
Çelik tencere
Paslanmaz çelikten üretilen dayanıklı tencere; kolay temizlenir, kokuyu tutmaz ve her ocak tipinde kullanılır.
"Kuru fasulyeyi çelik tencerede pişirdim."
Çemen
Çemen otu tohumunun öğütülüp baharatlarla karıştırılarak hazırlandığı acımsı, aromatik kaplama; pastırma yapımında kullanılır. Türk şarküterisinin karakteristik tadıdır.
"Pastırmanın üzerindeki çemen katmanını sıyırıp yedim."
Çeşni
Yemeğe tat ve koku veren baharat, ot veya sos karışımı; damak tadını zenginleştiren dokunuşları ifade eder.
"Köfteye kimyonlu bir çeşni kattım."
Çevirme usulü
Eti şiş üzerinde döndürerek közün karşısında pişirme yöntemi; ısı her yüze eşit ulaşır ve dış yüzey eşit kızarır. Kuzu çevirme bu tekniğin en bilinen örneğidir.
"Bayram için kuzuyu çevirme usulü pişirdik, derisi çıtır çıtır oldu."
Çılbır
Poşe yumurtanın sarımsaklı yoğurt ve kızgın tereyağlı biber sosuyla servis edildiği geleneksel Türk yemeği.
"Kahvaltıda çılbır yaptım, üzerine pul biberli tereyağı döktüm."
Çırpma
Malzemeleri tel çırpıcı veya mikserle hızla karıştırarak hava katma işlemi; yumurta, krema ve sos yapımında kullanılır. Hacim ve köpük kazandırır.
"Yumurta akını mikserle beş dakika çırptım, köpük oldu."
Çırpma teli
Tel halkalardan oluşan el çırpıcısı; yumurta, krema ve sos karışımlarına hava kazandırarak pürüzsüz kıvam sağlar.
"Yumurtaları çırpma teliyle köpürene kadar çırptım."
Çıtır
Yiyeceğin dış yüzeyinin kırılgan, gevrek ve ses çıkaran doku özelliği; kızartma, fırınlama veya kavurma ile elde edilir. İstenilen bir doku kalitesidir.
"Patatesleri kızarttım, çok çıtır oldu."
Çiğ et
Pişirilmemiş, taze et; tartar, carpaccio ve çiğ köfte gibi tariflerde kullanılır. Hijyen kurallarına dikkat edilmeli, taze ve güvenilir kaynaktan temin edilmelidir.
"Biftek tartar için taze çiğ et kullandım."
Çiğ köfte
Bulgur, salça, baharatlar ve geleneksel olarak çiğ etle yoğrularak hazırlanan Türk mezesi; günümüzde etsiz versiyonu yaygındır. Lavaş ve yeşillikle servis edilir.
"İnce bulgurla çiğ köfte yoğurdum, marul sararak yedik."
Çiğnemek
Katı gıdayı dişlerle parçalayarak yutmaya hazır hale getirme eylemi; sindirimin ilk aşamasıdır. İyi çiğneme besin emilimini artırır.
"Eti iyice çiğnedim, yumuşak pişmişti."
Çikolata temperleme
Çikolatayı belirli sıcaklıklarda eritip soğutarak parlak, kırılgan ve ağızda eriyen yapı elde etme tekniği. Profesyonel çikolata işlerinde zorunludur.
"Çikolatayı temperleyip bonbon kalıbına döktüm."
Çimlendirmek
Kuru baklagil veya tohumu nemli ortamda bekleterek filiz vermesini sağlamak. Sindirimi kolaylaştırır ve besin değerini artırır; salatalarda çiğ olarak kullanılır.
"Yeşil mercimeği iki günde çimlendirip salataya ekledim."
Çoban salatası
Domates, salatalık, biber ve soğanın küp doğranıp zeytinyağı ve limonla harmanlandığı klasik Türk salatası.
"Izgaranın yanına çoban salatası hazırladım."
Çorba
Sebze, et, tahıl veya baklagil ile su veya et suyundan oluşan sıcak sıvı yemek; Türk mutfağının ana öğelerinden biridir. Öğün başında veya tek başına servis edilir.
"Mercimek çorbası yaptım, limonla servis ettim."
Çorba tası
Çorba servis etmek için kullanılan kulplu, derin kase; porselen, seramik veya metalden yapılır. Sıcak çorbanın dökülmeden taşınmasını sağlar.
"Mercimek çorbasını çorba tasında sundum."
Çorbalık kemik
Et suyu ve çorba yapımında kullanılan hayvan kemiği. Uzun süre kaynatılır.
"Çorbalık kemik aldım, et suyu yapacağım."
Çökelek
Peynir altı suyundan veya yoğurttan yapılan, taze, taneli ve az yağlı lor benzeri peynir; Türk mutfağında börek ve gözleme dolgusu olarak kullanılır.
"Gözlemeye çökelek koydum, maydanoz ekledim."
Çökelti
Sıvının dibinde toplanan katı parçacıklar; et suyu, şarap veya meyve suyunda zamanla oluşur. Berraklık için dekantasyon yapılır veya filtre edilir.
"Şarabın dibinde çökelti vardı, dikkatli döktüm."
Çömlekte pişirmek
Kil veya pişmiş topraktan yapılmış geleneksel kabın içinde yavaş ateşte veya fırında yemek pişirme yöntemi. Toprak kap nem tutar ve tat derinliği kazandırır.
"Güveci çömlekte pişirdim, etinin tadı çok daha iyi çıktı."
Çörek
Mayalı hamurdan yapılan, hafif tatlı ve yumuşak dokuya sahip Türk hamur işi; üzerine susam, çörek otu veya haşhaş serpilir. Kahvaltıda veya çay saatinde tüketilir.
"Tuzlu çörek yaptım, üzerine susam serptim."
Çörek otu
Siyah, küçük taneli, hafif acımsı ve aromatik baharat; ekmek, çörek, peynir ve turşularda kullanılır. Türk ve Orta Doğu mutfaklarında yaygındır; kara tohum veya çörek otu adıyla bilinir.
"Pideye çörek otu serptim, aroması güzel geldi."
Çubuk kraker
İnce, uzun, çıtır hamur işi; tuzlu veya baharatlı olarak atıştırmalık tüketilir. Aperitif veya çorbanın yanında sunulur.
"Çubuk kraker açtım, peynirle yedik."
D
Dağ kekiği
Kekik türlerinden yabani olanı; güçlü aromatik ve hafif acımsı tada sahiptir. Et marinasyonu, çay ve yağ aromatizasyonunda kullanılır.
"Kuzuya dağ kekiği sürdüm, marine ettim."
Damar temizleme
Karidesten veya etden kan damarlarının veya sinir ipliklerinin çıkarılması; estetik sunum ve ince doku için gereklidir. Özellikle karides için standarttır.
"Karideslerin damarını temizledim, pişirmeden önce."
Damla sakızı
Sakız ağacından elde edilen reçineli, aromatik katı damla; Türk dondurması, sütlü tatlı ve içeceklerde koku verici olarak kullanılır. Öğütülmüş halde eklenir.
"Salebe damla sakızı ekledim, güzel koktu."
Dana kıyma
Dana etinin kıyılması. Köfte ve mantı için kullanılır.
"Dana kıyma aldım, köfte yaptım."
Davlumbaz
Ocağın üzerine kurulan, pişirme sırasında oluşan buhar, duman ve kokuyu emen havalandırma cihazı.
"Balık kızartırken davlumbazı en yüksek ayara aldım."
Defne yaprağı
Aromatik, hafif acımsı tada sahip yaprak; çorba, yahni ve pilavlarda kullanılır. Kuru veya taze olarak eklenir, pişirme bitince çıkarılır; sindirimi kolaylaştırır.
"Et suyuna iki yaprak defne attım, güzel koku verdi."
Deglaze
Kavrulmuş et veya sebzeden sonra tavaya şarap, su veya et suyu ekleyip kazıyarak tabandaki karamelleşmiş parçacıkları eritme tekniği. Sos yapımının temelidir, yoğun lezzet verir.
"Biftekten sonra tavayı kırmızı şarapla deglaze yaptım, sos oldu."
Delikli kaşık
Haşlanan yiyeceği suyundan süzerek almaya yarayan delikli servis kaşığı; mantı ve haşlama sebzelerde kullanılır.
"Mantıları delikli kaşıkla süzerek tabağa aldım."
Demi-glace
Kahverengi et suyu ve espaƱole sosunun uzun süre kaynatılarak yarı kıvamına indirilmesiyle hazırlanan yoğun, parlak Fransız sosu. Klasik et yemeklerinin temelidir.
"Biftek için demi-glace sos hazırladım, altı saat pişirdim."
Demir tava
Döküm demir veya dövme demirden yapılan, yüksek ısıda eşit dağılım sağlayan pişirme kabı. Zamanla doğal yapışmaz yüzey oluşur, ömür boyu kullanılabilir.
"Bifteği demir tavada pişirdim, güzel karamelleşti."
Demlemek
Çay, kahve veya bitki çayının sıcak suyla bekletilip aromasının çıkartılması. Demleme süresi ve sıcaklık malzemeye göre değişir.
"Papatya çayını on dakika demledim."
Demlik
Çayın demlendiği, genellikle çaydanlığın üstüne oturan kap; porselen demlik demi daha iyi korur.
"Demliğe üç kaşık çay koyup üzerine kaynar su ekledim."
Deniz börülcesi
Deniz kıyısında yetişen tuzlu, ince yeşil bitki; haşlanıp zeytinyağı ve limonla meze olarak servis edilir.
"Deniz börülcesini haşlayıp sarımsaklı yaptım."
Deniz tuzu
Deniz suyunun buharlaştırılmasıyla elde edilen mineral açısından zengin tuz. İri taneli formu son dokunuş için kullanılır.
"Bifteğin üzerine iri deniz tuzu serptim."
Deniz ürünleri
Balık, karides, midye gibi denizden elde edilen yiyecekler. Protein kaynağıdır.
"Deniz ürünleri tabağı söyledik."
Derin dondurucu
Yiyecekleri -18 derece ve altında uzun süre saklayan cihaz; et, sebze ve hazır yemeklerin aylarca korunmasını sağlar.
"Kıymayı porsiyonlayıp derin dondurucuya kaldırdım."
Dice (Küp doğrama)
Sebze veya malzemeyi eşit boyutta küp şeklinde kesme tekniği; pişme süresinin homojen olmasını sağlar. Boyut 0.5-2 santim arasında değişir.
"Patatesleri küp doğradım, güveç için."
Dijon hardalı
Fransa'nın Dijon şehrine özgü, keskin ve kremsi hardal. Salata sosları ve et marinasyonunda kullanılır.
"Vinegret için bir kaşık Dijon hardalı ekledim."
Dijonnaise
Dijon hardal ve mayonez karışımından yapılan kremsi sos; sandviç, burger ve patates kızartmasıyla servis edilir. Hafif acı ve yoğun aromalıdır.
"Burger için dijonnaise sos hazırladım."
Dil balığı
Yassı, oval gövdeli deniz balığı; beyaz, yumuşak ve lezzetli etlidir. Izgara, fırın veya tavada tereyağıyla pişirilir; lüks balık türlerinden biridir.
"Dil balığını tereyağıyla tavada pişirdim."
Dilber dudağı
Baklava şerbeti veya hamur işine dökülen yoğun kıvamlı şurup; ağzı geniş, ucu dar özel ibrikle dökülür. Eşit dağılım ve kontrollü akış sağlar.
"Baklavaya dilber dudağıyla şerbet döktüm."
Dilim ekmek
Ekmek bıçağı ile kesilmiş ekmek parçası. Tost ve sandviç için kullanılır.
"Dilim ekmek aldım, tost yaptım."
Dilimleme
Yiyeceklerin ince veya kalın dilimler halinde kesilmesi. Ekmek, meyve ve et için yapılır.
"Domatesi dilimleme yaptım, salata için."
Dilimleme bıçağı
Uzun, ince ve esnek veya sert bıçak; et, ekmek veya gravlax gibi yumuşak malzemeleri ince dilimlemek için kullanılır. Testere dişli veya düz olabilir.
"Somon fümeyi dilimleme bıçağıyla kestim."
Dilimleme tahtası
Et veya ekmek dilimlemek için kullanılan, yivli veya düz yüzeyli kesme tahtası; ahşap veya plastikten yapılır. Tezgahı korur ve bıçak dayanıklılığını artırır.
"Eti dilimleme tahtasında kestim."
Dilimlemek
Malzemeyi ince veya kalın eşit parçalara kesme işlemi; ekmek, et ve sebzelerde yapılır. Kesme kalınlığı tarife göre değişir.
"Domates dilimledim, salata için."
Dill (Dereotu)
İnce yapraklı, tatlımsı ve ferahlatıcı aromatik ot; balık, salata ve yoğurt soslarında kullanılır. Taze veya kurutulmuş olarak tüketilir.
"Somonun üzerine taze dereotu koydum."
Dinlendirme
Hamur, et veya yemeğin pişirme öncesi veya sonrası bekletilmesi; hamur elastiklik kazanır, et suları dengelenir. Özellikle ızgara et için kritiktir.
"Bifteği ızgaradan çıkarınca beş dakika dinlendirdim."
Doğramak
Malzemeyi bıçakla küçük parçalara kesme işlemi; ince, orta veya iri doğrama olarak sınıflandırılır. Pişme süresini ve doku dengesini etkiler.
"Soğanı ince doğradım, salata için."
Dokuma
Hamur şeritlerinin çapraz örgü deseni oluşturacak şekilde dizilmesi; tart ve turta kapaklarında dekoratif görünüm sağlar. Lattice olarak da bilinir.
"Elmalı turtanın üstüne dokuma yaptım, fırınladım."
Dolaylı pişirme
Yiyeceğin ateşin doğrudan üzerinde değil, kenarındaki dolaylı ısı bölgesinde pişirilmesi; barbeküde büyük parça etler için kullanılır.
"Tavuğu ızgaranın kenarında dolaylı pişirmeyle pişirdim."
Dolma
Biber, patlıcan, kabak gibi sebzelerin içinin oyulup pirinç, et veya sebze karışımıyla doldurularak pişirildiği Türk yemeği. Zeytinyağlı veya etli olarak yapılır.
"Biber dolması yaptım, zeytinyağlı pişirdim."
Dolmalık sebze
Dolma yapımında kullanılan sebzeler; biber, patlıcan, kabak gibi.
"Dolmalık biber aldım, doldurdum."
Dolum malzemesi
Börek, tart, köfte veya dolmanın iç kısmına konan sebze, et veya peynir karışımı. Temel yemeğin tat ve doyuruculuğunu belirler.
"Gözleme için ıspanaklı dolum malzemesi hazırladım."
Domates rendesi
Domatesin rendesinde suyuyla birlikte ezilmesi; çorba ve sos yapımında kullanılır. Taze domates aroması ve doğal kıvam verir.
"Menemen için domatesi rendeledim."
Domates salçası
Domatesin çekirdekleri çıkarılıp ezilip güneşte konsantre edilerek yapılan temel Türk mutfağı malzemesi. Kırmızı renk, umami ve ekşilik katar.
"Yahniye iki yemek kaşığı domates salçası ekledim."
Domatesli pirinç
Pirincin domates rendesi veya salçasıyla pişirilerek hazırlandığı yan yemek; Akdeniz ve Türk mutfağında yaygındır. Koyu kırmızı renk ve zengin tat alır.
"Domatesli pirinç yaptım, tavuğun yanına servis ettim."
Domuz pastırması
Domuz etinin tuzlanıp baharatlanarak kurutulması ile hazırlanan İtalyan şarküteri ürünü; prosciutto, pancetta gibi. Türkiye'de helal beslenme nedeniyle yaygın değildir.
"Pizzaya prosciutto ekledim."
Dondurma
Süt, krema ve şekerin dondurularak hazırlandığı tatlı; havası vurularak kremsi doku kazandırılır. Türk dondurması salep ve sakız içerir, çok daha yoğundur.
"Vanilyalı dondurma yaptım, brownie ile servis ettim."
Dondurma kepçesi
Dondurmayı düzgün toplar halinde servis etmeye yarayan yarım küre uçlu kepçe; mekanizmalı modelleri topu kolayca bırakır.
"Dondurma kepçesiyle iki top vanilyalı aldım."
Dondurma makinesi
Dondurma karışımını karıştırarak ve soğutarak hava katıp kremsi doku oluşturan elektrikli mutfak aleti. Evde profesyonel dondurma yapımını kolaylaştırır.
"Dondurma makinesinde vanilyalı dondurma yaptım."
Double cream (Çifte krema)
Yüksek yağ oranına sahip kalın İngiliz kreması; çırpılmadan sos ve tatlılarda kullanılır. Yağ oranı yüzde kırk sekiz civarındadır.
"Çorbaya double cream ekledim, yoğun oldu."
Doyuruculuk
Bir yemeğin tokluk hissi yaratma kapasitesi; protein, yağ ve lif içeriği etkiler. Pilav, et ve baklagiller yüksek doyuruculuğa sahiptir.
"Nohutlu pilav çok doyurucu oldu."
Döküm kalıp
Metal veya silikondan yapılan, kek, tart veya puding şekillendirme aracı; çeşitli desenler ve boyutlarda bulunur. Yapışmaz özelliği tercih sebebidir.
"Kek hamurunu döküm kalıba döktüm."
Döner
Marineli etin dikey şişte döndürülerek ateşte pişirilip ince dilimlerle kesildiği Türk fast-food yemeği. Lavaş, ekmek veya pilav üzerinde servis edilir.
"Tavuk döner yaptırdık, dürüm yaptım."
Döşeme
Tart, turta veya kek kalıbının tabanına hamur yerleştirme işlemi; eşit kalınlıkta yaymak önemlidir. Hamur yanlara da çekilir ve şekillendirilir.
"Tart kalıbına hamuru döşedim, çatalla deldim."
Dövme
Buğdayın hafif kırılarak veya dövülerek parçalanmasıyla elde edilen, bulgurdan iri tahıl. Pilav ve çorbalarda kullanılır, çerez olarak tüketilir.
"Dövme pilavı yaptım, tereyağı ile kavurdum."
Dövülmüş et
Et tokmağıyla veya tenderizer ile yumuşatılmış et dilimleri; şnitzel ve rosto yapımında kullanılır. Etin lifleri parçalanır, çabuk pişer.
"Tavuk göğsünü dövdüm, şnitzel yaptım."
Dragée
Bademin şeker kaplamasıyla kaplandığı renkli şekerleme; düğün ve özel günlerde ikram edilir. Fransız geleneğinden Türk kültürüne geçmiştir.
"Düğün için pembe dragée hazırlattım."
Dried fruit (Kuru meyve)
Nemin uzaklaştırılmasıyla uzun süre saklanabilen meyve; kayısı, incir, üzüm yaygındır. Komposto, tatlı ve atıştırmalık olarak kullanılır.
"Aşureye kuru meyve ekledim."
Dry-aged (Kuru yaşlandırma)
Etin kontrollü ortamda haftalarca bekletilerek enzimlerinin yağı parçalamasıyla yumuşaması ve yoğun tat kazanması. Lüks biftek restoranlarında tercih edilir.
"Dry-aged biftek aldım, çok yumuşaktı."
Dukkah
Mısır kökenli, kavrulmuş fındık, baharat ve susam karışımı; ekmek zeytinyağına batırılıp dukkah'a sürülür. Orta Doğu mezelerinin yanında servis edilir.
"Dukkah yaptım, ekmekle yedik."
Dulce de leche
Latin Amerika kökenli, sütün şekerle uzun süre pişirilerek karamelleştirilmesiyle elde edilen yoğun, tatlı krema. Tatlı dolgusu ve kaplama olarak kullanılır.
"Pasta için dulce de leche yaptım, iki saat pişirdim."
Dumanlı et
Etin odun dumanı altında uzun süre düşük ısıda pişirilmesi; barbekü ve Amerikan güney mutfağının temelidir. Duman aroması ve yumuşak doku kazandırır.
"Domuz kaburga dumanlı pişirdim, altı saat sürdü."
Durum buğdayı
Protein ve gluten oranı yüksek sert buğday türü; kaliteli makarna ve irmik üretiminin ham maddesidir.
"Ev makarnası için durum buğdayı irmiği kullandım."
Dutch oven (Döküm tencere)
Kalın dökme demirden yapılan, kapaklı, ısıyı eşit dağıtan büyük tencere; fırında veya ocakta güveç, ekmek ve yahni yapımında kullanılır.
"Dutch oven'da ekmek pişirdim, kabukları çıtır oldu."
Duxelles
Mantarın ince kıyılıp soğan ve yağda pişirilerek hazırlandığı yoğun Fransız dolgusu; et rulo, börek ve tart dolgusu olarak kullanılır. Nemin buharlaştırılması önemlidir.
"Dana Wellington için duxelles hazırladım, mantarı ezildim."
Düdüklü tencere
Yüksek basınç altında pişirme yapan, kapaklı özel tencere; pişirme süresini üçte bire indirir. Et, baklagil ve sebze pişirmede kullanılır.
"Fasulyeyi düdüklü tencerede otuz dakikada pişirdim."
Düğün çorbası
Et suyu, un ve yumurta ile hazırlanan, limonla ekşitlenen Türk düğün geleneği çorbası. Zengin ve doyurucu, davetlerin başında sunulur.
"Düğün için yüz kişilik düğün çorbası hazırladık."
Dürüm
Lavaş veya yufkaya et, sebze ve sos konularak rulo şeklinde sarılan Türk fast-food yemeği. Pratik taşınabilir öğün olarak tüketilir.
"Adana kebabı lavaşa sarıp dürüm yaptım."
Düz un
Yükseltici madde içermeyen, temel amaçlı un; sos, ekmek ve bazı hamur işlerinde kullanılır. Kabartma tozu veya maya ayrıca eklenir.
"Ekmek için düz un kullandım, maya ekledim."
E
Eggs Benedict
Poşe yumurta, kanadabacon ve hollandaise sosunun İngiliz muffin üzerine servis edildiği lüks kahvaltı yemeği.
"Eggs Benedict yaptım, hollandaise sos hazırladım."
Ekler
Su, tereyağı, un ve yumurtadan yapılan şu içi boş hamur; vanilya kreması veya ganajla doldurulur. Fransız pastacılığının klasiğidir.
"Ekler hamuru yaptım, krema pat doldurdum."
Ekmek fırını
Ekmek pişirmeye özel, yüksek ısıya ulaşabilen taş veya tuğla fırın. Evde elektrikli veya gazlı fırın kullanılır.
"Ekmeği ekmek fırınında pişirdim, kabukları çıtırdı."
Ekmek kadayıfı
Özel hazırlanmış kuru ekmeğin şerbetle ıslatılıp kaymakla servis edildiği geleneksel Türk tatlısı.
"Ekmek kadayıfını kaymakla servis ettim."
Ekmek kırıntısı
Bayat ekmeğin rendesi veya galeta unu; kaplama, dolma ve köfte bağlayıcısı olarak kullanılır. Çıtır doku ve hacim katar.
"Tavuğu ekmek kırıntısında çevirdim, kızarttım."
Ekmek kızartma makinesi
Ekmek dilimlerini iki yüzeyden ısıtarak kızartan elektrikli cihaz; kahvaltının pratik yardımcısıdır.
"Dilim ekmekleri kızartma makinesinde kızarttım."
Ekmek mayası
Hamurun kabartılmasında kullanılan canlı maya organması; karbondioksit üretip hamuru şişirir. Taze veya kuru formda bulunur.
"Ekmek hamuruna taze maya ekledim."
Ekstra sızma zeytinyağı
İlk sıkımdan elde edilen, asitliği en düşük, kaliteli zeytinyağı; salata ve soğuk kullanımda tercih edilir. Yoğun meyve aromalıdır.
"Salataya ekstra sızma zeytinyağı gezdirdim."
Ekşi çorba
Limon, sirke veya ekşi hamur ile tatlandırılan çorba türleri; işkembe, düğün ve yoğurt çorbası örnekleridir. Ekşilik sindirimi kolaylaştırır.
"Yoğurt çorbasına limon sıkıp ekşi çorba yaptım."
Ekşi hamur
Doğal maya ve bakterilerle fermente edilen hamur; ekşimsi tat ve uzun raf ömrü sağlar. Ekmek yapımında kullanılır.
"Ekşi hamur ekmeği mayaladım, iki gün fermente ettim."
Ekşi krema
Fermante edilmiş yoğun krema. Meksika yemekleri ve çorba süslemesinde kullanılır.
"Çorbaya ekşi krema ekledim."
Ekşili köfte
Kıyma köftesinin ekşimik (limon veya sumak) ile tatlandırılmış çorba veya güveçte pişirildiği Türk yemeği. Tatlı-ekşi dengesi karakteristiktir.
"Ekşili köfte yaptım, limon ve nane ekledim."
Ekşimik
Sumak, nar ekşisi veya limon gibi ekşi malzemelerin yemeğe kattığı tat. Türk mutfağında çorba ve et yemeklerinde denge unsuru olarak kullanılır.
"Mercimek çorbasına ekşimik olarak limon sıktım."
El blenderı
Doğrudan tencere içinde püre yapmaya yarayan çubuk şeklinde elektrikli karıştırıcı; çorbaları pürüzsüzleştirir.
"Mercimek çorbasını el blenderıyla pürüzsüz hale getirdim."
Elde çırpma
Tel çırpıcı ile manuel olarak yumurta, krema veya sosları havalandırma işlemi. Mikser yerine tercih edilir, kontrol sağlar.
"Yumurtayı elde çırptım, köpük oldu."
Elde karıştırma
Malzemelerin spatula, çatal veya kaşıkla yavaşça birleştirilmesi; hava kaybını önler ve hassas karışımlarda tercih edilir.
"Kek hamurunu elde karıştırdım, mikser kullanmadım."
Elma dilimi
Elmanın ince şeritler halinde kesilmesi; turta, tart ve salatalarda kullanılır. Eşit kalınlık pişme dengesi sağlar.
"Elmaları dilimledim, turta için."
Elma sirkesi
Elma suyunun fermente edilerek asetik aside dönüşmesiyle elde edilen ekşi sıvı; salata, turşu ve sağlık amaçlı kullanılır. Hafif meyve aromalıdır.
"Salataya elma sirkesi ve zeytinyağı gezdirdim."
Elma şekeri
Elma aromalı toz şeker veya elmanın doğal früktozu; tatlılarda elma tadını güçlendirmek için kullanılır. Ayrıca meyve şekerinin genel adıdır.
"Elmalı turtaya elma şekeri serptim."
Embossing (Kalıp baskı)
Hamur veya fondanın üzerine desenli kalıp veya merdane ile kabartma yapılması; pasta ve kurabiye dekorasyonunda kullanılır.
"Kurabiye hamuruna çiçek deseni bastım."
Emmental
İsviçre kökenli, büyük delikli, hafif fındıksı tada sahip sarı peynir; fondue ve graten yapımında kullanılır. Eriyince ipliksi doku kazanır.
"Graten için emmental rendesi kullandım."
Empanada
Latin Amerika kökenli, etli veya sebzeli iç dolgusuyla hazırlanan kızarmış veya fırınlanmış börek. Yarım ay şeklinde katlanır.
"Kıymalı empanada yaptım, fırınladım."
Emülsiyon
İki karışmayan sıvının (yağ ve su) bir araya gelerek stabil hale gelmesi; mayonez ve hollandaise bu prensiple yapılır. Sürekli çırpma veya emülgatör gerektirir.
"Mayonez için yumurta sarısını yavaş yavaş yağla emülsifiye ettim."
Enerji barı
Kuruyemiş, meyve ve tahıldan sıkıştırılarak yapılan taşınabilir atıştırmalık; spor ve seyahatte enerji sağlar. Evde yapılabilir.
"Hurma ve bademle enerji barı yaptım."
Enginar
Çiçek tomurcuğu yenen, etli yapraklı Akdeniz sebzesi; haşlanarak zeytinyağlı veya etli pişirilir. İç kısmı yumuşak ve lezzetlidir, dış yaprakları soyulur.
"Enginarı zeytinyağlı pişirdim, bezelye ekledim."
Enginar kalbi
Enginarın ortasındaki yumuşak, lezzetli kısmı. Zeytinyağlı veya salatada kullanılır.
"Enginar kalbini haşladım."
Enzim
Yiyeceklerin olgunlaşma, yumuşama ve fermentasyonunu sağlayan doğal protein; meyve olgunlaşması ve et yumuşatmada rol oynar.
"Eti papaya enzimi ile yumuşattım."
Erik
Yeşil (can eriği) veya mor türleri olan ekşi-tatlı meyve; taze yenir, hoşaf ve yemeklerde kullanılır.
"Can eriğini tuza banarak yedik."
Erişte
Yumurtalı hamurdan yapılan ince şerit şeklinde ev yapımı makarna; Türk mutfağında çorba ve pilavda kullanılır. El işçiliği gerektirir.
"Erişte çorbası yaptım, tavuk suyuna ekledim."
Eritme
Katı malzemenin ısıtılarak sıvı hale getirilmesi; tereyağı, çikolata ve peynir için yaygındır. Düşük ısıda veya benmari ile yapılır.
"Çikolatayı benmari usulü erittim."
Escargot
Fransız mutfağında sarımsak tereyağı ile pişirilen salyangoz; klasik bir başlangıç yemeğidir. Özel escargot tabaklarında servis edilir.
"Escargot'u sarımsak tereyağında pişirdim."
Esmer şeker
Rafine edilmemiş kahverengi şeker. Melasın tadı vardır.
"Keke esmer şeker ekledim."
Espagnole sos
Kahverengi et suyu ve roux'dan yapılan koyu renkli, yoğun Fransız ana sosu. Demi-glace ve diğer türev sosların temelidir.
"Biftek için espagnole sos hazırladım."
Espresso
Yüksek basınçla geçirilen sıcak suyla hazırlanan yoğun, kremalı İtalyan kahvesi; kahve içeceklerinin temelidir. Küçük fincanla servis edilir.
"Sabah çifte espresso içtim."
Eşit pişme
Malzemelerin tümünün aynı anda ve homojen şekilde pişmesi; eşit boyut kesim ve doğru ısı kontrolü gerektirir. Profesyonel mutfakta temeldir.
"Sebzeleri eşit boyda doğradım, eşit piştiler."
Et çekme makinesi
Eti kıyma haline getiren elektrikli veya manuel mutfak aleti; köfte, sosis ve mantı için gereklidir. Değiştirilebilir ızgaralarla farklı incelikler sağlar.
"Kıymayı et çekme makinesinden geçirdim."
Et suyu tableti
Dehidre edilmiş et suyu konsantresi; çorba, sos ve risotto yapımında pratik lezzet kaynağıdır. Sıcak suya eklenerek erir.
"Pilava et suyu tableti ekledim."
Et termometresi
Etin iç sıcaklığını ölçen mutfak aleti; istenen pişme derecesini tam tutturmak için kullanılır.
"Rostonun iç ısısını et termometresiyle kontrol ettim."
Etli nohut
Nohut ve et ile pişirilen geleneksel Türk yemeği; soğan, domates ve baharatla tatlandırılır. Doyurucu ve protein açısından zengindir.
"Etli nohut yaptım, üzerine yoğurt döktüm."
Etli yaprak sarma
Asma veya lahana yaprağına pirinç ve kıyma doldurularak pişirilen Türk yemeği. Sıkıca sarılıp et suyunda haşlanır.
"Etli yaprak sarma yaptım, limonla servis ettim."
Etsiz yemek
Et içermeyen sebze, baklagil veya tahıl tabanlı yemek; zeytinyağlı ve vejetaryen mutfakta yaygındır. Daha hafif ve ekonomiktir.
"Etsiz yemek olarak patlıcan musakka yaptım."
Evapore süt
Su içeriği azaltılmış konsantre süt; uzun ömürlü ve yoğun tada sahiptir. Tatlı, çorba ve sosda kullanılır.
"Sütlaca evapore süt ekledim, koyulaştı."
Ezme
Sebze, kuruyemiş veya baklagillerin ezilerek pürüzsüz veya kabaca kıvam alması; çatal, blender veya havan kullanılır. Hummus, fava ve avokado ezmeleri yaygındır.
"Avokadoyu çatalla ezdim, salata yaptım."
Ezogelin çorbası
Kırmızı mercimek, bulgur ve domates ile yapılan Gaziantep yöresine özgü Türk çorbası. Nane ve tereyağı ile servis edilir.
"Ezogelin çorbası yaptım, naneli tereyağı gezdirdim."
F
Fajita
Meksika kökenli, ızgara et ve sebzenin tortilla ekmeğine sarılarak servis edildiği yemek. Masa başında sarılır.
"Tavuklu fajita yaptım, tortillaya sardık."
Falafel
Nohut veya bakla ezmesinin baharatlarla yoğrulup kızartıldığı Orta Doğu köftesi. Humus ve pide ile servis edilir.
"Falafel yaptım, tahin sosuyla servis ettim."
Farfalle
İtalyan kelebek şeklinde makarna; salata ve kremalı soslarla kullanılır. Şekli sos tutmasını sağlar.
"Farfalle'yi kremalı sosla pişirdim."
Fasulye
Kuru veya taze olarak kullanılan baklagil; protein açısından zengindir. Zeytinyağlı, etli veya pilaki olarak pişirilir.
"Kuru fasulye haşladım, etli pişirdim."
Fava
Baklanın ezilip zeytinyağı ile karıştırılması. Türk mezesidir.
"Fava yaptım, soğuk servis ettim."
Fermente etmek
Mayaların veya bakterilerin yiyeceği kimyasal olarak dönüştürmesi; ekşi hamur, turşu ve yoğurt bu yöntemle yapılır.
"Lahanayı tuzla fermente ettim, lahana turşusu oldu."
Fermente süt
Maya ve bakterilerle işlenmiş süt ürünleri; yoğurt, kefir ve ayran bu kategoridedir. Probiyotik içerir, sindirimi kolaylaştırır.
"Fermente süt olarak kefir içtim."
Fesleğen
Tatlı, hafif anason aromalı yeşil ot; İtalyan mutfağının temelidir. Pesto, pizza ve domates salatalarında taze kullanılır.
"Margarita pizzaya taze fesleğen yaprakları koydum."
Fesleğen pesto
İtalyan sosu; fesleğen, çam fıstığı, Parmesan ve zeytinyağı ile havan veya blenderda yapılır. Makarna ve ekmek ile servis edilir.
"Fesleğen pesto yaptım, spaghetti ile karıştırdım."
Fesleğen yaprağı
Taze fesleğen yaprakları; pesto, salata ve pizza süslemesinde kullanılır.
"Pizzaya fesleğen yaprağı koydum."
Fettuccine
Şerit halinde kesilmiş yassı İtalyan makarnası; kremalı Alfredo sosla klasik eşleşmesi ünlüdür.
"Fettuccine Alfredo pişirdim, bol Parmesanlı."
Fındık
Kabuğu sert, özü beyaz ve yağlı Karadeniz bölgesi kuruyemişi. Tatlı, çikolata ve salata yapımında kullanılır.
"Brownie'ye kıyılmış fındık ekledim."
Fındık içi
Fındığın kabuğundan çıkarılmış iç kısmı. Tatlı ve çikolatalarda kullanılır.
"Kurabiyeye fındık içi ekledim."
Fındık yağı
Fındıktan elde edilen aromatik, yüksek ısıya dayanıklı yağ. Salata, tatlı ve kızartmada kullanılır.
"Salataya fındık yağı gezdirdim."
Fırça
Yemeğe tereyağı, yumurta veya sos sürmek için kullanılan silikon veya kıl fırça. Ekmek ve hamur işlerinde yaygındır.
"Poğaçaya yumurta sürdüm fırçayla."
Fırın
Kapalı ortamda kuru ısı ile pişirme yapan mutfak cihazı. Elektrikli, gazlı veya odun ateşli olabilir. Ekmek, kek ve rosto için gereklidir.
"Keki fırında kırk dakika pişirdim."
Fırın eldiveni
Sıcak kap ve tepsilerden el korumak için kullanılan kalın kumaş veya silikon eldiven. Mutfak güvenliği için zorunludur.
"Fırın eldivenini taktım, tepsiyi çıkarttım."
Fırın kağıdı
Yapışmayı önleyen, ısıya dayanıklı kağıt; fırın tepsilerini kaplar. Yağ kullanımını azaltır, temizliği kolaylaştırır.
"Kurabiyeleri fırın kağıdına dizdim."
Fırın tavası
Fırında yemek pişirmek için kullanılan derin metal tava.
"Güveci fırın tavasında pişirdim."
Fırın tepsisi
Metal veya cam, düz veya derin, yemek pişirmek için kullanılan fırın kabı. Yapışmaz kaplama tercih edilir.
"Kurabiyeyi fırın tepsisine dizdim."
Fırın termometresi
Fırın içi sıcaklığını ölçen alet; doğru pişirme ısısı sağlar. Özellikle ekmek ve kek yapımında kritiktir.
"Fırın termometresi ile iki yüz derece kontrol ettim."
Fırında kızartma
Yüksek ısıda fırın kullanarak yağ ile veya yağsız çıtır doku elde etme yöntemi. Sağlıklı kızartma alternatifidir.
"Patatesleri fırında kızarttım, az yağ kullandım."
Fırında marine et
Marine edilmiş etin fırında yavaş pişirilmesi; yumuşak ve lezzetli sonuç verir. Rosto ve kebap için idealdir.
"Kuzu budu marine edip fırında pişirdim."
Fırında sebze
Sebzelerin zeytinyağı ve baharatla kaplanıp yüksek ısıda fırında karamelleştirilmesi. Sağlıklı ve lezzetli yan yemektir.
"Fırında sebze yaptım, biberli servis ettim."
Fırınlama
Yemeğin fırında kuru ısı ile pişirilmesi; ekmek, kek, rosto ve sebze için kullanılır. Eşit ısı dağılımı sağlar.
"Keki yüz seksen derecede fırınladım."
Fıstık
Antep fıstığı, yer fıstığı veya çam fıstığı gibi kabuklu yemiş türleri. Tatlı, salata ve pilav yapımında yaygındır.
"Baklavaya Antep fıstığı serptim."
Fıstık ezmesi
Kavrulmuş yer fıstığının ezilmesiyle yapılan yoğun sürülebilir ezme. Tost, tatlı ve smoothie yapımında kullanılır.
"Tosta fıstık ezmesi ve muz koydum."
Filo börek
Yufka hamuru ile yapılan çıtır Türk böreği; peynir, ıspanak veya kıyma ile doldurulur. Katmer ya da rulo şeklinde pişirilir.
"Peynirli filo börek yaptım, fırınladım."
Filo hamuru
Yufka hamuru; ince, katmanlı ve çıtır doku verir. Baklava, börek ve aperatiflerde kullanılır.
"Filo hamurunu katladım, börek yaptım."
Filtreleme
Sıvıyı süzgeç veya tülbentten geçirerek katı parçacıklardan ayırma işlemi. Berrak sos ve et suyu için gereklidir.
"Et suyunu tülbentle filtreledim."
Fincan
Sıvı ölçü birimi ve içecek kabı; yaklaşık iki yüz elli mililitre hacme karşılık gelir. Tarif ölçümlerinde yaygın kullanılır.
"Hamura iki fincan süt ekledim."
Flambe
Alkollü içeceğin yemeğin üzerine dökülüp ateşlenmesiyle yapılan gösterişli pişirme tekniği. Alkol buharlaşır, karamelize tat kalır. Crêpe Suzette klasik örnektir.
"Krepi konyakla flambe yaptım, görsel oldu."
Foie gras
Fransız mutfağından, kaz veya ördek ciğerinin yağlandırılarak büyütülmüş hali. Lüks bir başlangıç yemeğidir.
"Foie gras'ı ince dilimledim, ekmekle servis ettim."
Fondue
İsviçre kökenli, eritilmiş peynirin ekmek parçalarına batırılarak yendiği sosyal yemek. Özel fondue potasında servis edilir.
"Fondue yaptık, ekmeği peynire batırdık."
Frappé
Çırpılmış buzlu kahve veya smoothie; soğuk ve köpüklü içecektir. Yaz aylarında serinleticidir.
"Frappé yaptım, buza vurdum."
French press
Kahvenin sıcak suyla demlenip metal filtreli pistonla süzüldüğü cam demleme kabı; sade ve yoğun kahve verir.
"Sabah kahvemi french pressle demledim."
Frenk soğanı
Mor veya beyaz, iri ve hafif tatlımsı soğan; çiğ veya pişmiş kullanılır. Salata, burger ve ızgarada yaygındır.
"Hamburgere ince dilimlenmiş frenk soğanı koydum."
Frenk üzümü
Kırmızı, asidik, vitaminli küçük meyve; reçel, sos ve tatlı garnisyonunda kullanılır. Cranberry ile karıştırılır.
"Hindi ile frenk üzümü sosu servis ettim."
Fritöz
Bol yağda derin kızartma yapmaya yarayan, sıcaklık kontrollü elektrikli cihaz; patates ve çıtır tavuk için kullanılır.
"Çıtır tavukları fritözde 180 derecede kızarttım."
Frittata
İtalyan omlet benzeri yumurtalı yemek; sebze, peynir ve etlerle zenginleştirilir. Fırında veya ocakta pişirilir.
"Ispanaklı frittata yaptım, fırında bitirdim."
Fruit coulis (Meyve sosu)
Meyvenin püre haline getirilip şekerle pişirilip süzüldükten sonra yapılan pürüzsüz sos. Tatlıların üzerine dökülür.
"Frambuaz coulis yaptım, cheesecake üzerine döktüm."
Füme
Yiyeceğin duman altında kurutularak tat ve koku kazandırılması. Balık, et ve peynir için kullanılır.
"Alabalığı soğuk füme yöntemiyle pişirdim."
G
Galeta
Kuru, sade bisküvi; tiramisu tabanında kullanılır.
"Tiramisuya galeta koydum."
Galeta unu
İnce öğütülmüş, kuru ekmek kırıntısı; kaplama, dolma ve köfte bağlayıcısı olarak kullanılır. Pankoya göre daha ince taneli.
"Balık filetosunu galeta ununda çevirdim."
Galette
Fransız kökenli düz, yuvarlak tart veya krep; çeşitli dolgu ve kaplamayla servis edilir. Karabuğday galettesi yaygındır.
"Karabuğday galette yaptım, yumurta kırıp pişirdim."
Ganache (Ganaj)
Çikolata ve sıcak kremanın karıştırılmasıyla elde edilen pürüzsüz kaplama. Pasta ve truffle yapımında kullanılır, soğuyunca koyulaşır.
"Pasta için bitter ganaj yaptım."
Garam masala
Hint mutfağından, kimyon, karanfil, tarçın ve karabiber karışımı baharat. Curry ve pilav yapımında kullanılır, sıcak ve aromatiktir.
"Pilava garam masala ekledim."
Garnitür
Ana yemeğin yanında servis edilen küçük sebze, pilav veya salata. Tabağı tamamlar, görsel zenginlik katar. Patates, havuç ve bezelye yaygın garnitürlerdir.
"Bifteğin yanına garnitür olarak karışık sebze koydum."
Gastropub
Kaliteli yemek ve el yapımı bira sunan modern restoran-bar karması. İnformal ve rahat ortam sağlar.
"Gastropub'da biftek ve craft bira içtik."
Gavurdağı salatası
Güneydoğu Anadolu kökenli, domates, salatalık, nar ekşisi ve sumakla yapılan ekşili salata. Kebapların yanında servis edilir.
"Gavurdağı salatası yaptım, nar ekşisi ekledim."
Gazoz
Karbonatlı, tatlı ve meyveli Türk içeceği. Serinletici olarak yemeklerle içilir, nostaljik bir tatdır.
"Köftenin yanına gazoz içtim."
Gazpacho
İspanyol soğuk çorbası; domates, salatalık, biber ve ekmek ezilerek yapılır. Yaz aylarında serinletici olarak içilir.
"Gazpacho yaptım, buzlu servis ettim."
Genoise
Fransız bisküvi keki; yumurta ve şeker köpürtülerek hafif dokuya sahip olur. Pasta tabanı olarak kullanılır.
"Genoise bisküvi yaptım, pasta tabanı olarak kullandım."
Gıda boyası
Yiyeceklere renk katmak için kullanılan doğal veya sentetik madde. Pasta, kurabiye ve dondurma dekorasyonunda yaygındır.
"Kremasına mavi gıda boyası ekledim."
Glaze (Parlatma)
Yemeğin üzerine parlak sos, tereyağı veya yumurta sürülmesi. Görsel çekicilik ve koruyucu tabaka sağlar.
"Keki glaze ile parlattım."
Gluten
Buğday ununun proteinleri; hamura elastiklik ve yapışkanlık verir. Çölyak hastaları glutensiz beslenmelidir.
"Ekmek hamurunu yoğurdum, gluten ağı oluştu."
Glutensiz
Buğday, arpa ve çavdardaki gluten proteinini içermeyen ürün ve tarifler; çölyak hastaları için gereklidir.
"Glutensiz kek yaptım, badem unuyla."
Gnocchi
İtalyan patates hamurundan yapılan küçük yastık şeklinde makarna. Sos veya tereyağ ile servis edilir.
"Gnocchi yaptım, fesleğen pestoyla servis ettim."
Gofret
Özel kalıpla pişirilen kareli, çıtır hamur; bal, reçel veya krema ile doldurulur. Kahvaltı veya tatlı olarak tüketilir.
"Gofret makinesiyle gofret yaptım, akçaağaç şurubu döktüm."
Gouda
Hollanda kökenli, yumuşak ve hafif tatlı sarı peynir. Sandwich, graten ve aperatifte kullanılır.
"Gouda peynirini rendeledim, tosta koydum."
Göbek
Tatlılarda, içe konulan yoğun dolgu veya kıvam; tulumba, kadayıf gibi hamur işlerinde kullanılır. Şerbetli tatlılarda merkezi dolguyu ifade eder.
"Kadayıfın göbeğine fıstık koydum."
Göbete
Orta Anadolu yöresine özgü, ince yufka hamuru ile yapılan, içi yumurtalı veya patatesli börek. Taze tüketilir, yumuşak dokulu.
"Göbete hamuru açtım, yumurta koyup pişirdim."
Göz göz olmak
Hamurda mayalanma sonucu hava kabarcıkları oluşması. Ekmeğin iç dokusunun geliştiğini gösterir, hacim kazandırır.
"Hamur kabardı, göz göz oldu, pişirdim."
Gözleme
Yufka hamuru açılıp içine peynir, patates veya ıspanak konularak sacda pişirilen Türk hamur işi. Sıcak ve çıtır servis edilir.
"Peynirli gözleme yaptım, sacda pişirdim."
Gözleme tahtası
Gözleme hamuru açmak için kullanılan ahşap yuvarlak tahta. Geleneksel Türk mutfak aleti, oklava ile birlikte kullanılır.
"Gözleme tahtasında hamur açtım."
Gram
Ağırlık ölçü birimi; tarif ve hassas pişirme için kullanılır. Dijital terazi gram ölçümü yapar.
"Unu iki yüz gram tarttım."
Granita
Meyve suyu ve şekerin dondurulup kazınarak kar kıvamına getirildiği İtalyan buzlu tatlısı.
"Limonlu granita yaptım, yazın çok serinletti."
Granola
Yulaf, kuruyemiş ve balın fırında kızartılmasıyla yapılan gevrek kahvaltılık. Yoğurt ve sütle tüketilir.
"Granola yaptım, yoğurdun üzerine serptim."
Granül şeker
Tane tane beyaz şeker. En yaygın kullanılan şeker türüdür.
"Hamura granül şeker ekledim."
Graten
Yemeğin üzerine rendelenmiş peynir veya ekmek kırıntısı serpilip fırında yüzeyin kızartılması. Fransız mutfağının klasiğidir.
"Patates grateni fırında kızarttım."
Graten kabı
Fırında üzeri kızartılan yemekler için kullanılan sığ, geniş fırın kabı; peynirin eşit kızarmasını sağlar.
"Patates gratenini graten kabında pişirdim."
Gravlax
İskandinav kökenli, tuzlanmış ve baharatlanmış çiğ somon dilimi. Hardal sosla ve ekmekle servis edilir.
"Gravlax yaptım, üç gün tuzda dinlendirdim."
Gremolata
İtalyan garnitürü; limon kabuğu rendesi, maydanoz ve sarımsak karışımı. Et ve balık üzerine serpilir, taze aroma katar.
"Dana osso buco için gremolata hazırladım."
Gri tuz
Fransız Atlantik kıyısından, mineral açısından zengin, nemli deniz tuzu. Gourmet yemeklerde son tuzlama için kullanılır.
"Bifteğin üzerine gri tuz serptim."
Grissini
İtalyan ince çubuk ekmeği; çıtır ve hafif tuzlu. Aperitif veya çorba ile servis edilir.
"Grissini aldım, humusla yedik."
Guacamole
Meksika kökenli avokado ezme mezesi; limon, domates ve kişniş ile hazırlanır. Cips ve tacoyla servis edilir.
"Guacamole yaptım, nachos'la yedik."
Gurme
Yemek konusunda bilgili ve seçici kişi. Kaliteli malzeme, özgün lezzetler ve zariflik arar.
"Gurme restorana gittik, degustasyon menü aldık."
Gül suyu
Gül yapraklarından damıtma yöntemiyle elde edilen aromatik sıvı. Türk tatlılarında ve içeceklerinde kullanılır.
"Lokuma gül suyu ekledim."
Güllaç
Nişasta yapraklarının süt ve gül suyu ile ıslatılıp katmanlandığı Ramazan tatlısı. Üzerine nar ve ceviz serpilir.
"Güllaç yaptım, nar taneleriyle süsledim."
Güneşte kurutma
Meyve, sebze veya eti güneş ışığıyla doğal olarak kurutma yöntemi. Geleneksel koruma tekniğidir, yoğun tat verir.
"Domatesleri güneşte kurutup kavanozda sakladım."
Güveç
Toprak veya porselen kapta uzun süre yavaş ateşte pişirilen et ve sebze yemeği. Türk mutfağının klasik pişirme yöntemidir.
"Kuzu güveç yaptım, iki saat pişirdim."
Güveç tası
Toprak veya porselen, kulplu, kapaklı pişirme kabı. Güveç yapımında ısıyı eşit dağıtır, geleneksel sunuma olanak tanır.
"Etli güveci toprak güveç tasında pişirdim."
Güveç yemeği
Toprak kapta yavaş pişirilen et ve sebze yemekleri kategorisi. Türk mutfağında kış yemeklerinin klasiğidir.
"Kuzu güveç yemeği yaptım, iki saat yavaş pişirdim."
Gyoza
İnce hamura et veya sebze doldurulup önce kızartılıp sonra buharda pişirilen Japon mantısı.
"Tavuklu gyoza yaptım, soya sosuyla servis ettim."
H
Haddock
Kuzey Atlantik balığı; beyaz etli, hafif tatlı. Fish and chips yapımında yaygındır, tütsülenmiş formu da vardır.
"Haddock filetosunu kızarttım."
Hafif pişmiş
Yemeğin tamamen pişmeyip merkezinin hafif çiğ kalması; biftek için orta-az derecesidir. Pembe merkez istenir.
"Bifteği hafif pişmiş istedim, orta-az geldi."
Halka dilim
Sebze veya meyvenin yuvarlak halka şeklinde kesilmesi. Soğan, domates ve limon için yaygın şekildir.
"Soğanı halka dilim kestim."
Halka tatlısı
Mayalı hamurun halka şeklinde kızartılıp şerbete atıldığı sokak tatlısı; dışı çıtır içi yumuşaktır.
"Halka tatlısı aldım, taze ve çıtırdı."
Hamburger
Izgara köfte, sebze ve sosun hamburger ekmeği arasında servis edildiği Amerikan fast-food yemeği.
"Hamburger yaptım, cheddar ekledim."
Hamsi
Küçük, yağlı Karadeniz balığı; kızartma, pilav ve buğulama ile pişirilir. Omega-3 kaynağıdır.
"Hamsiyi unladım, kızarttım."
Hamur kazıyıcı
Tezgâha yapışan hamuru toplamaya ve hamuru bölmeye yarayan düz kenarlı plastik veya metal alet.
"Ekmek hamurunu kazıyıcıyla ikiye böldüm."
Hamur yoğurmak
Un ve sıvı karışımının elle veya mikserle işlenerek elastik hale getirilmesi. Gluten ağı geliştirir.
"Ekmek hamurunu on dakika yoğurdum."
Hardal
Hardal tohumundan yapılan acımsı, keskin soslu baharat. Et, sandviç ve salata soslarında kullanılır.
"Sosise hardal sürdüm."
Hardal sosu
Hardal tohumundan yapılan acımsı sos. Sosisli sandviç ve et yanında kullanılır.
"Sosisliye hardal sosu sürdüm."
Hardal tohumu
Hardal bitkisinin tohumları; baharat veya sos yapımında kullanılır.
"Turşuya hardal tohumu ekledim."
Haşhaş
Küçük siyah veya beyaz tohum; çörek ve ekmeklere serpilir. Hafif fındıksı tada sahiptir.
"Poğaçaya haşhaş serptim."
Haşıl
Erzurum yöresine özgü; kalın bulgurun veya unun haşlanıp tereyağı ve yoğurtla servis edildiği geleneksel yemek.
"Erzurum usulü haşıl yaptım, tereyağlı."
Haşlama
Yiyeceğin sıcak suda pişirilmesi; et, sebze ve yumurta için temel yöntemdir. Sade ve sağlıklı pişirme tekniğidir.
"Patatesi haşlayıp püresi yaptım."
Haşlama tavuk
Tavuğun sade suyla veya baharatlı su ile pişirilmesi. Diyet ve salata için idealdir, yumuşak ve az yağlıdır.
"Tavuğu haşladım, salataya ekledim."
Havan
Baharat, fındık veya otu ezmek için kullanılan taş veya metal kap ve tokmak. El ile ezme işlemi sağlar.
"Sarımsakları havanda ezdim."
Havuç
Turuncu renkte, tatlımsı kök sebze. Çiğ, haşlama veya sote olarak tüketilir, beta karoten açısından zengindir.
"Havucu rendeledim, salata yaptım."
Havuç dilimi
Havucun ince veya kalın dilimler halinde kesilmesi.
"Havuç dilimi yaptım, çorba için."
Havuç rendesi
Havucun rendelenerek ince parçalara ayrılması.
"Havuç rendesi yaptım, salata için."
Havyar
Mersin balığı yumurtası; tuzlanmış ve lüks bir mezedir. Siyah veya kırmızı renkte olur, çok pahalıdır.
"Blini üzerine havyar koydum."
Haydari
Süzme yoğurt, dereotu ve sarımsakla yapılan Türk mezesi. Soğuk servis edilir, ekmekle yenir.
"Haydari yaptım, pideyle servis ettim."
Hazır çorba
Toz veya konserve formunda satılan, hızlı hazırlanabilen çorba. Pratik ama ev yapımından daha az lezzetlidir.
"Hazır çorba yaptım, ekmek ekledim."
Helezoni makarna
Burgu şeklinde İtalyan makarnası; sos tutması için tasarlanmıştır. Fusilli olarak da bilinir.
"Helezoni makarnayı pesto ile yedim."
Hellim
Kıbrıs kökenli, ızgara veya kızartma ile servis edilen sert peynir. Yüksek erime noktası vardır, çıtır doku alır.
"Hellim peynirini ızgarada pişirdim."
Helva
Un, irmik veya tahin ile şeker ve yağdan yapılan geleneksel Türk tatlısı. Sıcak veya soğuk servis edilir.
"İrmik helvası yaptım, fıstık serptim."
Hınkal
Kafkas mutfağından, hamur parçalarının et suyu ile pişirilip yoğurt ve tereyağı ile servis edildiği yemek.
"Hınkal yaptım, yoğurt döktüm."
Hıyar
Salatalık; taze, çıtır ve sulu sebze. Salata, turşu ve cacık yapımında kullanılır.
"Hıyarı dilimledim, salataya ekledim."
Hızlı pişirme
Yüksek ısıda kısa sürede pişirme yöntemi; wok ve sote tekniklerinde kullanılır. Sebzelerin çıtırlığını korur.
"Sebzeleri hızlı pişirme ile wok'ta yaptım."
Hibachi
Japon mangal veya ızgara tipi; yüksek ısıda hızlı pişirme sağlar. Teppanyaki restoranlarında kullanılır.
"Hibachi'de somon pişirdim."
Hidrasyon
Yiyeceğin su çekerek yumuşaması; kuru baklagil ve tahıllar ıslatılarak hidrate edilir. Pişme süresini kısaltır.
"Nohutları hidrate ettim, on saat ıslattım."
Hindi
Büyük kanatlı kümes hayvanı; fırında bütün pişirilir, yılbaşı sofralarının klasiğidir. Beyaz eti düşük yağlıdır.
"Yılbaşında fırında hindi pişirdim."
Hint köri
Hint baharatları karışımı; zerdeçal, kimyon ve kişniş içerir. Curry sosları ve et yemeklerinde kullanılır.
"Tavuğa Hint köri karışımı ekledim."
Hollandaise
Yumurta sarısı, tereyağı ve limon suyu ile yapılan emülsiyon sos. Eggs Benedict ve asparagus ile servis edilir.
"Hollandaise sos yaptım, benmari usulü."
Hoşaf
Kuru meyvelerin şekerli suda kaynatılmasıyla yapılan geleneksel içecek; kompostonun kuru meyveli halidir.
"Kuru kayısı hoşafı yaptım, soğuk servis ettim."
Hot dog
Sosis ekmeği; ızgara sosis uzun ekmeğe konur, ketçap ve hardal ile servis edilir. Sokak yemeğidir.
"Hot dog yaptım, hardallı seviyorum."
Hummus
Nohut ezmesi, tahin, limon ve sarımsakla yapılan Orta Doğu mezesi. Zeytinyağı ile servis edilir, ekmekle yenir.
"Hummus yaptım, pide ile servis ettim."
Huni
Sıvıları ve toz malzemeleri dar ağızlı kaplara dökmeye yarayan koni şeklinde araç; taşırmadan aktarma sağlar.
"Zeytinyağını şişeye huniyle doldurdum."
Hurma
Tatlı, yumuşak ve lif yüklü meyve; enerji deposudur. Taze veya kuru olarak tüketilir, tatlı yapımında kullanılır.
"Hurma ve bademle enerji topu yaptım."
I
Isırgan otu
Isırgan otu; haşlanarak çorba ve yemeklerde kullanılır. Vitamin açısından zengindir.
"Isırgan çorbası yaptım."
Islama köfte
Sakarya yöresine özgü; et suyuna batırılmış kızarmış ekmek üzerinde ızgara köfte servis edilen yemek.
"Adapazarı'nda ıslama köfte yedik."
Ispanak
Yeşil yapraklı sebze; demir ve vitamin açısından zengin. Zeytinyağlı, börek dolgusu veya salata olarak tüketilir.
"Ispanağı zeytinyağlı pişirdim."
Izgara
Yiyeceğin ızgara üzerinde doğrudan ateşte veya közde pişirilmesi. Dışı kavrulur, duman aroması alır.
"Köfteleri ızgarada pişirdim."
Izgara tavası
Tabanı oluklu döküm tava; et ve sebzede ızgara izi bırakır, yağın oluklara akmasıyla daha sağlıklı pişirme sağlar.
"Bifteği ızgara tavasında mühürledim, izler çok güzel çıktı."
Izgara tavuk
Tavuğun ızgarada pişirilmesi. Sağlıklı ve düşük yağlı yemektir.
"Izgara tavuk yaptım, salata ile."
İ
İbrik
Su, şerbet veya kahve koymak için kullanılan ince uzun boyunlu geleneksel kap; bakır işçiliğiyle bilinir.
"Şerbeti bakır ibrikten bardaklara doldurdum."
İç organlar
Hayvanın ciğer, böbrek, kalp gibi iç kısımları. Sakatat yemeklerinde kullanılır.
"İç organları temizledim, pişireceğim."
İç yağı
Hayvanın karın boşluğunu saran beyaz yağ tabakası. Eritilerek kuymak ve helva yapımında kullanılır.
"İç yağını erittim, helva için kullandım."
İçecek
Sıvı halde tüketilen her türlü su, meyve suyu, çay ve kahve. Yemeklere eşlik eder veya tek başına içilir.
"Yemeğin yanına ayran içeceği aldım."
İçinde pişirmek
Yemeğin kendi suyunda veya minimum sıvıyla pişirilmesi. Lezzet yoğunlaşır, besin kaybı azalır.
"Sebzeleri içinde pişirdim, suyunu kullandım."
İçki
Alkollü içecek; şarap, bira ve rakı gibi. Yemek eşliğinde veya sosyal ortamlarda tüketilir.
"Balık yanına rakı içtik."
İçli köfte
Bulgur kabuğu içine kıyma dolgusu konularak yapılan Türk köftesi. Kızartılır veya haşlanır, oval şekildedir.
"İçli köfte yaptım, kızarttım."
İftariye
Ramazan ayında iftar sofrasında sunulan yemek ve tatlılar. Hurma, çorba ve pide gelenekseldir.
"İftariyede mercimek çorbası yaptım."
İki parmak
Mutfakta yaklaşık iki santim yükseklik ölçüsü. Sıvı miktarını tarif ederken kullanılır.
"Tencereye iki parmak su ekledim."
İkram
Misafire sunulan yiyecek ve içecek. Türk misafirperverliğinin göstergesidir, çay ve tatlı yaygındır.
"Misafirlere baklava ikram ettik."
İlave krema
Yüksek yağ oranlı krema; çırpılarak sertleşir, pasta ve tatlı süslemesinde kullanılır. Şekerle tatlandırılır.
"İlave krema çırptım, pastaya sürdüm."
İlik kemiği
Kemiğin içindeki yağlı doku; zengin ve besleyicidir. Fırında pişirilip ekmekle yenir.
"İlik kemiğini fırınladım, ekmekle sürdüm."
İmambayıldı
Patlıcanın ortasına soğan, domates ve sarımsak dolgusuyla yapılan zeytinyağlı Türk yemeği. Soğuk servis edilir.
"İmambayıldı yaptım, soğuk servis ettim."
İnce bulgur
Buğdayın ince kırılmasıyla elde edilen bulgur türü. Çiğ köfte ve kisir yapımında kullanılır, çabuk yumuşar.
"Çiğ köfte için ince bulgur kullandım."
İnce doğramak
Malzemenin bıçakla çok ince parçalara kesilmesi. Soğan, sarımsak ve ot için kullanılır.
"Soğanı ince doğradım."
İnce kesim
Malzemenin bıçak veya dilimleyici ile ince dilimler halinde kesilmesi. Salam ve sebzelerde kullanılır.
"Salamı ince kesim dilimledim."
İnce şerit
Sebze veya etin kibrit çöpü genişliğinde kesilmesi. Julienne tekniğiyle yapılır.
"Havucu ince şerit doğradım."
İndüksiyonlu ocak
Manyetik alanla doğrudan tencere tabanını ısıtan elektrikli ocak; hızlı, verimli ve yüzeyi görece soğuk kalır.
"Suyu indüksiyonlu ocakta iki dakikada kaynattım."
İnek sütü
İnekten sağılan süt; en yaygın süt türüdür. Yoğurt, peynir ve tatlı yapımında kullanılır.
"İnek sütünden yoğurt yaptım."
İnfüzyon
Bitki veya baharatın sıcak sıvıda bekletilerek aromasının alınması. Çay demleme ve sos yapımında kullanılır.
"Vanilyayı sütte infüze ettim, puding yaptım."
İngiliz usulü kahvaltı
Yumurta, sosis, domates, fasulye ve ekmeğin birlikte servis edildiği doyurucu kahvaltı. Full breakfast olarak bilinir.
"İngiliz usulü kahvaltı hazırladım."
İri taneli
Büyük parçalı veya kabaca öğütülmüş malzeme. Tuz, bulgur ve şeker için kullanılır.
"İri taneli tuz ekledim."
İrmik
Buğday öğütülürken elde edilen iri taneli un türü. Helva, tatlı ve çorba yapımında kullanılır.
"İrmik helvası yaptım, çam fıstığı ekledim."
İrmik helvası
İrmiğin tereyağında kavrulup şerbetle pişirildiği geleneksel Türk tatlısı; çam fıstığıyla zenginleştirilir.
"İrmik helvası kavurdum, çam fıstıklı."
İskender kebap
İnce dilimlenmiş döner, yoğurt ve domates sosunun pide üzerinde servis edildiği Bursa yöresel yemeği.
"İskender kebap yedim, tereyağlı geldi."
İsli
Duman aroması almış, füme edilmiş yiyecek. Et, balık ve peynirde kullanılır.
"İsli somondan sandviç yaptım."
İsot
Güneydoğu Anadolu'ya özgü, acı kırmızı biber türü. Kurutulup öğütülür, kebap ve köfte baharatıdır.
"Çiğ köfteye isot ekledim."
İspanyol biberi
Hafif acı, etli ve kırmızı biber türü; dolma ve közleme için idealdir. Sivri biberden daha iri.
"İspanyol biberini közledim."
İstakoz
Büyük, etli deniz kabuklusu; lüks mutfağın simgesidir. Buhar veya haşlama ile pişirilir.
"İstakoz haşladım, tereyağı ile yedim."
İsteğe göre
Tarifteki malzeme veya baharatın kişisel tercih ile eklenmesi. Opsiyonel malzemeleri ifade eder.
"İsteğe göre biber ekleyin dedim."
İstiridye
Deniz kabuklusu; çiğ veya pişmiş yenir, lüks yemeklerde kullanılır. Limon ve mignonette ile servis edilir.
"İstiridyeleri çiğ yedim, limon sıktım."
İşkembe
Koyun veya sığır midesinden yapılan geleneksel Türk çorbası. Sarımsaklı ve sirkeli servis edilir, sabah içkisinden sonra tercih edilir.
"İskembe çorbası içtim, sarımsaklı istedim."
İtalyan dondurması
Gelato; yumurta sarısı, süt ve meyveden yapılan yoğun ve kremsi İtalyan dondurması. Daha az hava içerir.
"İtalyan dondurması yedim, fıstık aromalı."
İtalyan maydanozu
Düz yapraklı, yumuşak aromalı maydanoz türü. Kıvırcık türden daha hafif, salata ve garnisyonda tercih edilir.
"Salataçörüüklemeye İtalyan maydanozu ekledim."
İyotlu tuz
İyot minerali eklenmiş sofra tuzu; sağlık için önerilir. Mutfakta temel tuzlama malzemesidir.
"Yemeğe iyotlu tuz ekledim."
İzmir köfte
Köftelerin patates ve domates sosla birlikte fırında pişirildiği Ege yöresi yemeği.
"İzmir köfte yaptım, fırında patatesli."
J
Jalapeno
Meksika kökenli orta şiddette acı yeşil biber. Salsa, nachos ve Meksika yemeklerinde kullanılır.
"Pizzaya turşu jalapeno ekledim."
Jambon
Domuz veya hindiden yapılan dilimli et ürünü. Sandviç ve pizzada kullanılır.
"Tosta jambon koydum."
Jamon
İspanyol domuz jambonu; tuzlanıp kurutularak hazırlanır. İnce dilimlenip aperitif olarak servis edilir.
"Jamon iberico yedim, çok lezzetliydi."
Jelatin
Hayvan kolajeninden elde edilen, sıvıyı katılaştıran madde. Tatlı, aspik ve mousse yapımında kullanılır.
"Muhallebiye jelatin ekledim, kıvam aldı."
Julienne (Jülyen)
Sebzeleri kibrit çöpü kalınlığında uzun şeritler halinde kesme tekniği. Havuç, kereviz ve kabak için kullanılır.
"Havuçları jülyen doğradım, salata için."
Jus
Fransızca "meyve suyu" veya "et suyu" anlamında; yoğunlaştırılmış sos. Et yemeklerinin yanında servis edilir.
"Bifteğe yanında jus servis ettim."
K
Kabak
Yeşil veya sarı renkte, sulu sebze. Zeytinyağlı, dolma ve kızartma olarak pişirilir.
"Kabak dilimlerini kızarttım, yoğurtla servis ettim."
Kabartma tozu
Hamurun kabarmasını sağlayan kimyasal mayalandırıcı; kek ve kurabiyelerde kullanılır. Karbonatla karıştırılmamalıdır.
"Keke bir paket kabartma tozu ekledim."
Kadayıf
İnce tel halinde hamur; şerbetle tatlandırılır. İçine fıstık veya ceviz konulur.
"Kadayıf yaptım, fıstık doldurdum."
Kahve
Kahve çekirdeğinin kavrulup öğütülmesiyle elde edilen içecek. Espresso, filtre ve Türk kahvesi yaygındır.
"Sabah Türk kahvesi yaptım."
Kahve değirmeni
Kahve çekirdeklerini istenen incelikte öğüten el veya elektrikli değirmen; taze öğütüm kahvenin aromasını korur.
"Çekirdekleri kahve değirmeninde ince öğüttüm."
Kakao
Çikolata yapımında kullanılan bitki tohumunun tozu. Kek, içecek ve tatlıda kullanılır.
"Keke kakao tozu ekledim."
Kalamar
Mürekkep balığının halka kesilip hafif hamurla kızartıldığı deniz ürünü; tarator sosla servis edilir.
"Kalamar tava söyledik, tarator sosluydu."
Kanepe
Küçük ekmek veya kraker üzerine sürülüp süslenen tek lokmalık aperatif; davetlerde servis edilir.
"Davet için somonlu kanepeler hazırladım."
Kapari
Akdeniz bitkisinin tuzlanmış veya sirkeli tomurcukları. Balık, salata ve sosda ekşi tat verir.
"Somon sosuna kapari ekledim."
Kapuska
Lahanakıyma veya etli pişirilen Türk yemeği. Soğan ve domates ile tatlandırılır.
"Kapuska yaptım, etli pişirdim."
Karabiber
Siyah renkte, keskin ve aromatik baharat. Tüm mutfak dünyasında en yaygın baharat türüdür.
"Bifteğe taze öğütülmüş karabiber serptim."
Karamel
Şekerin ısıtılarak kahverengileştirilmesi. Tatlı kaplama ve sos yapımında kullanılır.
"Karamel sos yaptım, dondurmanın üzerine döktüm."
Karamelizasyon
Şekerin ısı ile kahverengileşip yeni tat oluşturması. Soğan, havuç ve tatlılarda kullanılır.
"Soğanı karamelleştirdim, yavaş ateşte."
Karışık ızgara
Çeşitli etlerin bir arada közde pişirilmesi. Köfte, kanat, şiş içerir, zengin menüdür.
"Karışık ızgara söyledik, hepsi geldi."
Karides
Deniz kabuklusu; beyaz etli, protein zengin. Haşlama, sote veya ızgara ile pişirilir.
"Karidesleri tereyağında soteledim."
Karnabahar
Beyaz çiçekli sebze; haşlanarak, kızartılarak veya graten yapılarak tüketilir. C vitamini açısından zengindir.
"Karnabaharı haşladım, yoğurtla yedim."
Karnıyarık
Patlıcanın ortası yarılıp kıyma dolgusuyla pişirilen Türk yemeği. Fırında domates sosla pişirilir.
"Karnıyarık yaptım, fırında pişirdim."
Karpuz
Yeşil kabuklu, kırmızı etli, sulu ve tatlı yaz meyvesi. Soğuk servis edilir, serinleticidir.
"Karpuzu doğradım, buzluğa koydum."
Kaşar
Sarı renkte, eriyebilen Türk peyniri. Tost, börek ve graten yapımında kullanılır.
"Tosta kaşar peyniri koydum."
Katmer
İnce açılan hamurun kaymak ve fıstıkla katlanıp sacda pişirildiği tatlı; Gaziantep kahvaltısının simgesidir.
"Fıstıklı katmer yedik, sıcacıktı."
Kavrulmak
Yağsız veya az yağda malzemenin altın rengine kadar pişmesi. Fındık, un ve baharat için kullanılır.
"Fındıkları kavrdum, koküsu çıktı."
Kavun
Yeşil veya sarı kabuklu, tatlı ve sulu yaz meyvesi. Soğuk servis edilir, serinleticidir.
"Kavunu dilimledim, soğuk servis ettim."
Kavurma
Etin kendi yağında uzun süre pişirilerek yumuşatılması. Tirit ve pilav yapımında kullanılır.
"Kuzu kavurma yaptım, kahvaltıda yedik."
Kayısı
Turuncu renkte, tatlı ve lifli meyve. Taze, kuru veya reçel olarak tüketilir.
"Kayısı kompostosu yaptım."
Kaymak
Sütün yüzeyinde oluşan yağlı tabaka; kahvaltıda bal ile yenir. Yoğun ve kremsi dokuludur.
"Taze kaymak aldım, balıyla yedik."
Kazan
Kalabalık için yemek pişirilen büyük, derin tencere; düğün ve hayır yemeklerinin simgesidir.
"Pilavı düğün için kazanda pişirdik."
Kazandibi
Muhallebinin tabanının bilerek karamelize edildiği, ters çevrilerek servis edilen sütlü Türk tatlısı.
"Kazandibi yaptım, altı güzelce karamelize oldu."
Kebap
Etin şişte, tavada veya fırında pişirildiği Türk yemekleri kategorisi. Adana, urfa ve şiş kebap yaygındır.
"Adana kebap yaptım, közde pişirdim."
Keçi peyniri
Keçi sütünden yapılan beyaz, kremsi peynir. Salata ve tart yapımında kullanılır, hafif ekşimtir.
"Salata üzerine keçi peyniri rendesi serptim."
Kefir
Kefir mayasıyla fermente edilen ekşimsi süt içeceği; probiyotik değeri yüksektir, sade veya meyveli içilir.
"Sabahları bir bardak kefir içiyorum."
Kek
Un, yumurta, şeker ve yağdan yapılan fırınlanmış tatlı. Çeşitli aromalar ve süslemelerle zenginleştirilir.
"Vanilyalı kek yaptım, glaze sürdüm."
Kek kalıbı
Kek hamuru pişirmek için kullanılan metal veya silikon kalıp. Çeşitli şekil ve boyutlarda bulunur.
"Kek hamurunu kalıba döktüm."
Kekik
Aromatik ve hafif acımsı ot; et marinasyonu, çay ve yağ aromatizasyonunda kullanılır. Kuru veya taze olabilir.
"Kuzu etine kekik sürdüm."
Kelepçeli kek kalıbı
Kenarı kelepçeyle açılan kek kalıbı (springform); cheesecake gibi hassas tatlıların kalıptan bozulmadan çıkmasını sağlar.
"Cheesecake'i kelepçeli kalıpta pişirdim, tertemiz çıktı."
Kepçe
Çorba ve sulu yemekleri servis etmeye yarayan derin, uzun saplı kaşık; porsiyon ölçüsü olarak da kullanılır.
"Çorbayı kepçeyle kâselere paylaştırdım."
Kereviz
Sapları ve kökü yenen aromatik sebze. Çorba, salata ve meze yapımında kullanılır.
"Kereviz saplarını salata yaptım."
Kesme şeker
Küp şeklinde kesilmiş toz şeker. Çay içinde eritilir, dekoratif sunumlarda kullanılır.
"Çaya kesme şeker attım."
Kevgir
Kızartma ve haşlamaları yağından veya suyundan süzerek almaya yarayan geniş delikli, uzun saplı kepçe.
"Lokmaları kevgirle yağdan çıkardım."
Kırmızı biber
Olgun, tatlı veya acı biber. Salata, dolma ve közleme için kullanılır.
"Kırmızı biberi dolma yaptım."
Kırmızı et
Sığır, kuzu ve koyun etinin genel adı. Protein ve demir açısından zengindir.
"Kırmızı et yedik, biftek şeklinde."
Kırmızı lahana
Mor renkte lahana; salata ve haşlama yapımında kullanılır.
"Kırmızı lahana salatası yaptım."
Kısır
İnce bulgur, salça, limon ve ince doğranmış sebzelerle yapılan Türk salatası. Soğuk servis edilir.
"Kısır yaptım, marul sararak yedik."
Kıtır
Yiyeceğin çıtır, gevrek dış yüzeye sahip olması. Kızartma ve fırınlama ile elde edilir.
"Tavuk kanatları kıtır kıtır oldu."
Kıtlama
Çayın yanında şekeri bardağa atmak yerine dilin altında eriterek içme geleneği; Erzurum yöresiyle özdeşleşmiştir.
"Dedem çayı hep kıtlama şekerle içerdi."
Kıvam
Yemeğin yoğunluk derecesi; su, süt veya nişasta ile ayarlanır. Çorba ve sos yapımında önemlidir.
"Çorbanın kıvamını un bulamacıyla ayarladım."
Kıvırcık marul
Kıvırcık yapraklı, çıtır marul türü. Salatalarda kullanılır.
"Kıvırcık marul aldım, yıkadım."
Kıyılmış et
Etin ince parçalara doğranması. Köfte, mantı ve güveç için kullanılır.
"Kıyılmış et aldım, köfte yapacağım."
Kıyma
Etin öğütülmüş hali; köfte, dolma ve bolonez yapımında kullanılır. Taze kullanılmalıdır.
"Dana kıymasından köfte yaptım."
Kızarmış ekmek
Ekmeğin tavada veya kızartma makinesinde kızartılması.
"Kızarmış ekmek yaptım, reçel sürdüm."
Kızartma
Yiyeceğin bol yağda yüksek ısıda pişirilmesi. Çıtır doku ve altın renk kazandırır.
"Patatesleri kızarttım."
Kızgın yağ
Yüksek ısıya ulaşmış sıvı yağ; kızartma için gereklidir. Malzeme atıldığında hemen köpürür.
"Kızgın yağa patatesi attım, hemen kabarıdı."
Kimchi
Lahananın acı biber ve sarımsakla fermente edildiği geleneksel Kore turşusu; probiyotik açısından zengindir.
"Kimchi mayalandı, pilav yanında denedim."
Kimyon
Çim benzeri bitkinin tohumlarından elde edilen aromatik baharat. Köfte, çorba ve köride kullanılır.
"Köfteye kimyon ekledim."
Kiraz
Kırmızı, tatlı ve küçük meyveli yaz meyvesi. Taze, reçel veya tart olarak tüketilir.
"Kirazlı tart yaptım."
Kişniş
Yeşil yapraklı, keskin aromatik ot; Asya ve Latin mutfaklarında yaygındır. Tohumları baharat olarak kullanılır.
"Guacamole'ye kişniş ekledim."
Kokoreç
Kuzu bağırsağının şişe sarılıp közde pişirildiği sokak lezzeti; kekik ve pul biberle doğranarak servis edilir.
"Yarım ekmek kokoreç söyledim, acılı."
Kokteyl
Alkollü veya alkolsüz içeceklerin karıştırılmasıyla hazırlanan içki. Bar ve partilerde servis edilir.
"Mojito kokteyl yaptım."
Konserve açacağı
Teneke konserve kutularının kapağını güvenle keserek açan mekanik alet.
"Ton balığı kutusunu konserve açacağıyla açtım."
Köfte
Kıyma, bulgur veya patatesten yapılan yuvarlak veya oval yemek. Izgara, haşlama veya kızartma ile pişirilir.
"İzmir köftesi yaptım, patatesli pişirdim."
Köri
Hint baharat karışımı; zerdeçal, kimyon ve kişniş içerir. Curry sosları ve pilav yapımında kullanılır.
"Tavuğa köri karışımı sürdüm."
Köz
Kor halindeki közün üzerinde veya kızgın fırında patlıcan ve biber gibi sebzelerin pişirilmesi. Duman aroması verir.
"Biberleri közde pişirdim."
Közleme
Yiyeceğin ateş veya kor üzerinde pişirilmesi. Biber, patlıcan ve et için yaygın yöntemdir.
"Patlıcanları közledim, salatası için."
Krem peynir
Yumuşak, kremsi taze peynir; bagel ve cheesecake yapımında kullanılır. Kısa raf ömrü vardır.
"Bagela krem peynir sürdüm."
Krem şanti
Çırpılmış krema; şekerle tatlandırılır, pasta ve tatlı süslemesinde kullanılır. Hafif ve puf puf dokulu.
"Krem şanti yaptım, meyveli pasta için."
Krema
Sütün yağlı kısmı; tatlı ve sos yapımında kullanılır. Çırpılarak hacim kazanır.
"Kremayı çırptım, pastaya sürdüm."
Krep
İnce, yumuşak tava hamuru; tatlı veya tuzlu iç malzemelerle rulo yapılarak servis edilir.
"Kahvaltıda çikolatalı krep yaptım."
Krep tavası
Alçak kenarlı, geniş ve yapışmaz yüzeyli tava; krep ve pancake'in kolayca çevrilmesini sağlar.
"Krepleri krep tavasında ince ince pişirdim."
Kurabiye
Un, yağ ve şekerden yapılan küçük, çıtır hamur işi. Çeşitli şekil ve aromalarda hazırlanır.
"Tereyağlı kurabiye yaptım."
Kuru fasulye
Beyaz veya barbunya fasulye; haşlandıktan sonra etli veya zeytinyağlı pişirilir. Türk mutfağının klasiğidir.
"Kuru fasulye haşladım, etli pişirdim."
Kuru üzüm
Güneşte kurutulmuş üzüm; pilav, tatlı ve salatalarda kullanılır. Enerji deposudur.
"Pilava kuru üzüm ekledim."
Kuru yemiş
Kabuklu meyvelerin genel adı; badem, ceviz, fındık. Atıştırmalık veya tatlı malzemesi olarak kullanılır.
"Kuru yemiş karışımı hazırladım."
Kurutulmuş domates
Domateslerin güneşte veya fırında kurutulması. Pizza ve salatada kullanılır.
"Pizzaya kurutulmuş domates ekledim."
Kuskus
İrmikten yapılan küçük taneli hamur ürünü; Kuzey Afrika mutfağının temelidir, buharda pişirilir.
"Sebzeli kuskus hazırladım, ana yemeğin yanına."
Kuymak
Karadeniz yöresine özgü, peynir ve mısır unundan yapılan yoğun kıvamlı yemek. Sıcak servis edilir.
"Kuymak yaptım, ekmekle yedik."
Kuzu eti
Bir yaşından küçük koyunun eti; yumuşak ve az yağlı. Kebap, tandır ve güveçte kullanılır.
"Kuzu etinden tandır yaptım."
Kuzu tandır
Kuzunun fırında uzun süre yavaş pişirilmesi. Et yumuşar, kemikten ayrılır.
"Kuzu tandır yaptım, dört saat pişirdim."
Künefe
Tel kadayıf arasına peynir konulup şerbetle tatlandırılan sıcak Türk tatlısı. Fıstık serpilerek servis edilir.
"Künefe yaptım, sıcak servis ettim."
L
Labne
Süzme yoğurdun daha yoğun hali; peynir kıvamında. Zeytinyağı ve baharatla meze olarak servis edilir.
"Labne yaptım, zeytinyağı döktüm."
Lahana
Yeşil veya beyaz yapraklı sebze; turşu, sarma ve salata yapımında kullanılır. C vitamini açısından zengindir.
"Lahana sarması yaptım."
Lahana turşusu
Lahanakın tuzlu su veya salamura ile fermente edilmesiyle yapılan turşu. Probiyotik içerir.
"Lahana turşusu yaptım, iki hafta dinlendirdim."
Lahmacun
İnce hamur üzerine kıyma, domates ve baharatın yayılıp fırında pişirildiği Türk pizzası. Limon ve maydanozla sarılarak yenir.
"Lahmacun yaptım, sacda pişirdim."
Lapa
Aşırı sulu ve kıvamlı çorba veya yemek durumu. Fazla pişmiş veya su eklenmiş hali ifade eder.
"Çorba lapa gibi oldu, su ekledim."
Latte
Espresso ve buharlı sütün karıştırıldığı İtalyan kahvesi. Üstüne köpük süt eklenir, latte art yapılabilir.
"Latte yaptım, kalp şekli çizdim."
Lavaş
İnce, yumuşak Türk ekmeği; dürüm ve kebap için kullanılır. Hızla bayatlar, nemli tutulmalıdır.
"Lavaşa döner sardım."
Lazanya
İtalyan hamur katmanları arasına sos ve peynir konularak fırında pişirilen yemek. Beşamel ve bologez sosuyla zenginleştirilir.
"Lazanya yaptım, fırınladım."
Levha çikolata
Kalıplara dökülerek katılaştırılmış çikolata. Kırılarak atıştırmalık veya eritilerek tatlı yapımında kullanılır.
"Levha çikolatayı erittim, kaplama yaptım."
Levha hamur
Rulo halinde satılan hazır hamur; milföy ve tart yapımında kullanılır. Pratik ve hızlı çözümdür.
"Levha hamurla tart yaptım."
Levrek
Beyaz etli, lezzetli deniz balığı. Fırın, ızgara veya buğulama ile pişirilir.
"Levreği fırında pişirdim."
Levrek buğulama
Levreğin buharda veya kağıtta pişirilmesi. Sağlıklı ve hafif pişirme yöntemidir.
"Levreği buğulama yaparak pişirdim."
Leziz
Yemeğin lezzetli ve hoş tadını ifade eden sıfat. Başarılı yemeklerin nitelemesidir.
"Yemek çok lezizdi, hepimiz beğendik."
Lezzet
Yemeğin tadı ve aroması. Tuz, baharat ve pişirme yöntemiyle zenginleştirilir.
"Yemeğin lezzeti mükemmeldi."
Limon
Sarı renkte, ekşi ve aromatik narenciye. Salata, balık ve çorbalarda ekşilik verici olarak kullanılır.
"Balığa limon sıktım."
Limon kabuğu rendesi
Limonun sarı dış kabuğunun rendelenmesi; aromatik yağlar içerir. Kek, kurabiye ve sosda kullanılır.
"Keke limon kabuğu rendesi ekledim."
Limon sarısı
Açık sarı renk; limon kabuğu rengini ifade eder. Pasta ve kurabiye boyasında kullanılır.
"Kremayı limon sarısı renkte boyadım."
Limon suyu
Limonun sıkılmasıyla elde edilen ekşi sıvı. Salata, balık ve içeceklerde kullanılır.
"Salataya limon suyu sıktım."
Limon tuz
Limon kabuğu rendesi ve tuzun karışımı. Balık, tavuk ve salata baharatıdır.
"Tavuğa limon tuz sürdüm."
Limonata
Limon suyu, su ve şekerden yapılan serinletici içecek. Yaz aylarında buzlu servis edilir.
"Taze limonata yaptım."
Limonlu su
Suya limon suyu eklenmesi. Serinletici ve vitamin C kaynağıdır.
"Limonlu su içtim, çok ferahladım."
Lokma
Mayalı hamurun küçük toplar halinde kızartılıp şerbete atıldığı tatlı; hayır lokması geleneğiyle bilinir.
"Lokma döktürdük, sıcak sıcak dağıttık."
Lokum
Nişasta, şeker ve aromalardan yapılan geleneksel Türk tatlısı. Küp şeklinde kesilir, pudra şekeriyle kaplanır.
"Gül aromalı lokum yaptım."
Lop
Koyun veya dana etinin but kısmı. Rosto, haşlama ve tandır için uygundur.
"Dana lopu rosto yaptım."
Lor peyniri
Peynir altı suyundan yapılan beyaz, taze ve yumuşak peynir. Börek, gözleme ve tatlılarda kullanılır.
"Gözlemeye lor peyniri koydum."
Lüfer
Boğaz'ın ünlü göç balığı; ızgarası makbuldür. Boyuna göre çinekop, sarıkanat gibi adlar alır.
"Lüferi ızgarada pişirdim, roka ile servis ettim."
M
Macun
Yoğun kıvamlı, tatlı veya ekşi sos. Nar ekşisi macunu yaygındır.
"Salata için nar ekşisi macunu kullandım."
Maden suyu
Mineralli, doğal kaynak suyu veya karbonatlı su. İçecek olarak veya kokteyllerde kullanılır.
"Maden suyu içtim, serinletti."
Mahlep
Yabani kiraz çekirdeğinin içinden elde edilen aromatik baharat. Çörek ve tatlılarda kullanılır.
"Çörek hamuruna mahlep ekledim."
Makarna
Buğday unundan yapılan İtalyan hamur ürünü. Çeşitli şekillerde üretilir, sos ile servis edilir.
"Spagetti makarna pişirdim, domatesli sos yaptım."
Makarna makinesi
Hamuru silindirler arasında inceltip erişte veya lazanya yaprağı kesen mekanik alet; ev yapımı taze makarnanın anahtarıdır.
"Hamuru makarna makinesinden geçirip taze erişte yaptım."
Makaron
Badem unu, yumurta akı ve şekerden yapılan renkli Fransız kurabiyesi. İki parça arasına krema konulur.
"Çilekli makaron yaptım."
Maltız
Üzerinde yemek pişirilen taşınabilir kömürlü ocak; tüplü ocaklardan önce Türk mutfaklarının temel pişirme aracıydı.
"Balığı maltızda közleyerek pişirdik."
Manda sucuğu
Manda etinden yapılan sucuk. Yoğun ve aromatiktir.
"Manda sucuğu aldım, yumurta ile yedim."
Manda yoğurdu
Manda sütünden yapılan yoğun ve kremsi yoğurt. Protein ve yağ oranı inek yoğurdundan yüksektir.
"Manda yoğurdu aldım, çok koyuydu."
Mandolin
Sebzeleri ince ve eşit dilimlemek için kullanılan kesici alet. Profesyonel mutfaklarda yaygındır.
"Patatesi mandolin ile dilimledim."
Mangal
Kömür ateşi üzerinde ızgara yapmaya yarayan taşınabilir pişirme aracı; Türk piknik ve kebap kültürünün merkezidir.
"Hafta sonu mangal yaktık, köfte ve kanat pişirdik."
Mantar
Beyaz veya kahverengi mantarlar; sote, çorba ve pizza yapımında kullanılır. Umami tat verir.
"Mantarları tereyağında soteledim."
Mantı
İçine kıyma konan küçük hamur parçalarının haşlanıp yoğurt ve tereyağıyla servis edildiği Türk yemeği.
"Mantı yaptım, sarımsaklı yoğurt döktüm."
Margarin
Bitkisel yağlardan üretilen tereyağı alternatifi. Hamur işi ve kızartmalarda kullanılır.
"Keke margarin ekledim."
Marinade
Marine etmek için kullanılan sos karışımı. Yoğurt, baharat ve asitli sıvılardan oluşur.
"Tavuk için marinade hazırladım."
Marinasyon süresi
Malzemenin marine edilip bekletildiği süre. Et için minimum 2 saat önerilir.
"Marinasyon süresini dört saat tuttum."
Marine etmek
Etin veya balığın baharat, yağ ve asitli sıvıyla kaplanıp bekletilmesi. Yumuşamasını ve tat almasını sağlar.
"Tavuğu yoğurtla marine ettim, bir gece bekledim."
Marul
Yeşil yapraklı, çıtır salata sebzesi. Sandviç ve burgerlerde de kullanılır.
"Marulu yıkadım, salata yaptım."
Marul yaprağı
Marul bitkisinin yeşil yaprakları. Salata ve sandviçte kullanılır.
"Burgere marul yaprağı koydum."
Masala
Hint baharat karışımları; garam masala, tikka masala gibi. Curry yapımında kullanılır.
"Tavuğa tikka masala sürdüm."
Masat
Bıçağın ağzını düzelterek keskinliğini koruyan çelik veya seramik çubuk; kasap ve şeflerin her kullanım öncesi başvurduğu alettir.
"Kesime başlamadan bıçağı masatla düzelttim."
Maşa
Sıcak yiyecekleri tutmaya, çevirmeye ve servis etmeye yarayan iki kollu alet; ızgara ve salata servisinde kullanılır.
"Izgaradaki köfteleri maşayla çevirdim."
Maydanoz
Yeşil yapraklı, aromatik ot; salata, çorba ve garnitürde kullanılır. Kıvırcık ve düz türleri vardır.
"Tabuleye bol maydanoz ekledim."
Maydanoz sapı
Maydanozun sert sapları; et suyu ve mirepoix yapımında aroma verir. Pişme bitince çıkarılır.
"Et suyuna maydanoz sapı ekledim."
Mayonez
Yumurta, yağ ve limon ile yapılan emülsiyon sos. Sandviç, salata ve patates kızartmasının yanında kullanılır.
"Patates salatası için mayonez yaptım."
Mayonezli salata
Mayonez ile hazırlanan salata; patates, bezelye ve havuç ile.
"Mayonezli salata yaptım, Rus usulü."
Menemen
Yumurta, domates ve biberin birlikte pişirildiği Türk kahvaltı yemeği. Kaşık ile karıştırılarak yapılır.
"Menemen yaptım, sıcak ekmekle yedik."
Mercimek
Kırmızı veya yeşil küçük baklagil; çorba, pilav ve salatada kullanılır. Protein açısından zengindir.
"Kırmızı mercimek çorbası yaptım."
Mercimek köftesi
Kırmızı mercimek ve bulgurdan yapılan vegan köfte. Çiğ köfte benzeri.
"Mercimek köftesi yaptım, çiğ köfte tadında."
Merdane
Hamuru eşit kalınlıkta açmaya yarayan silindirik alet; oklavadan daha kalın gövdesiyle kurabiye ve tart hamurunda tercih edilir.
"Kurabiye hamurunu merdaneyle yarım santim açtım."
Meşe odunu
Füme ve barbekü için kullanılan odun türü. Yoğun duman ve aroma verir.
"Eti meşe odunuyla fümeledim."
Meşrubat
Alkollü olmayan içeceklerin genel adı; kola, gazoz ve meyve suları. Soğuk servis edilir.
"Yemeğin yanına meşrubat aldık."
Meyan kökü
Tatlı ve aromatik bitki kökü; şurup ve içeceklerde kullanılır. Boğaz yumuşatıcı özelliği vardır.
"Meyan kökü şurubu içtim."
Meyane
Un ve yağın kavrulmasıyla elde edilen sos koyulaştırıcı. Çorba ve beşamel yapımında kullanılır.
"Çorba için meyane yaptım."
Meyve suyu
Meyvenin sıkılmasıyla elde edilen doğal içecek. Taze veya konsantre olabilir.
"Portakal suyu sıktım, taze içtik."
Meyve tabağı
Çeşitli meyvelerin dilimlenip tabakta sunulması. Tatlı alternatifi veya ara öğün olarak servis edilir.
"Meyve tabağı hazırladım, üzerine nane koydum."
Meze
Ana yemekten önce servis edilen küçük porsiyon yemekler. Türk mutfağında zeytinyağlılar, salatalar ve cacık gibi.
"Sofrayı mezeyle başlattık."
Meze kültürü
Yemek öncesi çeşitli mezelerin paylaşılarak yenilmesi geleneği. Türk ve Akdeniz mutfağına özgüdür.
"Meze kültürüyle sofra kurduk."
Meze tabağı
Çeşitli mezelerin bir arada sunulduğu tabak. Zengin başlangıç sunar.
"Meze tabağı söyledik, on çeşit geldi."
Mezgit
Küçük, beyaz etli deniz balığı. Kızartma veya fırında pişirilir, ekonomik balıktır.
"Mezgit kızartması yaptım."
Mezopotamya mutfağı
Orta Doğu bölgesinin geleneksel yemek kültürü. Kebap, pilav ve baharatlar yaygındır.
"Mezopotamya mutfağından tarif denedim."
Mezze
Orta Doğu mutfağında meze anlamına gelir. Humus, baba ganuş ve tabbouleh gibi.
"Lübnan lokantasında mezze tabağı aldık."
Mıhlama
Karadeniz yöresine özgü, peynir ve mısır unundan yapılan yoğun yemek. Kuymağa benzer.
"Mıhlama yaptım, ekmekle yedik."
Mırra
Güneydoğu Anadolu'ya özgü, çok sert ve acı Türk kahvesi. Özel ibrikte kaynatılır, küçük fincanlarla içilir.
"Mırra kahvesi içtim, çok sert geldi."
Mısır
Sarı taneli tahıl; haşlanarak, patlatılarak veya un yapılarak tüketilir. Mısır gevreği ve mısır unu yaygındır.
"Haşlanmış mısır yaptım, tereyağı sürdüm."
Mısır gevreği
Mısırın pişirilip basınçla gevrekleştirilmesi. Kahvaltıda sütle tüketilir.
"Sabah mısır gevreği yedim."
Mısır şurubu
Mısırdan elde edilen tatlı sıvı. Hamur işi ve şekerleme yapımında kullanılır.
"Tatlıya mısır şurubu ekledim."
Mısır unu
Mısırın öğütülmesiyle elde edilen sarı renkte un. Mısır ekmeği ve polentalarda kullanılır.
"Mısır ekmeği için mısır unu kullandım."
Mısır yağı
Mısır tanelerinden elde edilen açık sarı bitkisel yağ. Kızartma ve yemek pişirmede kullanılır.
"Patatesi mısır yağında kızarttım."
Midye dolma
Midyenin kabuğuna pirinç ve baharatın doldurulup pişirildiği İstanbul sokak yemeği.
"Midye dolma yedim, limonlu."
Mikrodalga
Yiyecekleri elektromanyetik dalgalarla ısıtan mutfak cihazı. Hızlı ısıtma ve çözündürme sağlar.
"Yemeği mikrodalgada ısıttım."
Mikser
Çırpma uçlarıyla yumurta, krema ve kek hamurunu hızla çırpan elektrikli el cihazı; kolları yormadan homojen karışım sağlar.
"Kek hamurunu mikserle üç dakika çırptım."
Milföy
Kat kat açılan tereyağlı hamurun fırında kabararak çıtırlaşması; puf böreği ve tatlılarda kullanılır.
"Milföy hamuruyla elmalı tatlı yaptım."
Misket limonu
Küçük, yeşil ve aromatik narenciye (lime); kokteyl, sos ve Asya yemeklerinde kullanılır.
"Sosa misket limonu suyu sıktım."
Miso
Fermente soya fasulyesi ezmesi; Japon mutfağının temel umami kaynağıdır. Çorba ve marinasyonlarda kullanılır.
"Miso çorbası yaptım, tofu ekledim."
Moka pot
Ocak üzerinde buhar basıncıyla espresso benzeri yoğun kahve demleyen İtalyan kahve cihazı.
"Sabah kahvesini moka potta pişirdim."
Mousse
Hafif, havadar doku kazandırılmış tatlı veya tuzlu yemek. Çikolata ve somon mousse yaygındır.
"Çikolata mousse yaptım, puf puf oldu."
Mozaik pasta
Kırık bisküvi ve kakao ile yapılan soğuk pasta. Dilimlendiğinde mozaik deseni oluşur.
"Mozaik pasta yaptım, buzlukta beklettim."
Mozzarella
İtalyan beyaz peyniri; pizza ve caprese salatada kullanılır. Eriyince ipliksi doku kazanır.
"Pizzaya mozzarella rendesi ekledim."
Muamba
Afrika kökenli, fıstık ezmesi ve baharatlarla yapılan tavuk güveci. Yoğun ve aromalıdır.
"Muamba tarifi denedim, fıstık ezmeliydi."
Muffin kalıbı
Tek seferde on iki muffin veya cupcake pişirmeye yarayan çukurlu fırın tepsisi; kağıt kapsüllerle kullanılır.
"Muffin kalıbına kapsülleri dizip hamuru paylaştırdım."
Muhallebi
Süt, nişasta ve şekerden yapılan Türk tatlısı. Soğuk servis edilir, tarçın veya fıstık serpilir.
"Muhallebi yaptım, üzerine tarçın serptim."
Mumbar
Bağırsağa pirinç ve baharatın doldurulup pişirildiği Türk yemeği. Adana yöresine özgüdür.
"Mumbar yaptım, ızgarada pişirdim."
Musakka
Patlıcan, kıyma ve beşamel ile yapılan fırın yemeği. Yunan ve Türk mutfağında yaygındır.
"Musakka yaptım, fırında pişirdim."
Mutfak havlusu
Mutfakta kurulama ve tutma için kullanılan bez. Tercihen pamuklu olmalıdır.
"Mutfak havlusuyla elleri kuruladım."
Mutfak makası
Tavuk parçalama, ot kesme ve ambalaj açma gibi işlerde kullanılan güçlü, çok amaçlı makas.
"Taze soğanı mutfak makasıyla ince ince kestim."
Mutfak robotu
Doğrama, karıştırma ve ezme işlerini yapan elektrikli mutfak aleti. Zaman kazandırır.
"Sebzeleri mutfak robotunda doğradım."
Mutfak terazisi
Malzemeleri hassas ölçmek için kullanılan dijital veya mekanik alet. Gram bazında ölçüm yapar.
"Unu mutfak terazisiyle tarttım."
Mutfak zamanlayıcısı
Pişirme süresini geri sayarak alarm veren mekanik veya dijital sayaç; yemeğin fazla pişmesini önler.
"Yumurtalar için zamanlayıcıyı sekiz dakikaya kurdum."
Mücver
Rendelenmiş kabağın un, yumurta ve otlarla karıştırılıp tavada kızartıldığı Türk yemeği; yoğurtla servis edilir.
"Kabak mücveri yaptım, yoğurt eşliğinde yedik."
Mürdüm eriği
Küçük, mor-siyah renkte erik türü. Tatlı ve hafif ekşi tada sahiptir.
"Mürdüm eriğinden reçel yaptım."
N
Nan ekmeği
Hint ve Orta Asya tandır ekmeği. Yumuşak ve kabarık, köri ile servis edilir.
"Nan ekmeği yaptım, köriyle yedik."
Nane
Ferahlatıcı aromatik ot; çay, salata ve tatlılarda kullanılır. Taze veya kuru formda bulunur.
"Çaya taze nane ekledim."
Nane limon
Nane ve limon ile yapılan serinletici içecek. Yaz aylarında buzlu içilir.
"Nane limon yaptım, çok serinletti."
Nane şekeri
Naneli tatlandırılmış şeker. Boğaz yumuşatıcı olarak kullanılır.
"Nane şekeri yedim, boğazım rahatladı."
Nane yaprakları
Taze nane yaprakları; çay, salata ve tatlı süslemesinde kullanılır.
"Çaya taze nane yaprakları ekledim."
Napoliten
Çikolata, vanilya ve çilekli üç renkli dondurma. Dilimlenebilir formdadır.
"Napoliten dondurma aldım, üç lezzet birden."
Nar
Kırmızı taneli, ekşi-tatlı meyve. Salata, sos ve meyve suyu olarak kullanılır.
"Salata üzerine nar tanesi serptim."
Nar çiçeği
Narın çiçeği; kurutulup çay ve garnisyon olarak kullanılır. Dekoratiftir.
"Tatlıya nar çiçeği süsü yaptım."
Nar ekşisi
Nar suyunun kaynatılıp yoğunlaştırılmasıyla elde edilen ekşi sos. Salata ve et yemeklerinde kullanılır.
"Salataya nar ekşisi gezdirdim."
Nar suyu
Narın sıkılmasıyla elde edilen tatlı-ekşi meyve suyu. Serinletici ve antioksidan yüklüdür.
"Taze nar suyu sıktım."
Narenciye sıkacağı
Portakal ve limonun suyunu çıkarmaya yarayan manuel veya elektrikli sıkacak; taze meyve suyu için kullanılır.
"İki portakalı narenciye sıkacağında sıktım."
Narlı pilav
Nar taneleriyle zenginleştirilmiş pilav. Görsel ve tat açısından zengindir.
"Narlı pilav yaptım, bayram sofrasına."
Nefis
Yemeğin çok lezzetli olduğunu ifade eden sıfat. Başarılı yemekleri tanımlar.
"Yemek nefis olmuş, eline sağlık."
Nemli kek
Fazla kurumuş, yumuşak dokuya sahip kek. Yağ ve sıvı içeriği yüksektir.
"Nemli kek yaptım, havuçlu."
Nescafe
Hazır kahve markası; sıcak suyla karıştırılarak içilir. Pratik kahve çözümüdür.
"Sabah Nescafe yaptım."
Nevzine
Kayseri yöresine özgü; tahin, ceviz ve şerbetle hazırlanan geleneksel hamur tatlısı.
"Kayseri usulü nevzine yaptım, tahinli ve cevizli."
Niçuaz (Niçoise)
Fransa'nın Nice şehrine özgü stil; zeytinli, ton balıklı ve yumurtalı ünlü salatasıyla bilinir.
"Öğle yemeğinde Niçuaz salata hazırladım, ton balıklı."
Nihale
Sıcak tencere ve tavaların masaya zarar vermemesi için altına konulan ısıya dayanıklı altlık.
"Güveci nihalenin üzerine koyup sofraya getirdim."
Nişasta
Patates veya mısırdan elde edilen beyaz toz; sos koyulaştırmada kullanılır.
"Çorbaya nişasta ekledim, kıvam aldı."
Nişastalı su
Nişasta ve suyun karışımı; sos koyulaştırmada kullanılır. Topaklaşmayı önlemek için soğuk suyla hazırlanır.
"Nişastalı su hazırlayıp sosa ekledim, kıvam aldı."
Nohut
Yuvarlak baklagil; humus, haşlama ve çorba yapımında kullanılır. Protein açısından zengindir.
"Nohut haşladım, humus yaptım."
Nohut unu
Nohutun öğütülmesiyle elde edilen un. Falafel ve Hint yemeklerinde kullanılır.
"Falafel için nohut unu kullandım."
Nohutlu çorba
Nohut ve sebzelerden yapılan Türk çorbası. Doyurucu ve protein yüklüdür.
"Nohutlu çorba yaptım, etli."
Nohutlu pilav
Nohut ve pirinçle yapılan pilav. Doyurucu ve protein yüklüdür.
"Nohutlu pilav yaptım, et yanında servis ettim."
Noodle
Asya kökenli ince şerit makarna. Ramen ve wok yemeklerinde kullanılır.
"Noodle pişirdim, wok'ta sebzeyle karıştırdım."
Nugat
Bal veya şekerle çırpılmış yumurta akına fındık, badem gibi kuruyemişlerin katıldığı yumuşak şekerleme.
"Bademli nugat aldım, çok tatlıydı."
Nugget
Tavuk parçalarının un ve galetayla kaplanıp kızartılması. Fast-food yemeğidir.
"Tavuk nugget yaptım, çocuklar sevdi."
Nutella
Fındık ve kakaodan yapılan tatlı sürme krema. Ekmek, krep ve tatlılarda kullanılır.
"Krepe Nutella sürdüm."
Nutmeg (Muskat)
Aromatik, tatlımsı baharat; beşamel, tatlı ve içeceklerde kullanılır. Rendelenmiş formda kullanılır.
"Beşamele muskat rendesi ekledim."
O
Ocak
Üzerinde tencere ve tava ile pişirme yapılan gazlı, elektrikli veya indüksiyonlu ısı kaynağı; mutfağın kalbidir.
"Ocağın ateşini kısıp yemeği ağır ağır pişirdim."
Oklava
Hamur açmak için kullanılan silindir şeklinde ahşap alet. Yufka ve börek yapımında gereklidir.
"Hamuru oklavayla açtım."
Omlet
Çırpılmış yumurtanın tavada pişirilmesi. Peynir, sebze veya et ile doldurulabilir.
"Peynirli omlet yaptım."
Oregano
İtalyan kekiği; pizza, makarna ve domates soslarında kullanılan aromatik ot.
"Pizzaya kuru oregano serptim."
Orta ateş
Fırın veya ocakta orta seviye ısı. Yavaş pişirme ve kaynatma için idealdir.
"Güveci orta ateşte pişirdim."
Orta yağlı
Yağ oranı orta seviyede olan yemek veya malzeme. Az yağlı ile yağlı arası.
"Orta yağlı süt aldım."
Orzo (Arpa şehriye)
Pirinç tanesine benzeyen küçük makarna türü; pilavı yapılır, çorbalara katılır.
"Arpa şehriye pilavı yaptım, tavuğun yanına."
Osmanlı mutfağı
Osmanlı İmparatorluğu döneminin zengin yemek kültürü. Saray mutfağı ve bölgesel tarifler içerir.
"Osmanlı mutfağından tarif denedim."
Osso buco
Dana incik kemiğinin domates ve sebzelerle uzun süre pişirildiği İtalyan yemeği. Gremolata ile servis edilir.
"Osso buco yaptım, dört saat pişirdim."
Ot karışımı
Maydanoz, nane, dereotu gibi otların bir arada kullanılması. Salata ve tabule yapımında yaygındır.
"Salata için ot karışımı hazırladım."
Ot yemekleri
Sebze ve otların ana malzeme olduğu yemekler. Ispanak, pazı ve ebegümeci yaygındır.
"Ot yemeği olarak ıspanak yaptım."
Otantik
Geleneksel ve özgün yemek tarzı. Bölgesel tariflere sadık kalınarak hazırlanır.
"Otantik Türk mutfağı denedik."
Otlu peynir
İçine kekik, nane veya maydanoz katılmış beyaz peynir. Kahvaltıda tüketilir.
"Otlu peynir aldım, çok aromatikti."
Ö
Öğle yemeği
Gün ortasında yenen ana öğün. Genellikle sıcak yemek ve salata içerir.
"Öğle yemeğinde pilav yedik."
Öğün
Günün belirli saatlerinde yenen yemek zamanları. Kahvaltı, öğle, akşam olarak üçe ayrılır.
"Üç öğün düzenli yemek yedim."
Öğütmek
Katı malzemenin toz haline getirilmesi. Kahve, baharat ve tahıl için kullanılır.
"Kahve çekirdeklerini öğüttüm."
Ölçek
Yemek tariflerinde miktar belirtme sistemi. Gram, fincan ve kaşık yaygındır.
"Tarifi ölçeklendirdim, ikiye katladım."
Ölçü kabı
Sıvı ve katı malzemeleri ölçmek için kullanılan kap. Mutfakta hassas ölçüm sağlar.
"Süt ölçü kabıyla ölçtüm."
Ölçü kaşığı
Tariflerdeki kaşık ölçülerini standartlaştıran, farklı boylarda set halinde satılan ölçüm kaşıkları.
"Kabartma tozunu ölçü kaşığıyla tam ölçtüm."
Ölçülü
Malzemelerin doğru oranda kullanılması. Denge ve lezzet için önemlidir.
"Tuzu ölçülü kullandım."
Ön hazırlık
Pişirme öncesi malzemelerin yıkanması, doğranması ve ölçülmesi. Mise en place ile eş anlamlıdır.
"Yemeğin ön hazırlığını yaptım."
Ön mayalama
Ekmek yapımında mayalanma öncesi hamurun dinlendirilmesi. Gluten gelişimini artırır.
"Hamura ön mayalama yaptım."
Önceden ısıtma
Fırının yemek konulmadan önce istenilen sıcaklığa ulaştırılması. Eşit pişme sağlar.
"Fırını önceden ısıttım, sonra keki koydum."
Ördek
Yağlı etli su kuşu; confit, rosto ve Pekin ördeği yapımında kullanılır. Lüks mutfağa özgüdür.
"Ördek göğsünü rosto yaptım."
Ördek yağı
Ördek pişirilirken eriyen yağ. Patates kızartma ve confit yapımında kullanılır.
"Patatesi ördek yağında kızarttım."
Örgü peyniri
İpliksi peynir hamurunun örülerek şekillendirildiği Doğu Anadolu peyniri; tuzlu suda saklanır.
"Kahvaltıya örgü peyniri aldım."
Özel sos
Restoranların kendi hazırladığı imza sos. Burger ve et yanında servis edilir.
"Restoranın özel sosunu denedim."
Özgün tarif
Bölgesel veya ailevi gelenekten gelen orijinal yemek tarifi. Kültürel değer taşır.
"Annemin özgün tarifini kullandım."
Özsu
Meyve veya sebzenin konsantre suyu. Sos ve içeceklerde yoğun tat verir.
"Domates özsuyu ekledim."
P
Paçanga böreği
Pastırma ve kaşar peynirli rulo börek. Kızartılır, sıcak servis edilir.
"Paçanga böreği yaptım, çıtır oldu."
Paella
İspanyol pirinç yemeği; deniz ürünleri, tavuk ve safranla yapılır. Özel tavada pişirilir.
"Deniz ürünlü paella yaptım."
Palamut
Orta boy deniz balığı; ızgara veya konservede tüketilir. Ekonomik balıktır.
"Palamut ızgara yaptım."
Pancake
Amerikan krep benzeri hamur; kalın ve yumuşak. Akçaağaç şurubu ile servis edilir.
"Pancake yaptım, üzerine şurup döktüm."
Pancar
Mor veya kırmızı kök sebze; salata, turşu ve çorba yapımında kullanılır.
"Pancar salatası yaptım."
Pancar suyu
Pancarın sıkılmasıyla elde edilen kırmızı meyve suyu. Detoks içeceğidir.
"Pancar suyu içtim, sağlıklı."
Pancetta
İtalyan domuz pastırması; tuzlanmış ve baharatlı. Makarna ve pizza yapımında kullanılır.
"Carbonara için pancetta kullandım."
Pane
Etin una, yumurtaya ve galeta ununa bulanarak kaplanması; kızartıldığında çıtır bir dış katman oluşturur.
"Tavuğu pane yapıp kızarttım, çıtır oldu."
Panko
Japon ekmek kırıntısı; çıtır kaplama sağlar. Katsu ve tempura yapımında kullanılır.
"Tavuğu panko ile kapladım."
Panna cotta
İtalyan tatlısı; krema, şeker ve jelatinden yapılır. Soğuk servis edilir, meyve sosuyla süslenir.
"Panna cotta yaptım, çilekli sos döktüm."
Paprika
Kırmızı biberin kurutulup öğütülmesiyle elde edilen baharat. Macar mutfağında yaygındır.
"Güveçe paprika ekledim."
Parça et
Bütün parça halinde satılan et; rosto ve tandır için kullanılır.
"Parça et aldım, fırında pişireceğim."
Parfait
Katmanlı tatlı; yoğurt, granola ve meyve ile hazırlanır. Cam kapta şık sunum yapılır.
"Yoğurtlu parfait yaptım, meyve ekledim."
Parmesan
İtalyan sert peyniri; rendelenerek makarna, risotto ve salatalara serpilir.
"Makarna üzerine Parmesan rendesi serptim."
Pasta
Un, yumurta ve şekerden yapılan tatlı; kremalı, meyveli veya çikolatalı olabilir.
"Doğum günü için pasta yaptım."
Pasta spatulası
Kremayı pasta yüzeyine pürüzsüzce yaymaya yarayan uzun, esnek metal spatula; düz ve açılı türleri vardır.
"Kremayı pasta spatulasıyla dümdüz sıvadım."
Pastane
Pasta, börek ve tatlı satılan işletme. Taze ürünler sunar.
"Pastaneden baklava aldım."
Pastırma
Sığır etinin tuzlanıp çemenle kaplanarak kurutulması. İnce dilimlenip servis edilir.
"Pastırma yumurta yaptım."
Pastırma çeşitleri
Farklı et kısımlarından yapılan pastırma türleri. Döş, but ve sırt yaygındır.
"Döş pastırma aldım, az yağlı."
Pastırmalı yumurta
Pastırma ile birlikte pişirilen yumurta. Türk kahvaltısının klasiğidir.
"Pastırmalı yumurta yaptım."
Pastörizasyon
Gıdanın belirli sıcaklıkta ısıtılarak zararlı mikroorganizmalardan arındırılması; süt ve meyve sularında uygulanır.
"Pastörize süt kullandım, daha güvenli."
Patates
Nişastalı kök sebze; kızartma, püresi, fırında veya haşlama olarak tüketilir.
"Patates kızartması yaptım."
Patates cipsi
Patatesin ince dilimlenip kızartılması. Atıştırmalık olarak tüketilir.
"Patates cipsi yaptım, tuzladım."
Patates kızartması
Patateslerin dilimlenip yağda kızartılması. Yan yemek olarak servis edilir.
"Patates kızartması yaptım, tuzlu."
Patates püresi
Haşlanmış patatesin ezilip süt ve tereyağıyla karıştırılması. Kremsi ve yumuşak yan yemektir.
"Patates püresi yaptım, bifteğin yanında."
Patates tava
Patateslerin kızartılıp sosla birleştirilmesi. Sıcak servis edilir.
"Patates tava yaptım, domatesli."
Patatesli köfte
Patates ve kıyma ile yapılan Türk köftesi. Haşlanır veya kızartılır.
"Patatesli köfte yaptım, domates soslu."
Patlak mısır
Mısır tanelerinin ısıtılarak patlatılması. Sinema atıştırmalığıdır.
"Patlak mısır yaptım, tereyağlı."
Patlıcan
Mor veya yeşil sebze; közleme, kızartma ve dolma yapımında kullanılır.
"Patlıcanı közledim, salata yaptım."
Patlıcan kızartması
Patlıcanın dilimlenip yağda kızartılması. Yoğurt ve domates sosla servis edilir.
"Patlıcan kızartması yaptım, yoğurtlu."
Patlıcan musakka
Patlıcan dilimlerinin kıyma ve beşamel ile katmanlandırılıp pişirilmesi.
"Patlıcan musakka yaptım, fırınladım."
Pazı
Yeşil yapraklı sebze; zeytinyağlı veya yumurtalı pişirilir. Ispanağa benzer.
"Pazı yemeği yaptım, zeytinyağlı."
Pekmez
Üzüm veya dut gibi meyvelerin kaynatılıp konsantre edilmesi. Doğal tatlandırıcıdır.
"Tahin pekmez yaptım, kahvaltıda yedik."
Pektin
Meyvelerde bulunan doğal jelleştirici. Reçel ve marmelat yapımında kıvam verir.
"Reçele pektin ekledim, koyulaştı."
Penne
Uçları verev kesilmiş, tüp şeklindeki İtalyan makarnası; yivli yüzeyi sosu iyi tutar. Arrabbiata ile klasiktir.
"Penne arrabbiata pişirdim, acılı domates soslu."
Pesto
Fesleğen, çam fıstığı, Parmesan ve zeytinyağından yapılan İtalyan sosu.
"Pesto yaptım, makarnaya karıştırdım."
Pesto rosso
Kurutulmuş domates, fesleğen ve Parmesan ile yapılan kırmızı pesto.
"Pesto rosso yaptım, makarnaya ekledim."
Peynir
Sütten üretilen katı veya yumuşak ürün; kahvaltı, börek ve graten yapımında kullanılır.
"Beyaz peynir aldım, kahvaltıda yedik."
Pide
Türk fırın ekmeği; üzerine yumurta, kıyma veya peynir konularak pişirilir.
"Kıymalı pide yaptım."
Pide ekmeği
Yassı, yuvarlak Türk ekmeği. Kebap ve yemek yanında servis edilir.
"Pide ekmeği aldım, tandırdan çıkmış sıcak."
Pilaki
Fasulye veya balığın zeytinyağlı pişirilmesi. Soğuk servis edilir.
"Barbunya pilakisi yaptım."
Pilav
Pirinç veya bulgurla yapılan Türk yan yemeği. Et suyu veya tereyağıyla pişirilir.
"Pirinç pilavı yaptım, et yanında servis ettim."
Piliç but
Tavuğun but kısmı; fırın veya ızgara ile pişirilir.
"Piliç but yaptım, baharatlı."
Pirinç pişirici
Pirinci otomatik olarak ideal kıvamda pişirip sıcak tutan elektrikli cihaz; Asya mutfaklarının standart ekipmanıdır.
"Suşi pirincini pirinç pişiricide pişirdim."
Pirinç unu
Pirincin öğütülmesiyle elde edilen glutensiz un; muhallebi, bebek maması ve Asya tatlılarında kullanılır.
"Muhallebiye pirinç unu ekledim."
Pirzola
Kemiğiyle birlikte kesilmiş kuzu veya dana eti. Izgara veya tavada pişirilir.
"Kuzu pirzoları ızgarada pişirdim."
Pişirme kağıdı
Fırın tepsilerini kaplamak için kullanılan yapışmaz kağıt.
"Tepsiye pişirme kağıdı serdim."
Pişirme süresi
Yemeğin pişmesi için gereken zaman. Ateş derecesi ve malzemeye göre değişir.
"Kekin pişirme süresi kırk dakika."
Pişirme tekniği
Yemeğin hazırlanma yöntemi. Haşlama, kızartma, fırınlama gibi.
"Farklı pişirme teknikleri denedim."
Pişmiş
Yemeğin ısıl işlemden geçerek tüketilir hale gelmesi. Çiğin karşıtıdır.
"Et tam pişmiş oldu, çok yumuşak."
Piyaz
Haşlanmış kuru fasulyenin soğan, sumak ve tahinle harmanlandığı salata; Antalya usulü tahinli olanı ünlüdür.
"Köftenin yanına piyaz yaptım."
Pizza
İtalyan kökenli hamur üzerine sos, peynir ve malzeme konularak fırında pişirilen yemek.
"Margarita pizza yaptım."
Pizza kesici
Döner yuvarlak bıçağıyla pizzayı tek harekette dilimleyen alet; malzemeleri dağıtmadan temiz kesim sağlar.
"Pizzayı kesiciyle sekiz dilime ayırdım."
Poğaça
Yumurtalı, yumuşak Türk hamur işi. Peynirli, patatesli veya zeytinli yapılır.
"Peynirli poğaça yaptım."
Porselen tabak
İnce, beyaz seramik yemek tabağı. Şık sunum için tercih edilir.
"Yemeği porselen tabakta sundum."
Portakal
Turuncu renkte narenciye; C vitamini yüklü. Taze, meyve suyu veya tatlı yapımında kullanılır.
"Portakal suyu sıktım."
Poşe
Yumurtanın kabuğundan çıkarılıp sirkeli suda pişirilmesi. Akı pıhtılaşır, sarı akışkan kalır.
"Poşe yumurta yaptım, avokado tosta koydum."
Profiterol
Küçük şu hamuru topları; içine krema doldurulur, üzerine çikolata dökülür.
"Profiterol yaptım, çikolatalı sos döktüm."
Prosciutto
İtalyan domuz jambonu; ince dilimlenip servis edilir. Meyve ve peynir ile eşleşir.
"Prosciutto ve kavun tabağı yaptım."
Puding
Süt, nişasta ve şekerden yapılan kremsi Türk tatlısı. Soğuk servis edilir.
"Çikolatalı puding yaptım."
Pudra şekeri
İnce öğütülmüş beyaz şeker; pasta süslemesinde kullanılır. Kepçeyle serpilir.
"Keke pudra şekeri serptim."
Puf puf
Hafif, havadar doku. Kek ve hamur işlerinde istenen özelliktir.
"Kek puf puf oldu, çok hafifti."
Pul biber
Kırmızı biberin kurutulup ezilmesiyle elde edilen acı baharat. Türk mutfağında yaygındır.
"Pizzaya pul biber serptim."
Püre
Haşlanmış sebze veya meyvenin ezilmesi. Patates, kabak ve elma püresi yaygındır.
"Bebek için havuç püresi yaptım."
Püreli sebze
Haşlanıp ezilmiş sebze. Bebek maması ve diyet yemeklerinde kullanılır.
"Havuç püreli sebze yaptım."
Pürüzlü
Yiyeceğin pürüzsüz olmayan, taneli dokusu. İstenmeyen bir durumdur.
"Sosumda pürüzler kaldı, daha çok karıştırmalıydım."
Pürüzsüz
Yemeğin topaksız ve homojen dokusu. Sos ve püreler için istenir.
"Sosumu pürüzsüz yaptım, süzdüm."
Q
Quesadilla
Meksika kökenli, peynir dolu tortilla. Tavada kızartılır, üçgen dilimlenip servis edilir.
"Peynirli quesadilla yaptım."
Quiche
Fransız tuzlu tart; yumurta, krema ve peynir ile hazırlanır. Soğuk veya sıcak servis edilir.
"Ispanaklı quiche yaptım."
Quinoa
And bölgesi kökenli protein yüklü tahıl benzeri tohum. Salata ve pilav yapımında kullanılır.
"Quinoa salatası yaptım."
R
Raf ömrü
Yiyeceğin taze ve güvenli kalma süresi. Saklama koşullarına bağlıdır.
"Ekmeğin raf ömrü üç gün."
Rafadan yumurta
Yumurtanın kabuğuyla hafif haşlanması. Akı ve sarısı yarı pıhtılaşmıştır.
"Rafadan yumurta yaptım, kahvaltıda."
Rafine
İşlenmiş ve saflaştırılmış gıda. Beyaz un ve şeker rafine ürünlerdir.
"Rafine şeker yerine bal kullandım."
Rafine un
İşlenmiş, beyaz un. Kepeksiz ve yumuşaktır.
"Keke rafine un kullandım."
Rakı
Anason aromalı Türk içkisi; su ile karıştırılınca beyazlaşır. Meze ile içilir.
"Balığın yanında rakı içtik."
Ramekin
Sufle ve krem brüle gibi tatlıların piştiği küçük, tek kişilik seramik fırın kabı.
"Sufleleri ramekin kaplarında pişirdim."
Ramen
Japon erişte çorbası; et suyu, noodle ve sebze ile hazırlanır. Sıcak servis edilir.
"Ramen yaptım, yumurta ekledim."
Ratatouille
Fransız sebze güveci; patlıcan, kabak ve domates ile yapılır. Yavaş pişirilir.
"Ratatouille yaptım, zeytinyağlı."
Ravioli
İçi dolgulu İtalyan makarnası; peynir, et veya sebze ile hazırlanır. Haşlanır, sosla servis edilir.
"Peynirli ravioli yaptım."
Reçel
Meyvenin şeker ile kaynatılıp koyulaştırılması. Kahvaltıda ekmek üzerine sürülür.
"Çilek reçeli yaptım."
Reduce (İndirgemek)
Sıvının kaynatılarak buharlaştırılıp yoğunlaştırılması. Sos yapımında kritiktir.
"Şarabı indirgedim, sos yaptım."
Rende
Sebze veya peyniri ince parçalara ayıran mutfak aleti. Manuel veya elektrikli olabilir.
"Peyniri rendeyle rendeledim."
Rende peynir
Peynirin rendelenmiş hali. Pizza, makarna ve graten için kullanılır.
"Pizzaya rende peynir serptim."
Rendelemek
Malzemenin rende ile ince parçalara ayrılması. Peynir, sebze ve narenciye kabuğu için kullanılır.
"Havucu rendeledim, salata için."
Revani
İrmik ve yoğurttan yapılan şerbetli Türk tatlısı. Fırında pişirilir, kare kare dilimlenerek servis edilir.
"Revani yaptım, şerbet döktüm."
Rezene
Anason benzeri aromatik sebze; soğanımsı kökü ve yeşil yaprakları kullanılır.
"Rezene haşladım, zeytinyağıyla servis ettim."
Ricotta
İtalyan taze peyniri; yumuşak ve hafif tatlı. Pasta dolgusu ve tatlılarda kullanılır.
"Lazanyaya ricotta ekledim."
Rigatoni
Geniş, yivli tüp makarna; yoğun soslu ve fırınlanmış makarna yemeklerinde kullanılır.
"Rigatoni al forno hazırladım, bol peynirli."
Risotto
İtalyan pirinç yemeği; et suyu ve Parmesan ile kremsi kıvam alır. Sürekli karıştırılarak pişirilir.
"Mantarlı risotto yaptım."
Roka
Acımsı, yapraklı yeşil salata sebzesi. Pizza ve salatalarda kullanılır.
"Roka salatası yaptım, Parmesan ile."
Roka salatası
Roka yapraklarından yapılan basit salata. Zeytinyağı ve limon ile servis edilir.
"Roka salatası yaptım, Parmesan serptim."
Romaine marul
Uzun yapraklı, çıtır marul türü. Caesar salatada kullanılır.
"Romaine marul salatası yaptım."
Rondo
Keskin bıçaklı haznesiyle soğan, ceviz ve et gibi malzemeleri saniyeler içinde kıyan elektrikli doğrayıcı.
"Soğanları rondoda çekip köfte harcına ekledim."
Rosto
Etin bütün parça halinde fırında veya tencerede pişirilmesi. Dilimlenip servis edilir.
"Dana rosto yaptım, dilimleyip servis ettim."
Rosto biftek
Bifteklerin bütün parça halinde fırında pişirilmesi.
"Rosto biftek yaptım, dilimledim."
Roux
Un ve yağın kavrulmasıyla elde edilen sos koyulaştırıcı. Fransız mutfağının temelidir.
"Beşamel için roux yaptım."
Rozmarin
Biberiye; çam yaprağına benzeyen aromatik ot. Et marinasyonunda kullanılır.
"Kuzu but rozmarin ile marine ettim."
Rölyef
Pasta ve tatlı üzerindeki kabartmalı süsleme. Dekoratif amaçlıdır.
"Pasta üzerine rölyef yaptım."
Rulo
Yiyeceğin sarılarak silindir şekil alması. Börek, pasta ve et rulo olabilir.
"Rulo börek yaptım, kızarttım."
Rustik
Geleneksel, köy usulü yemek tarzı. Sade ve samimi sunumdur.
"Rustik ekmek yaptım, ekşi hamurlu."
S
Sac
Yufka ve gözleme pişirmek için kullanılan metal plaka. Yüksek ısı transfer eder.
"Gözlemeyi sacda pişirdim."
Sade yoğurt
Tatlandırılmamış, katkısız yoğurt. Yemeklerde ve sosda kullanılır.
"Güveç yanında sade yoğurt sundum."
Safranbolu lokumu
Safranbolu yöresine özgü geleneksel Türk lokumu. Nişasta ve şeker ile yapılır.
"Safranbolu lokumu aldım, misafirlere ikram ettim."
Sahan
Yumurta ve sulu kahvaltılıkların pişirilip aynı kapta servis edildiği, iki kulplu sığ bakır veya çelik kap.
"Sucuklu yumurtayı sahanda pişirip sofraya getirdim."
Sahanda yumurta
Yumurtanın tereyağlı sahanda kırılarak pişirilmesi; Türk kahvaltısının vazgeçilmezidir.
"Sahanda yumurta yaptım, sucuklu."
Sakatatlar
Hayvan iç organları; ciğer, böbrek, işkembe gibi. Özel pişirme teknikleri gerektirir.
"Ciğer sote yaptım, soğan ekledim."
Saklama kabı
Yiyecekleri taze tutmak için kullanılan kapaklı plastik veya cam kap.
"Yemeği saklama kabına koydum."
Salamura
Tuzlu su; turşu ve peynir yapımında kullanılır. Fermentasyon ve koruma sağlar.
"Turşuyu salamuraya koydum."
Salata
Taze sebze veya meyvelerin dilimlenip sos ile karıştırılması. Soğuk servis edilir.
"Çoban salata yaptım."
Salata kurutucu
Yıkanan yeşillikleri santrifüjle döndürerek suyunu uzaklaştıran kap; sosun yapraklara tutunmasını kolaylaştırır.
"Marulu salata kurutucusunda kuruttum, sos iyice tuttu."
Salatalık
Yeşil, sulu sebze; salata, turşu ve cacık yapımında kullanılır. Serinleticidir.
"Salatalığı dilimledim, salata yaptım."
Salça
Domates veya biberin güneşte konsantre edilmesi. Türk mutfağının temel malzemesidir.
"Yemeğe domates salçası ekledim."
Salça biber
Salça yapımında kullanılan kırmızı biber. Kurutulup öğütülür.
"Salça biber aldım, salça yapacağım."
Salep
Orkide bitkisinin kökünden yapılan sıcak içecek. Kışın tarçınlı içilir.
"Salep içtim, üzerine tarçın serptim."
Sandviç
İki dilim ekmek arasına malzeme konulması. Pratik öğündür.
"Peynirli sandviç yaptım."
Sarımsak
Keskin aromalı soğan türü; yemeklere tat ve koku verir. Taze veya toz kullanılır.
"Sosaya sarımsak ekledim."
Sarımsak ezici
Sarımsak dişini presleyerek ezen pratik mutfak aleti; bıçakla ezmeye alternatiftir.
"Sarımsağı eziciden geçirip yoğurda kattım."
Sarımsaklı yoğurt
Yoğurda sarımsak ezilip karıştırılması. Mantı ve et yemeklerinin yanında servis edilir.
"Mantıya sarımsaklı yoğurt döktüm."
Sarma
Yaprak içine pirinç ve et doldurulup sarılması. Asma yaprağı, lahana veya pancar yaprağı kullanılır.
"Asma yaprağı sarması yaptım."
Satır
Kemik kesme ve iri et parçalama işlerinde kullanılan ağır, geniş ağızlı kasap bıçağı.
"Kaburgayı satırla porsiyonlara ayırdım."
Sebze
Bitki kökenli besinler; salata, çorba ve yemeklerde kullanılır. Vitamin ve lif kaynağıdır.
"Taze sebze aldım, salata yaptım."
Sebze çorbası
Çeşitli sebzelerden yapılan hafif çorba. Sağlıklı ve düşük kalorilidir.
"Sebze çorbası yaptım, domates ekledim."
Sebze haşlama
Sebzelerin kaynar suda pişirilmesi. Sade ve sağlıklı pişirme yöntemidir.
"Brokoli haşladım, tereyağı ekledim."
Sebze soyacağı
Patates ve havuç gibi sebzelerin kabuğunu ince bir tabaka halinde soyan pratik el aleti.
"Patatesleri sebze soyacağıyla hızlıca soydum."
Semaver
İçinde kömür veya elektrikle su kaynatılan geleneksel çay demleme kabı; çay kültürünün simgelerindendir.
"Bahçede semaverle çay demledik."
Semizotu
Etli yapraklı yeşil ot; yoğurtlu salatası ve zeytinyağlı yemeği yapılır. Omega-3 içeren nadir bitkilerdendir.
"Yoğurtlu semizotu salatası yaptım."
Sepet
Ekmek veya meyve taşımak için kullanılan hasır kap. Sofrada dekoratif sunum sağlar.
"Ekmeği sepette sundum."
Serpme
Baharat, peynir veya fıstığın yemeğin üzerine dağıtılması. Görsel ve tat zenginliği katar.
"Salataya ceviz serpme yaptım."
Sert yumurta
Yumurtanın tam olarak haşlanması. Sarısı katılaşmıştır.
"Sert yumurta yaptım, salata için."
Servis tabağı
Yemeğin konulduğu tabak. Büyüklüğü ve şekli yemeğe göre seçilir.
"Yemeği servis tabağına aldım."
Sıcak çikolata
Kakao, süt ve şeker ile yapılan sıcak içecek. Kışın içilir, üzerine krema konulur.
"Sıcak çikolata yaptım, marshmallow ekledim."
Sıcak sos
Pişirilerek hazırlanan sos; beşamel, domates ve et sosu gibi. Sıcak servis edilir.
"Lazanyaya sıcak sos döktüm."
Sıkma torbası
Krema ve hamur sıkarak şekil vermek için kullanılan plastik torba. Uçları değiştirilebilir.
"Kremasını sıkma torbasıyla süsledim."
Sıvı yağ
Bitkilerden elde edilen yağlar; ayçiçeği, mısır ve zeytinyağı. Pişirme ve kızartmada kullanılır.
"Sebzeleri sıvı yağda pişirdim."
Sızma yağ
Zeytinin ilk sıkımından elde edilen kaliteli yağ. Salata ve soğuk kullanım için idealdir.
"Salataya sızma yağ döktüm."
Sigara böreği
Yufka ile yapılan ince rulo börek; peynir veya kıyma ile doldurulur. Kızartılır.
"Sigara böreği yaptım, peynirli."
Silikon kalıp
Esnek yapısıyla kek ve muffinin yapışmadan çıkmasını sağlayan ısıya dayanıklı pişirme kalıbı.
"Browni silikon kalıptan hiç dağılmadan çıktı."
Simit
Susam kaplı halka şeklinde Türk ekmeği. Kahvaltıda peynir ile yenir.
"Simit aldım, peynirle yedim."
Sini
Yemeklerin üzerine dizilip yer sofrasında servis edildiği büyük, yuvarlak metal tepsi; geleneksel sofra kültürünün parçasıdır.
"Kahvaltıyı siniye dizip bahçeye çıkardık."
Sirke
Fermente edilmiş ekşi sıvı; salata ve turşu yapımında kullanılır. Elma, üzüm ve pirinç sirkesi yaygındır.
"Salataya sirke döktüm."
Smoothie
Meyve, yoğurt ve buzun blenderda karıştırılması. Soğuk, yoğun içecektir.
"Çilekli smoothie yaptım."
Soda
Karbonatlı su veya kabartma sodası. İçecek veya hamur işlerinde kullanılır.
"Hamura kabartma sodası ekledim."
Soğan
Beyaz veya kırmızı soğan; yemeklere temel tat verir. Çiğ veya pişmiş kullanılır.
"Soğanı doğradım, salata için."
Soğuk çorba
Gazpacho, ayran aşı gibi soğuk servis edilen çorbalar. Yaz aylarında serinleticidir.
"Soğuk çorba yaptım, yoğurtlu."
Soğutma teli
Fırından çıkan kek ve kurabiyenin altına hava alması için üzerine konulduğu ızgara tel; dibin nemlenmesini önler.
"Kurabiyeleri soğutma teline aldım, çıtır kaldılar."
Somon
Pembe etli yağlı balık; ızgara, füme veya çiğ kullanılır. Omega-3 kaynağıdır.
"Somon ızgara yaptım."
Somon füme
Somonun tütsülenerek işlenmesi. İnce dilimlenip kahvaltı ve aperatifte servis edilir.
"Somon füme aldım, bagelle yedik."
Somon tartar
Çiğ somonun ince doğranıp baharat ve zeytinyağı ile hazırlanması. Lüks başlangıç yemeğidir.
"Somon tartar yaptım, avokado ekledim."
Sosis
Kıymanın bağırsağa doldurulması. Izgara, kızartma veya haşlama ile pişirilir.
"Sosisleri ızgarada pişirdim."
Sosisli
Sosis içeren yiyecekler; sosisli sandviç, pizza ve börek gibi. Pratik fast-food yemekleridir.
"Sosisli sandviç yaptım."
Sote
Malzemenin yüksek ısıda kısa süre yağda kavrulması. Sebze ve et için kullanılır.
"Mantarları soteledim."
Sote sebze
Sebzelerin yüksek ısıda hızlıca kavrulması. Çıtır doku ve canlı renk korunur.
"Karışık sote sebze yaptım."
Sous vide
Yiyeceğin vakumlanıp su banyosunda düşük ısıda uzun süre pişirilmesi. Hassas sıcaklık kontrolü sağlar.
"Bifteği sous vide yaptım, iki saat."
Soya fasulyesi
Protein açısından zengin baklagil; tofu, soya sütü ve soya sosu yapımında kullanılır.
"Soya fasulyesi haşladım, salata yaptım."
Soya sosu
Soya fasulyesinden fermente edilen tuzlu sos. Asya mutfağında yaygındır.
"Suşiye soya sosu sürdüm."
Soya sütü
Soya fasulyesinden yapılan bitkisel süt. Laktoz içermez, vegan beslenme için uygundur.
"Kahveme soya süt ekledim."
Spaghetti
Uzun, ince İtalyan makarnası. Domates, beyaz veya yağlı soslarla servis edilir.
"Spaghetti carbonara yaptım."
Spatula
Yemeği karıştırmaya, çevirmeye ve kabı sıyırmaya yarayan düz uçlu alet; silikon olanları yapışmaz tavalara zarar vermez.
"Kek hamurunu silikon spatulayla kalıba sıyırdım."
Stand mikser
Kase ve çırpıcısı gövdeye sabit, eller serbestken yoğurma ve çırpma yapan güçlü mikser; ekmek hamuru ve beze için idealdir.
"Ekmek hamurunu stand mikserde on dakika yoğurdum."
Su böreği
Haşlanmış yufkaların peynirli harçla katlanıp fırınlandığı, emek isteyen klasik Türk böreği.
"Bayram için su böreği açtım."
Su ısıtıcısı
Suyu hızla kaynatan elektrikli kettle; çay, kahve ve pratik mutfak işleri için kullanılır.
"Su ısıtıcısında kaynattığım suyla french press hazırladım."
Sufle
Yumurta beyazı köpürtülerek yapılan hafif, kabarık yemek veya tatlı. Fırında pişirilir.
"Çikolatalı sufle yaptım."
Sumak
Ekşi, kırmızı renkli baharat; salata ve kebap üzerine serpilir. Türk mutfağına özgüdür.
"Soğanlara sumak serptim."
Susam
Küçük beyaz veya siyah tohum; ekmek ve tahin yapımında kullanılır. Yağ içeriği yüksektir.
"Simit üzerine susam serptim."
Susamlı ekmek
Üzerine susam serpilen ekmek. Simit ve hamburger ekmeğinde yaygındır.
"Susamlı ekmek aldım, burgere kullandım."
Sushi
Japon yemeği; pirinç, çiğ balık ve yosun ile hazırlanır. Soya sosu ve wasabiyle servis edilir.
"Somon suşi yaptım, çok tazeydi."
Süt
İnek, keçi veya koyundan sağılan beyaz sıvı. Kahvaltı, tatlı ve içeceklerde kullanılır.
"Süt ile kahve yaptım."
Sütlaç
Pirinç ve sütün şeker ile pişirildiği Türk tatlısı. Soğuk servis edilir, tarçın serpilir.
"Sütlaç yaptım, fırında kızarttım."
Sütlü tatlı
Süt bazlı Türk tatlıları; sütlaç, kazandibi, muhallebi gibi. Soğuk servis edilir.
"Sütlü tatlı yaptım, tarçın serptim."
Süzgeç
Sıvıyı katıdan ayırmak için kullanılan delikli alet. Tel veya naylon olabilir.
"Makarnayı süzgeçte süzdüm."
Süzme çay
Çayın süzülerek servis edilmesi. Yaprak çay için gereklidir.
"Süzme çay demledim, çok lezzetliydi."
Süzme işlemi
Sıvının katıdan ayrılması. Çorba, et suyu ve yoğurt için yapılır.
"Yoğurdu süzme işlemine aldım."
Süzme peynir
Taze peynirin tülbentte süzülmesi. Lor ve süzme peynir bu yöntemle yapılır.
"Süzme peynir yaptım, böreğe kullandım."
Süzme yoğurt
Yoğurdun tülbentten süzülerek suyu alınması. Yoğun ve kremsi kıvam alır.
"Süzme yoğurt yaptım, mezede kullandım."
Ş
Şakşuka
Kızartılmış patlıcan ve biberle yapılan Türk mezesi. Yoğurt ve domates sosla servis edilir.
"Şakşuka yaptım, soğuk servis ettim."
Şalgam
Mor renkte kök sebze; turşu suyu yapımında kullanılır. Adana yöresine özgüdür.
"Şalgam suyu içtim, yanında kebap."
Şalgam suyu
Mor şalgamın turşu suyu; acı ve ekşi. Adana kebabı yanında içilir.
"Şalgam suyu içtim, acısı güzeldi."
Şam fıstığı
Antep fıstığının halk arasındaki diğer adı; yeşil iç fıstık. Baklava, dondurma ve tatlılarda kullanılır.
"Şam fıstığı kavurdum."
Şam tatlısı
Kadayıf ile yapılan şerbetli Türk tatlısı. Fıstık veya ceviz ile doldurulur.
"Şam tatlısı yaptım, fıstık ekledim."
Şarap
Üzümün fermente edilmesiyle elde edilen alkollü içecek. Kırmızı, beyaz ve roze türleri vardır.
"Yemeğin yanında kırmızı şarap içtik."
Şef bıçağı
20 santim civarındaki geniş ağzıyla doğrama, dilimleme ve kıymanın çoğunu üstlenen çok amaçlı mutfak bıçağı; şefin temel aletidir.
"Sebzelerin hepsini şef bıçağıyla doğradım."
Şeftali
Turuncu-pembe renkte yumuşak meyveli yaz meyvesi. Taze, komposto veya reçel olarak tüketilir.
"Şeftali kompostosu yaptım."
Şehriye
İnce kısa makarna; çorba ve pilav yapımında kullanılır. Türk mutfağında yaygındır.
"Tavuk suyuna şehriye ekledim."
Şeker
Tatlı kristal madde; tatlı ve içeceklerde kullanılır. Beyaz, esmer veya pudra şeker olabilir.
"Çaya şeker attım, iki kaşık."
Şekerpare
İrmikli hamurun yuvarlanıp fırınlandıktan sonra şerbete atıldığı klasik Türk tatlısı; üzerine genellikle badem konulur.
"Şekerpare yaptım, ortasına badem koydum."
Şerbet
Şeker ve su ile hazırlanan tatlı sıvı. Hamur tatlılarının üzerine dökülür.
"Baklava için şerbet yaptım."
Şerbet çekmek
Pişmiş hamur tatlısının üzerine şerbet dökülerek emdirilmesi. Türk tatlı yapımının kritik adımıdır.
"Baklavayı şerbet çektim, dinlendi."
Şıra
Üzümün fermente olmadan önceki tatlı suyu; kebapçılarda ayran ve şalgamla birlikte sunulur.
"Kebabın yanında şıra içtik."
Şiş
Et ve sebzeleri dizip közde pişirmeye yarayan uzun metal veya ahşap çubuk; kebap kültürünün temel aracıdır.
"Kuşbaşı etleri şişe dizip mangala koydum."
Şiş kebap
Etin şişe dizilip közde pişirilmesi. Pilav ve salata ile servis edilir.
"Kuzu şiş kebap yaptım."
Şişe açacağı
Metal kapaklı şişeleri kaldıraç prensibiyle açan basit el aleti.
"Gazozları şişe açacağıyla açıp servis ettim."
Şnitzel
İnce dövülmüş etin galetayla kaplanıp kızartılması. Avusturya kökenlidir.
"Tavuk şinitzel yaptım."
Şöbiyet
İçine kaymak ve fıstık konulan üçgen katlanmış şerbetli baklava türü; Gaziantep tatlıcılığının klasiğidir.
"Baklavacıdan yarım kilo şöbiyet aldım."
Şurup
Yoğun, tatlı sıvı; akçaağaç, çikolata veya meyve şurubu. Krep ve dondurma üzerine dökülür.
"Krepe akçaağaç şurubu döktüm."
T
Tabak
Yemeğin servis edildiği yassı kap. Porselen, cam veya plastik olabilir.
"Yemeği tabağa aldım."
Tabldot
Restoranlarda günün belirli yemeklerinden oluşan sabit fiyatlı menü; alakart servisin karşıtıdır.
"Öğlen tabldot menüden yedik, üç çeşitti."
Tahıl
Buğday, arpa, pirinç gibi taneli bitkiler. Un, ekmek ve gevrek yapımında kullanılır.
"Kahvaltıda tahıl gevreği yedim."
Tahin
Susamın ezilmesiyle elde edilen koyu macun. Pekmez ile karıştırılarak yenir.
"Tahin pekmez yaptım."
Tandır
Toprak veya taş fırın; ekmek ve et pişirmek için kullanılır. Yüksek sıcaklık ve duman aroması verir.
"Tandırda kuzu çevirdik."
Taramosalata
Yunan mezesi; balık yumurtası, ekmek içi ve limon ile hazırlanır.
"Taramosalata yaptım, ekmekle yedik."
Tarator
Ceviz veya tahinle yapılan soğuk sos; haşlanmış sebze ve balık üzerine dökülür.
"Kabak kızartmasına tarator döktüm."
Tarçın
Tatlı, odunsu baharat; tatlı ve içeceklerde kullanılır. Çubuk veya toz formda bulunur.
"Sütlaca tarçın serptim."
Tarhana
Yoğurt ve unu fermente edilmiş Türk çorbası malzemesi. Kurutulup toz yapılır.
"Tarhana çorbası yaptım."
Tart
Hamur tabanına tatlı veya tuzlu dolgu konularak fırında pişirilen açık pasta.
"Elmalı tart yaptım, üzerine tarçın serptim."
Tart kalıbı
Tırtıklı kenarlı, genellikle tabanı çıkabilen sığ kalıp; tart ve kişin şekilli kenarlarını oluşturur.
"Limonlu tartı çıkma tabanlı tart kalıbında pişirdim."
Taş fırın
Taş veya tuğladan yapılmış geleneksel fırın. Ekmek ve pizza için idealdir.
"Taş fırında ekmek pişirdim."
Taş plaka
Pizza ve ekmek pişirmek için kullanılan taş yüzey. Fırında eşit ısı dağıtır.
"Pizzayı taş plakada pişirdim."
Tatlı
Şeker içeren yemek; pasta, baklava, dondurma gibi. Öğün sonunda servis edilir.
"Tatlı olarak künefe yaptım."
Tatlı badem
Acı bademin aksine doğrudan yenilebilen badem türü; kavrulup çerez olarak tüketilir, tatlı ve hamur işlerinde kullanılır.
"Kurabiyeye tatlı badem koydum."
Tatlı hamur
Şeker içeren hamur; kurabiye ve pasta tabanında kullanılır. Çıtır veya yumuşak olabilir.
"Tatlı hamur yaptım, tart için."
Tatlı kabağı
Turuncu renkte, tatlı etli kabak. Tatlı, çorba ve börek yapımında kullanılır.
"Kabak tatlısı yaptım."
Tatlı kaşığı
Çay kaşığından büyük, yemek kaşığından küçük ölçü birimi; tariflerde yaklaşık 10 mililitreyi ifade eder.
"Tarife iki tatlı kaşığı bal ekledim."
Tatlı soslu
Tatlı sos ile servis edilen yemekler; teriyaki tavuk gibi.
"Tavuğu tatlı soslu yaptım."
Tava böreği
Yufka katmanlarının tavada pişirilmesi. Fırın kullanmadan hazırlanır.
"Tava böreği yaptım, peynirli."
Tavada kızartma
Yiyeceğin yağda tavada pişirilmesi. Çıtır dış yüzey elde edilir.
"Köfteleri tavada kızarttım."
Tavşan
Beyaz etli av hayvanı; fırın veya güveçte pişirilir. Özel mutfaklarda kullanılır.
"Tavşan güveç yaptım."
Tavuk
Beyaz etli kanatlı; ızgara, fırın, sote ve haşlama ile pişirilir. Protein kaynağıdır.
"Tavuğu fırında pişirdim."
Tavuk göğsü
Tavuğun beyaz eti; ızgara, sote ve salata için kullanılır.
"Tavuk göğsü pişirdim, salata yaptım."
Tavuk kanat
Tavuğun kanat kısmı; ızgara veya fırında pişirilir.
"Tavuk kanat yaptım, baharatlı."
Tavuk suyu
Tavuk kemiklerinin uzun süre kaynatılmasıyla elde edilen et suyu. Pilav ve risottoda kullanılır.
"Pilav için tavuk suyu kullandım."
Tavukgöğsü
Sütlü Türk tatlısı; tavuk göğsü parçaları ile yapılır. Kremsi ve yumuşaktır.
"Tavukgöğsü yaptım, tarçın serptim."
Taze fasulye
Yeşil veya sarı taze baklagil; zeytinyağlı veya etli pişirilir.
"Taze fasulye yaptım, etli."
Tempura
Japon yemeği; sebze veya deniz ürünleri hafif hamura batırılıp kızartılır. Çıtır kaplaması vardır.
"Karides tempura yaptım."
Tencere
Yemek pişirmek için kullanılan kapaklı metal kap. Çeşitli boyutlarda olabilir.
"Çorbayı tencerede pişirdim."
Tepsi
Fırında yemek pişirmek veya servis yapmak için kullanılan düz metal tava.
"Kurabiyeleri tepsiye dizdim."
Tepsi kebabı
Kıymalı harcın tepsiye yayılıp domates ve biberle fırınlandığı Hatay yöresi kebabı.
"Tepsi kebabı yaptım, fırında pişirdim."
Terbiye
Yumurta ve limonu çorba veya yemeğe ekleyerek koyulaştırma ve tat verme tekniği.
"Pirasa yemeğine terbiye yaptım."
Tere
Acımsı, yeşil yapraklı ot. Salata ve garnitürde kullanılır.
"Salataya tere ekledim."
Tereyağı
Sütten çalkanarak elde edilen yağ; hamur işi ve soslarda kullanılır. Yüksek tat verir.
"Makarnaya tereyağı ekledim."
Tereyağı kreması
Tereyağı ve pudra şekerinin çırpılmasıyla oluşan pasta dolgu kreması.
"Pasta için tereyağı kreması yaptım."
Tereyağlı
Tereyağı ile hazırlanan veya üzerine tereyağı dökülen yemekler. Zengin tat verir.
"Tereyağlı makarna yaptım."
Termos
Sıvıları sıcak veya soğuk tutan yalıtımlı kap. İçecek taşımada kullanılır.
"Çayı termosa koydum."
Tiramisu
İtalyan tatlısı; maskarpone peyniri, kahve ve kakao ile katmanlanır. Soğuk servis edilir.
"Tiramisu yaptım, bir gece dinlendirdim."
Tirbuşon
Mantarı spiral uçla kavrayıp kaldıraçla çekerek şarap şişesini açan alet.
"Şişeyi tirbuşonla açıp şarabı havalandırdım."
Tirit
Bayat ekmeğin et suyuyla ıslatılıp üzerine et, yoğurt ve tereyağı eklenerek hazırlanan geleneksel Anadolu yemeği.
"Düğün tiridi yaptım, bol et suyuyla."
Tofu
Soya sütünden yapılan beyaz, yumuşak peynir. Vegan yemeklerde et alternatifi olarak kullanılır.
"Tofu soteledim, soya sosuyla."
Tohumlamak
Sebzenin tohumlarının çıkarılması. Biber ve domateste yapılır.
"Biberleri tohumladım."
Tortilla
Mısır veya buğday unu ile yapılan Meksika ekmeği. İnce ve yassıdır, burrito ve tacoda kullanılır.
"Tortilla ile wrap yaptım."
Tost
İki dilim ekmeğin arasına peynir konulup tost makinesinde basılması. Sıcak ve çıtır servis edilir.
"Kaşarlı tost yaptım."
Tost ekmeği
Dilimlenmiş yumuşak beyaz ekmek; sandviç ve tost için kullanılır.
"Tost ekmeği aldım, kahvaltıda."
Tost makinesi
İki ısıtmalı plaka arasında ekmeği bastırarak kızartan cihaz; kaşarlı tostun vazgeçilmezidir.
"Kaşarlı tostu tost makinesinde kızarttım."
Trüf
Nadide mantar türü; yoğun aroma verir. Pahalı ve lüks mutfakta kullanılır.
"Makarnaya trüf rendeledim."
Tulum peyniri
Keçi veya koyun sütünden yapılan Türk peyniri; tulum içinde olgunlaştırılır. Yoğun aromalıdır.
"Tulum peyniri aldım, çok keskin."
Tulumba
Yıldız uçla sıkılan hamurun kızartılıp şerbete atıldığı çıtır Türk tatlısı; dışı tırtıklı, içi yumuşaktır.
"Tulumba tatlısı aldım, soğuk şerbetliydi."
Turp
Beyaz veya kırmızı kök sebze; salata ve garnitürde kullanılır. Acımsı tadı vardır.
"Turp rendesi yaptım, salata için."
Turp rendesi
Turpun rendelenmesi. Salata ve garnitür yapımında kullanılır.
"Turp rendesi yaptım, balık yanına."
Turşu
Sebzenin tuzlu suda fermente edilmesi. Ekşi tat verir, yemek yanında servis edilir.
"Turşu yaptım, salatalıklı."
Turunç
Acı ve aromatik narenciye; reçeli meşhurdur, suyu marinasyonlarda kullanılır.
"Turunç reçeli yaptım, hafif buruk tadıyla."
Tuz
Beyaz kristal mineral; yemeklere tuz tadı verir. Deniz tuzu ve sofra tuzu yaygındır.
"Yemeğe tuz ekledim, tadını aldı."
Tuzluk
Sofraya tuz koymak için kullanılan küçük kap. Cam veya seramik olabilir.
"Tuzluğu masaya koydum."
Tuzsuz
Tuz eklenmemiş yemek. Diyet veya sağlık nedenleriyle tercih edilir.
"Tuzsuz ekmek yedim, diyet yapıyorum."
U
Udon
Kalın Japon eriştesi; çorba ve wok yemeklerinde kullanılır.
"Udon çorbası yaptım."
Ulusal mutfak
Bir ülkeye özgü yemek kültürü. Türk, İtalyan, Japon mutfağı gibi.
"Ulusal mutfağımızdan tarifleri denemek istiyorum."
Umami
Beşinci tat; et suyu, mantar ve soya sosunda bulunur. Yoğun lezzet verir.
"Sosun umami tadı güçlüydü."
Un
Tahılın öğütülmesiyle elde edilen toz; ekmek, pasta ve hamur işlerinde kullanılır.
"Hamur için un kullandım."
Un eleği
Unu topaksız hale getirmek için kullanılan tel elek. Hava karışımı sağlar.
"Unu un eleğinden geçirdim."
Un kurabiyesi
Un, tereyağı ve pudra şekeriyle yapılan, ağızda dağılan klasik Türk kurabiyesi.
"Un kurabiyesi yaptım, ağızda dağılıyor."
Uskumru
Mavi balık; yağlı ve omega-3 yüklü. Izgara veya tava yapılır.
"Uskumru ızgara yaptım."
Uzak Doğu mutfağı
Çin, Japon ve Tayland yemek kültürleri. Pirinç, soya ve baharatlar yaygındır.
"Uzak Doğu mutfağından ramen yaptım."
Uzun pirinç
İnce ve uzun taneli pirinç; pilav yapımında kullanılır. Basmati ve jasmine yaygındır.
"Pilav için uzun pirinç aldım."
Ü
Üç renkli salata
Domates, mozzarella ve fesleğenden yapılan İtalyan salatası. Caprese olarak bilinir.
"Üç renkli salata yaptım."
Üzüm
Salkım halinde yetişen meyve; taze, kuru, şarap ve pekmez yapımında kullanılır.
"Üzüm aldım, yıkadım yedik."
Üzüm kurusu
Kurutulmuş üzüm; çekirdekli veya çekirdeksiz türleri vardır. Pilav, kek ve tatlılarda kullanılır.
"Pilava üzüm kurusu ekledim."
Üzüm pekmezi
Üzüm suyunun kaynatılıp yoğunlaştırılması. Doğal tatlandırıcıdır.
"Tahin pekmeze üzüm pekmezi ekledim."
Üzüm yaprağı
Asma yaprağı; sarma ve dolma yapımında kullanılır. Tuzlu suda saklanır.
"Üzüm yaprağı sarması yaptım."
V
Vakum torbası
Yiyecekleri hava almadan saklama torbası. Sous vide ve dondurma için kullanılır.
"Eti vakum torbasına koydum."
Vakumlama makinesi
Torbadaki havayı çekip ağzını ısıyla kapatan cihaz; yiyeceklerin raf ömrünü uzatır ve sous vide hazırlığında kullanılır.
"Etleri vakumlama makinesiyle paketleyip dondurdum."
Vanilin
Sentetik vanilya aroması. Toz formda, hamur işlerinde kullanılır.
"Keke vanilin ekledim."
Vanilya
Tatlı, aromatik baharat; tatlı ve pasta yapımında kullanılır. Sıvı özü veya çubuk formda bulunur.
"Keke vanilya ekledim."
Vanilya çubuğu
Gerçek vanilya çiçeğinin kurutulmuş tohum kapsülü. Pasta ve tatlılarda kullanılır.
"Kremasına vanilya çubuğu ekledim."
Vanilyalı şeker
Vanilya özü katılmış şeker. Tatlılarda pratik aroma verir.
"Kurabiyeye vanilyalı şeker ekledim."
Vegan
Hiçbir hayvansal ürün tüketmeyen beslenme şekli. Bitki bazlı yemekler içerir.
"Vegan yemek yaptım, tofulu ve sebzeli."
Velüte (Velouté)
Açık renkli roux'nun tavuk, balık veya dana suyuyla açıldığı temel Fransız ana sosu.
"Tavuk suyuyla velüte sos hazırladım."
Vinegret
Zeytinyağı ve sirke ile yapılan salata sosu. Emülsiyon oluşur.
"Vinegret yaptım, salata için."
Viski
Tahıldan damıtılan alkollü içki. Buz veya sek içilir.
"Viski içtik, buzlu ve soğuktu."
Vişne
Ekşi veya tatlı kırmızı kiraz. Reçel, komposto ve pasta yapımında kullanılır.
"Vişne reçeli yaptım."
Vişne aroması
Vişneden elde edilen yapay veya doğal koku maddesi. Tatlılarda kullanılır.
"Kremasına vişne aroması ekledim."
Vişne suyu
Vişneden sıkılan ekşi meyve suyu. Serinletici içecektir.
"Vişne suyu içtim, soğuk."
Vitamin
Vücudun ihtiyaç duyduğu mikro besinler. Meyve ve sebzede bol bulunur.
"Meyve yiyerek vitamin aldım."
Vol-au-vent
Milföy hamuru ile yapılan içi boş Fransız tarti. Sıcak dolgularla servis edilir.
"Vol-au-vent yaptım, tavuk doldurdum."
W
Waffle
Kareli desenli ızgara makinesiyle pişirilen hamur. Şurup ve meyve ile servis edilir.
"Waffle yaptım, akçaağaç şurubu döktüm."
Wasabi
Japon yeşil acı hıyar; suşi ve sashimi ile servis edilir. Keskin acılığı vardır.
"Suşiye wasabi sürdüm."
Wok
Asya usulü yüksek kenarlı tava; çabuk pişirme için kullanılır. Yüksek ısıda sebze ve et pişirilir.
"Wokta sebze pişirdim."
Worcester sos
Ançuez, sirke ve baharatlardan yapılan İngiliz sosu. Bloody Mary ve et yemeklerinde kullanılır.
"Sosuma Worcester sos ekledim."
Wrap
Tortilla içine salata, et ve sos doldurulup sarılması. Pratik öğündür.
"Tavuklu wrap yaptım."
X
Xanthan gum
Doğal kıvam arttırıcı; glutensiz hamurlar ve soslarda kullanılır. Yapıştırıcı özelliği vardır.
"Hamura xanthan gum ekledim."
Y
Yaban mersini
Küçük mor meyve; tart, smoothie ve reçel yapımında kullanılır. Antioksidan yüklüdür.
"Yaban mersini tart yaptım."
Yaban turpu
Acı ve keskin tada sahip kök sebze; rendelenerek sos ve garnitürlerde kullanılır.
"Yaban turpu rendesi yaptım."
Yabani ot
Doğadan toplanan yenilebilir otlar; ısırgan, ebegümeci gibi.
"Yabani ot yemeği yaptık."
Yağ
Sıvı veya katı yağlar; pişirme, kızartma ve tat vermede kullanılır. Tereyağı, zeytinyağı yaygındır.
"Sebzeleri yağda pişirdim."
Yağ sızdırma
Etin pişerken yağının dışarı çıkması. Isı kontrolü ile önlenebilir.
"Etin yağı sızdırdı, tavayı temizledim."
Yağda kızartma
Yiyeceğin yağda yüksek ısıda pişirilmesi. Çıtır dış yüzey oluşur.
"Patatesi yağda kızarttım."
Yağlı tohum
Ceviz, badem, fındık gibi yağ içeren kuru yemişler. Atıştırmalık ve tatlılarda kullanılır.
"Salata üzerine yağlı tohum serptim."
Yağsız et
Yağı alınmış yalın et. Diyet yemekleri için uygundur.
"Yağsız et aldım, ızgarada pişirdim."
Yakma
Yemeğin altının tutması veya aşırı ısı ile yanması. İstenmeyen durumdur.
"Pirincin altını yaktım."
Yalancı dolma
Etsiz, pirinç ve zeytinyağlı dolma. Vegan ve vejetaryenler için uygundur.
"Yalancı dolma yaptım, soğuk servis ettim."
Yalın yemek
Az yağ ve baharat kullanılan sade yemek. Sağlıklı beslenme için tercih edilir.
"Yalın yemek yaptım, haşlanmış sebze."
Yapışmaz tava
Teflon veya seramik kaplamasıyla yiyeceğin yapışmasını önleyen tava; az yağla pişirme sağlar, metal aletle çizilmemelidir.
"Omleti yapışmaz tavada yağsız pişirdim."
Yasemin çayı
Yasemin çiçeği ile aromalandırılmış yeşil çay. Hafif tatlı kokulu.
"Yasemin çayı demledim, mis gibi koktu."
Yassı köfte
Düz basılarak şekillendirilen köfte. Izgara veya tavada pişirilir.
"Yassı köfte yaptım, ızgarada pişirdim."
Yavaş pişirme
Düşük ısıda uzun süre pişirme yöntemi. Güveç ve et yemeklerinde kullanılır.
"Güveci yavaş pişirdim, sekiz saat."
Yayık
Sütün veya yoğurdun çalkalanarak tereyağı ve ayrana ayrıştırıldığı geleneksel kap; köy tereyağının simgesidir.
"Köyde yayıkta dövülmüş taze tereyağı aldık."
Yayla çorbası
Yoğurt, pirinç ve naneden yapılan Türk çorbası. Terbiyeli çorba türüdür.
"Yayla çorbası yaptım, naneli."
Yemek çubuğu
Asya mutfağında yemek yemek için kullanılan iki tahta veya metal çubuk.
"Suşiyi yemek çubuğuyla yedim."
Yemek kaşığı
Tariflerde yaklaşık 15 mililitrelik standart ölçü birimi; sıvı ve katı malzemelerde kullanılır.
"Hamura üç yemek kaşığı yağ ekledim."
Yemek kültürü
Bir toplumun yemek yeme alışkanlıkları ve gelenekleri.
"Türk yemek kültürünü araştırıyorum."
Yemek sanatı
Yemeğin estetik ve yaratıcı sunumu. Gastronomi ve şeflik becerisi gerektirir.
"Yemek sanatı kursuna gittim."
Yemek tabağı
Yemeğin ana servis yapıldığı orta boy tabak.
"Yemeği yemek tabağına aldım."
Yemek takımı
Tabak, çatal, bıçak ve kaşıktan oluşan sofra seti. Porselen veya metal olabilir.
"Yeni yemek takımı aldık."
Yemeklik domates
İri, etli domates; yemek ve sos yapımında kullanılır.
"Yemeklik domates aldım, salata yaptım."
Yemeklik yağ
Pişirmede kullanılan bitkisel sıvı yağ. Ayçiçeği ve mısır yağı yaygındır.
"Yemeklik yağ aldım, kızartma için."
Yemişli pilav
İçine kuru üzüm, kayısı veya fındık eklenen pilav. Festif yemeklerde servis edilir.
"Yemişli pilav yaptım, düğün için."
Yengeç
Deniz kabuklusu; et kısmı salata ve çorbalarda kullanılır. Lüks yemeklerde yaygındır.
"Yengeç salatası yaptım."
Yengeç çubuğu
Yengeç tadında surimi balık ürünü. Suşi ve salatada kullanılır.
"Yengeç çubuğuyla salata yaptım."
Yenidünya
Turuncu sarı renkte küçük meyve. Tatlı ve yumuşaktır, reçel yapılır.
"Yenidünya reçeli yaptım."
Yer fıstığı
Toprak altında olgunlaşan baklagil; kavrulup çerez olarak yenir, fıstık ezmesinin ham maddesidir.
"Kavrulmuş yer fıstığı aldım, çerezlik."
Yerel ürün
Bölgeye özgü üretilen gıda. Kültürel ve çevresel değer taşır.
"Pazardan yerel ürün aldım."
Yeşil biber
Taze, hafif acı biber; salata ve yemeklerde kullanılır. Sivri veya dolmalık türleri vardır.
"Yeşil biber doğradım, menemen için."
Yeşil çay
Fermente edilmemiş çay yaprakları. Antioksidan yüklü, hafif acımsı tada sahiptir.
"Yeşil çay demledim, limon ekledim."
Yeşil mercimek
Haşlandığında şeklini koruyan mercimek türü; salata, pilav ve yemeklerde kullanılır.
"Yeşil mercimek salatası yaptım, limonlu."
Yeşillik
Maydanoz, roka, nane gibi taze otlar. Salata ve garnitürde kullanılır.
"Sofraya yeşillik koydum."
Yetişkin porsiyon
Standart büyük yemek porsiyonu. Çocuk porsiyonundan büyüktür.
"Yetişkin porsiyon sipariş ettim."
Yıkama
Sebze, meyve ve etin suyla temizlenmesi. Hijyen için gereklidir.
"Sebzeleri yıkadım, temiz suyla."
Yogurt dressing
Yoğurt bazlı salata sosu. Sarımsak ve baharat ile hazırlanır.
"Salataya yoğurtlu sos döktüm."
Yoğun krema
Yüksek yağ oranlı krema; çırpıldığında hacmi artar. Pasta dolgusu ve süslemede kullanılır.
"Yoğun krema çırptım, pasta için."
Yoğurt
Sütün fermente edilmesiyle elde edilen ekşi süt ürünü. Kahvaltı, sos ve tatlıda kullanılır.
"Yoğurt aldım, cacık yaptım."
Yoğurt kültürü
Yoğurt yapımında kullanılan bakteri. Maya benzeri çalışır.
"Sütü yoğurt kültürüyle mayaladım."
Yoğurtlu çorba
Yoğurt bazlı çorbalar; yayla, tarhana gibi.
"Yoğurtlu çorba yaptım, pirinçli."
Yoğurtlu kebap
İskender veya Beyti kebabın üzerine yoğurt dökülmesi. Türk mutfağına özgüdür.
"Yoğurtlu kebap yaptım, tereyağı döktüm."
Yufka
İnce açılmış hamur; börek ve mantı yapımında kullanılır. El veya makine ile açılır.
"Yufka açtım, börek yaptım."
Yufka açma
Hamurun oklava ile ince tabaka haline getirilmesi. Börek yapımının kritik adımıdır.
"Yufka açtım, el emeği."
Yufka hamuru
Çok ince açılabilen esnek hamur. Su, un ve tuz ile yapılır.
"Yufka hamuru açtım, börek için."
Yufkacı
Yufka ve börek yapan esnaf veya işyeri. El emeği yufka satışı yapar.
"Yufkacıdan taze yufka aldım."
Yulaf
Tahıl türü; yulaf ezmesi ve müslide kullanılır. Lif ve protein içerir.
"Kahvaltıda yulaf ezmesi yedim."
Yulaf lapası
Yulafın süt veya su ile pişirilmesi. Sağlıklı kahvaltı yemeğidir.
"Yulaf lapası yaptım, ballı."
Yulaf unu
Yulafın öğütülmesiyle elde edilen un. Glutensiz hamur ve keklerde kullanılır.
"Kurabiyeye yulaf unu ekledim."
Yumurta
Tavuk yumurtası; haşlama, omlet, kek ve pastada kullanılır. Protein kaynağıdır.
"Yumurta haşladım, kahvaltıda yedim."
Yumurta akı
Yumurtanın beyaz, su gibi kısmı. Köpürtülerek merenk ve makaron yapılır.
"Yumurta akını çırptım, merenk yaptım."
Yumurta sarısı
Yumurtanın sarı, yağlı kısmı. Krema, sos ve pasta yapımında kullanılır.
"Kremasına yumurta sarısı ekledim."
Yumurtalı ekmek
Yumurtaya batırılıp kızartılan ekmek. Kahvaltıda tatlı veya tuzlu yenir.
"Yumurtalı ekmek yaptım, bal sürdüm."
Yumuşak peynir
Az olgunlaşmış, kremsi peynirler; labne, ricotta ve feta gibi.
"Kahvaltıda yumuşak peynir yedik."
Z
Zahire
Tahıl, bakliyat ve kuru gıda ürünlerinin genel adı.
"Zahire dükkânından bulgur aldım."
Zahter
Kekik türü aromatik ot; Lübnan ve Suriye mutfağında yaygındır. Ekmek üzerine serpilir.
"Ekmeğe zahter sürdüm."
Zarif sunum
Yemeğin estetik ve özenli şekilde tabağa yerleştirilmesi.
"Yemeği zarif sunumla servis ettim."
Zencefil
Keskin, baharatlı kök; çay, tatlı ve Asya yemeklerinde kullanılır. Antienflamatuar özelliği vardır.
"Çaya zencefil rendeledim."
Zencefil çayı
Taze veya kurutulmuş zencefil ile demlenen çay. Soğuk algınlığına iyi gelir.
"Zencefil çayı içtim, ballı."
Zencefil tozu
Kurutulmuş zencefil kökünün öğütülmesi. Baharat ve çay yapımında kullanılır.
"Kurabiyeye zencefil tozu ekledim."
Zencefilli kurabiye
Zencefil ve tarçınla baharatlanan kurabiye. Yılbaşı döneminde yaygındır.
"Zencefilli kurabiye yaptım, noel için."
Zerde
Safran, pirinç ve şekerden yapılan sarı renkli Türk tatlısı. Özel günlerde servis edilir.
"Zerde yaptım, fıstık serptim."
Zerdeçal
Sarı renkte baharat; köri karışımında kullanılır. Hint mutfağına özgüdür.
"Pilava zerdeçal ekledim, sarardı."
Zeytin
Yeşil veya siyah meyve; kahvaltıda, salata ve mezelerde kullanılır. Zeytinyağı yapılır.
"Kahvaltıda zeytin yedik."
Zeytin ezmeli ekmek
Ekmek üzerine zeytin ezmesi sürülmesi. Kahvaltı ve aperatifte kullanılır.
"Zeytin ezmeli ekmek hazırladım."
Zeytin ezmesi
Siyah zeytinin ezilip zeytinyağı ile karıştırılması. Ekmek üzerine sürülür.
"Zeytin ezmesi yaptım, tost için."
Zeytin suyu
Zeytinin tuzlu suyu; turşu benzeri sıvı. Salata ve yemeklerde kullanılır.
"Salataya zeytin suyu ekledim."
Zeytinli ekmek
Hamuruna zeytin katılarak pişirilen ekmek. Kahvaltı ve mezelere uygundur.
"Zeytinli ekmek yaptım."
Zeytinyağı
Zeytinden elde edilen sıvı yağ; salata, yemek ve kızartmada kullanılır. Sağlıklı yağdır.
"Salataya zeytinyağı döktüm."
Zeytinyağı aroması
Zeytinyağının kendine özgü meyve ve ot kokusu. Kalite göstergesidir.
"Zeytinyağının aroması çok güzeldi."
Zeytinyağlı
Zeytinyağı ile pişirilen soğuk yemekler; fasulye pilaki, dolma gibi.
"Zeytinyağlı sarma yaptım."
Zeytinyağlı dolma
Etsiz, pirinç ve zeytinyağlı dolma. Soğuk servis edilir.
"Zeytinyağlı dolma yaptım, limonlu."
Zeytinyağlı enginar
Enginarın zeytinyağı ile pişirilmesi. Soğuk servis edilir.
"Zeytinyağlı enginar yaptım."
Zeytinyağlı yaprak sarma
Asma yaprağına pirinç ve zeytinyağı doldurulup sarılması. Soğuk servis edilir.
"Zeytinyağlı yaprak sarma yaptım."
Zeytinyağlı yemek
Soğuk servis edilen zeytinyağı ile pişirilmiş sebze yemekleri.
"Zeytinyağlı yemek yaptım, enginar."
Zırh
Adana kebabı için eti kıyma haline getirmekte kullanılan geniş, kavisli kebapçı bıçağı; el yapımı kıymanın simgesidir.
"Usta eti zırhla çekti, kebabı hazırladı."
Ziyafet
Çok sayıda konuğa verilen zengin yemek. Düğün ve bayramlarda düzenlenir.
"Düğünde ziyafet verdik."
Zoodle
Kabak veya havuç ile yapılan sebze makarna. Düşük karbonhidratlı diyet için kullanılır.
"Zoodle yaptım, spiral sebze kesiciyle."
Zucchini
Kabak türü; yeşil veya sarı renkte. Sote, ızgara ve makarna yerine kullanılır.
"Zucchini soteledim, tereyağlı."